Tunuslu yönetmen Nacer Khemir’in "Çöl Üçlemesi"nin son halkası olan Bab'Aziz, izleyiciyi kum tepelerinin ötesinde, masalsı ve ruhani bir keşfe çıkarıyor. Kör bir derviş ile küçük torununun sonsuz çölde süren yolculuğu, Mevlana felsefesinden esintiler sunarak "kendi içine bakmanın" derinliğini beyaz perdeye taşıyor.
Sinema dünyasında mistik atmosferi ve görsel şöleniyle iz bırakan yapımlar arasında özel bir yere sahip olan Bab'Aziz, 26 Mart 2026 itibarıyla dijital platformlarda yeniden keşfedilen klasikler arasında üst sıralara tırmandı. Film, yaşlı ve görme engelli derviş Baba Aziz ile onun dünyalar güzeli, cesur torunu Isthar’ın, sufilerin her otuz yılda bir gerçekleştirdiği gizli ve büyük toplantıyı bulma çabasını konu alıyor. Nacer Khemir’in imzasını taşıyan yapım; müzikleri, şiirsel diyalogları ve çölün büyüleyici görselliğiyle sadece bir yol hikayesi değil, aynı zamanda ruhun tefekkür yolculuğunu anlatıyor.
Çölün Sonsuzluğunda Bir Rehber: Isthar ve Baba Aziz
Filmin merkezinde, dedesinin elini bir an bile bırakmayan küçük Isthar yer alıyor. Yol uzadıkça ve gizli toplantı yeri bir türlü belirmeyince, küçük kızın içini "Ya kaybolursak?" korkusu sarmaya başlıyor. Ancak Baba Aziz, bilgeliğiyle bu korkuyu birer hayat dersine dönüştürüyor. Yol boyunca karşılaştıkları her tuhaf karakter, anlatılan her hikaye, Isthar için dünyayı ve insan ruhunu tanıma fırsatına dönüşüyor. Parviz Shahinkhou’nun hayat verdiği Baba Aziz karakteri, görmeyen gözlerine rağmen gönül gözüyle yolu bulan bir rehber portresi çiziyor.
Tahtını Bırakan Prens ve Kendini Bulma Sanatı
Bab'Aziz'in en etkileyici duraklarından biri, dedesinin torununa anlattığı "tahtından vazgeçen prens" öyküsüdür. Maddi zenginliklerini ve iktidarını bir kenara bırakıp çölün ortasında bir su birikintisine bakarak ruhunu seyretmeyi seçen prensin hikayesi, filmin ana felsefesini özetliyor: İnsan ancak kendinden vazgeçtiğinde gerçek benliğini bulabilir. Golshifteh Farahani ve Maryam Hamid gibi isimlerin de yer aldığı oyuncu kadrosu, bu masalsı anlatımı lirik bir oyunculukla taçlandırıyor.
Mevlana Esintili Görsel ve İşitsel Bir Şölen
Nacer Khemir, filminde Mevlana Celaleddin Rumi’nin öğretilerini sinematografik bir dille harmanlıyor. Rüzgarın kumla dansı, egzotik ezgiler ve her sahnesi bir tabloyu andıran çekimler, izleyiciyi sakin ama sarsıcı bir deneyimin içine çekiyor. "Herkesin kendine has bir yolu vardır" mesajını veren film, sonunda ulaşılan o gizli toplantı yerinde Baba Aziz için huzurlu bir tamamlanış, Isthar içinse yepyeni bir başlangıcın kapılarını aralıyor.