ABD’li Senatör Graham’dan Gazze İçin Tartışmalı Çağrı: "Gerekirse Atom Bombası Atın"

ABD siyasetinin en şahin isimlerinden biri olan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, İsrail’in Gazze’ye yönelik sürdürdüğü operasyonlar hakkında uluslararası kamuoyunda infial yaratan açıklamalarda bulundu.

Gündem - 22-02-2026 02:57

[{"id":"block-1","type":"paragraph","content":"

ABD siyasetinin en şahin isimlerinden biri olan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, İsrail’in Gazze’ye yönelik sürdürdüğü operasyonlar hakkında uluslararası kamuoyunda infial yaratan açıklamalarda bulundu. Sky News Arabia’ya verdiği mülakatta, 2. Dünya Savaşı’ndaki askeri stratejileri örnek gösteren Graham, İsrail’in varoluşsal bir tehdit karşısında en sert yöntemlere başvurma hakkı olduğunu savundu. Lindsey Graham Gazze açıklaması, atom bombası çağrısı, ABD İsrail askeri yardımı, Hamas’ın silahsızlandırılması ve İran’a yönelik savaş gemileri mesajı gibi konu başlıkları, küresel diplomasi koridorlarında "şok etkisi" yarattı.

Graham, ABD’nin Japonya’yı teslim olmaya zorlamak için Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombalarını hatırlatarak, Gazze’deki durumun da benzer bir kararlılık gerektirdiğini iddia etti. "Savaşı bitirmek için ne gerekiyorsa yapın" mesajı veren Senatör, radikalizmin ancak askeri bir zaferle kırılabileceğini öne sürdü.

"Gazze’yi Dümdüz Edin": Berlin ve Tokyo Örneği

Senatör Graham, röportajında tarihten sert örnekler vererek İsrail’in askeri operasyonlarını meşrulaştırmaya çalıştı. 2. Dünya Savaşı sırasında müttefik kuvvetlerin Berlin ve Tokyo’yu yerle bir ettiğini hatırlatan Graham, "Biz terör rejimlerini bitirmek için atom bombası atarken yanlış mıydık?" sorusunu sorarak Gazze için de benzer bir yıkımın "haklı" olabileceğini ima etti.

Graham’ın bu ifadeleri, sadece bireysel bir görüş olmaktan öte, ABD iç siyasetindeki bir kanadın bakış açısını da temsil ediyor. "Çoğu Cumhuriyetçi benim gibi düşünüyor" diyen Senatör, İsrail’e verilen silah desteğinin kesilmemesi gerektiğini, aksine savaşın hızla sonlandırılması için gerekli tüm teçhizatın sağlanması gerektiğini savundu. Bu yaklaşım, sivil kayıplar konusundaki uluslararası endişeleri ise tamamen göz ardı eden bir tutum olarak nitelendiriliyor.

İran’a Savaş Gemileriyle Mesaj: "Hava Güzel Diye Gelmiyorlar"

Graham’ın hedefindeki tek nokta Gazze değildi; bölgedeki tansiyonun asıl kaynağı olarak gördüğü İran’a karşı da sert uyarılarda bulundu. ABD’nin bölgeye gönderdiği savaş gemilerine dikkat çeken Senatör, bu askeri hareketliliğin bir turistik gezi olmadığını şu sözlerle vurguladı:

"Bütün bu gemiler yılın bu zamanında hava güzel olduğu için buraya gelmiyor."

İran’ın bölgedeki vekil güçleri (Hamas ve Hizbullah) üzerinden İsrail’i tehdit ettiğini savunan Graham, ABD ve İsrail’in İran’ın askeri kapasitesini ve kendi halkına yönelik baskılarını zayıflatacak ortak bir operasyon yürütmesinin "memnuniyet verici" bir gelişme olacağını belirtti. Bu açıklamalar, bölgede daha büyük bir bölgesel savaşın kapıda olduğu endişelerini de körükledi.

İbrahim Anlaşmaları ve Gazze’nin Yeniden İnşası Şartı

Graham, askeri zaferin ardından gelmesi beklenen "barış" süreci için de katı şartlar öne sürdü. Hamas silahlı olduğu sürece Orta Doğu’da gerçek bir huzurun sağlanamayacağını belirten Graham, Gazze’nin yeniden inşası için öncelikle Hamas’ın tamamen silahsızlandırılması gerektiğini vurguladı. "Hamas’ın silahlarını teslim ettiği gün, Gazze’nin yeniden inşası başlar ve normalleşme yolu açılır" diyen Graham, Suudi Arabistan’ın da İbrahim Anlaşmaları’na dahil olmasını beklediğini ifade etti.

Lübnan ve Suriye’ye yönelik de mesajlar veren Graham, Hizbullah’ın silahsızlanması gerektiğini ve Suriye’deki geçiş hükümetinin azınlık haklarını korumaması durumunda yaptırımların daha da ağırlaşacağı uyarısında bulundu. Senatörün bu "büyük Orta Doğu" vizyonu, tamamen askeri üstünlük ve radikal unsurların tasfiyesi üzerine kurulu bir stratejiyi işaret ediyor.

Masumiyet Karinesi ve Uluslararası Tepkiler

Lindsey Graham’ın "atom bombası" ve "dümdüz etme" çıkışları, başta Japonya olmak üzere birçok ülkeden tepki topladı. Japon yetkililer, nükleer felaketlerin bir askeri örnek olarak gösterilmesini "kabul edilemez" bulduklarını açıklarken; insan hakları örgütleri, bu tür söylemlerin savaş suçlarını teşvik edebileceği uyarısında bulundu. Hukukçular ise sivil nüfusun yoğun olduğu bölgelerde atom bombası gibi kitle imha silahlarının tartışılmasının bile uluslararası insancıl hukukun temel prensiplerine aykırı olduğunu belirtiyor.

","url":""}]
Günün Diğer Haberleri