Türkiye genelinde asayişin sağlanmasında kritik rol oynayan Çarşı ve Mahalle Bekçileri için önemli bir yönetmelik değişikliğine gidildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, emniyet teşkilatı bünyesinde görev yapan 30 bin bekçinin çalışma saatleri üzerindeki yetkisini 81 ilin valisine devrettiğini açıkladı. Bu hamleyle birlikte, geleneksel olarak "güneşin batışından doğuşuna" kadar görev yapan bekçilerin, başta okul güvenliği olmak üzere ihtiyaç duyulan alanlarda gündüz saatlerinde de görevlendirilmesinin önü açılmış oldu.
Bekçi Mesaisinde 5N1K: Valilere Devredilen Yetki
Söz konusu gelişme, İstanbul’da düzenlenen "İstanbul Basın Buluşması"nda bizzat Bakan Çiftçi tarafından kamuoyuna duyuruldu. Düzenlemenin merkezinde, kamu kaynaklarının ve personel gücünün daha verimli kullanılması yatıyor.
Neden: Mevcut sistemde her okula iki polis görevlendirmenin (toplam 150 bin personel) sürdürülebilir olmaması.
Nasıl: Bekçilerin gece mesaisi dışındaki saatlerini belirleme yetkisinin Bakanlıktan valiliklere geçmesiyle.
Kapsam: 30 bin bekçi, güvenlik korucuları ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde açılması planlanan yeni güvenlik kadroları.
Okul Güvenliğinde "Öğrenci Merkezli" Risk Analizi
Bakan Çiftçi, okul güvenliği stratejisinin Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olay sonrası "sil baştan" değiştirildiğini belirtti. Eski sistemde okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik durumuna bakılırken, yeni sistemde öğrenci odaklı bir risk analizi uygulanacak.
Risk Derecelendirmesi: 1. ve 2. derece riskli okullarda polis görevlendirmesi devam edecek.
Bekçi Desteği: 3. ve 4. derece riskli okullarda ise çalışma saatleri valiliklerce düzenlenen bekçiler ve güvenlik korucuları devreye girecek.
Yeni Kadro Müjdesi: MEB’e genel bütçeden doğrudan "güvenlik görevlisi" kadrosu verilmesi veya hizmet alımı yöntemiyle istihdam sağlanması gündemde.
Sektör Analizi: Bekçilerin Toplumsal Rolü Değişiyor mu?
Dikkat çeken bir diğer detay, bekçilerin "gece kartalları" imajından çıkarak genel asayişin gündüz ayağına da eklemlenmesidir. Geçmiş analizler, bekçilerin mahalle sakinleriyle kurduğu yakın diyaloğun okul çevrelerinde uyuşturucu ve akran zorbalığı gibi sorunlarla mücadelede çarpan etkisi yaratabileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, bu değişikliğin bekçilerin asıl görevi olan "gece devriyesi" faaliyetlerini zayıflatmaması gerektiği konusunda da uyarıda bulunuyor.
Sürdürülebilirlik Vurgusu
Bakan Çiftçi'nin "75 bin okula 150 bin polis vermemiz mümkün değil" ifadesi, devletin güvenlik bürokrasisinde daha esnek ve hibrit bir modele geçtiğinin kanıtı. Okul polisi, gece bekçisi, güvenlik korucusu ve MEB’in kendi güvenlik personeliyle oluşturulacak bu yeni ekosistem, okul güvenliğini daha ekonomik ve sürdürülebilir kılmayı hedefliyor.
26 Nisan 2026 itibarıyla valiliklerin alacağı kararlar doğrultusunda, bekçileri artık okul önlerinde ve eğitim kurumlarının çevresinde gündüz mesaisinde görmeye başlayacağız. Bu adım, hem okul güvenliğini artırmayı hem de emniyet personelinin üzerindeki yükü dengeli bir şekilde dağıtmayı amaçlıyor.