Başsavcısı Ebru Cansu Gülistan Doku Soruşturmasında Kritik Kırılma: Ankara’dan Gelen Sinyal ve Kayıp Evraklar

Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, Gülistan Doku dosyasındaki düğümü çözen "Ankara sinyali" ve "silinen hastane kayıtları" detaylarını ilk kez paylaştı.

Gündem - 25-04-2026 12:25

Türkiye’nin yıllardır kanayan yarası olan ve 2020 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun açıklamalarıyla yeni bir dönem başladı. Göreve geldikten sonra dosyayı 7 klasörden 14 klasöre çıkaran Başsavcı Cansu, bugüne kadar gizli kalmış teknik detayları ve yürütülen titiz operasyonların perde arkasını TRT Haber ekranlarında kamuoyuna duyurdu.

Düğümü Çözen Detay: Ankara’da Sinyal Veren SIM Kart

Soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük gelişme, dosyada daha önce gözden kaçan bir SIM kart verisi oldu. Başsavcı Cansu, Gülistan Doku’ya ait olduğu tespit edilen kartın Tunceli dışında, Ankara'da baz vermesinin tüm şüpheleri tek bir noktada topladığını belirtti.

Zircirleme Sorgu: Kartın sadece bir cihaza takıldığı bilgisinin ötesine geçen savcılık, kartı geçmişte kimlerin kullandığını ve hangi cihazlarla etkileşime girdiğini araştırdı.

Şüpheli Gökhan T.: Yapılan teknik takip ve sorgulama zinciri, Başsavcı Cansu’nun ifadesiyle okları ihraç edilen polis memuru ve dosyanın baş şüphelisi olan Gökhan T.’ye yöneltti.

Hastane Kayıtlarındaki Çelişki: "Evraklar Hiç Yoktu"

Soruşturmanın bir diğer ayağını ise kurumlar arasındaki veri uyuşmazlığı oluşturdu. Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in tutuklanma sürecine değinen Cansu, Polnet (Polis Bilgi Sistemi) ile hastane kayıtları arasında ciddi uçurumlar tespit ettiklerini açıkladı.

"Polnet kaydında hastaneye giriş yaptığı görünen bir tarihte, hastane tedavi evraklarında o kişiye ait hiçbir kayıt bulunmuyordu. Bu durum üzerine kayıtların kasten silindiği şüphesiyle Sağlık Bakanlığı müfettişlerini göreve çağırdık."

Sahada ve Dijitalde Topyekun Mücadele

Gülistan Doku’nun naaşına ulaşmak için yürütülen fiziki aramalarda Başsavcı Ebru Cansu’nun bizzat sahada olması, devletin kararlılığını gösteren bir diğer önemli detay oldu.

JASAT ve Özel Ekipler: 30 kişilik özel bir JASAT (Jandarma Suç Araştırma Timi) ekibi; Tunceli’deki sığınak, mağara, dağlık ve ormanlık alanları karış karış tarıyor.

Dijital Materyaller: Şüphelilere ait cep telefonları, bilgisayarlar ve tabletler Siber Suçlarla Mücadele uzmanlarınca en ince ayrıntısına kadar inceleniyor.

HTS Kayıtları: Sarı Saltuk Viyadüğü ve Gençlik Merkezi bölgelerindeki baz istasyonu kayıtları (HTS), gizli tanık ifadeleri doğrultusunda yeniden güncellenerek analize alındı.

Adalet Bakanlığı’ndan Tam Destek

Başsavcı Ebru Cansu, soruşturmanın bu denli kapsamlı yürütülmesinde Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Can Tuncay’ın desteğinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ankara’dan gönderilen teknik cihazlar ve uzman personel desteğiyle, Gülistan Doku dosyasındaki sis perdesinin tamamen aralanması hedefleniyor.

Gülistan Doku soruşturması, "Ankara sinyali" ve "hastane kayıtlarındaki usulsüzlük" gibi somut bulgularla yeni bir boyuta evrildi. 25 Nisan 2026 itibarıyla JASAT ekiplerinin sahadaki çalışmaları sürerken, dijital materyallerden gelecek verilerin dosyadaki asıl failleri ortaya çıkarması bekleniyor.

 

Günün Diğer Haberleri