Beste Açar’dan İpek Açar’a “Sahte İmza” Suçlaması: Kayahan’ın Telif Hakları Tartışma Yarattı

Beste Açar, babası Kayahan’ın telif haklarının sahte imzayla devredildiği iddiasıyla İpek Açar hakkında suç duyurusunda bulundu.

Magazin - 23-04-2026 17:17

Kayahan’ın Mirası Üzerinde Hukuki Kriz: “Sahte İmza” İddiası Gündemde

Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden Kayahan’ın telif hakları üzerinden yeni bir hukuki tartışma gündeme geldi. Sanatçının kızı Beste Açar, babasının imzasının taklit edildiği iddiasıyla üvey annesi İpek Açar hakkında suç duyurusunda bulundu. İstanbul Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçe, müzik dünyasında geniş yankı uyandırdı.

Söz konusu gelişme, yalnızca bir aile içi anlaşmazlık olarak değil; aynı zamanda sanatçı hakları, telif gelirleri ve meslek birliklerinin işleyişi açısından da dikkatle izlenen bir süreç haline geldi.

Suç Duyurusunun Dayanağı: Kriminal Rapor

Beste Açar’ın başvurusunun temelini, özel bir kriminal inceleme raporu oluşturuyor. Belge inceleme uzmanı tarafından hazırlanan raporda, Kayahan adına atıldığı belirtilen imzanın sanatçının el yazısı olmadığı kanaatine varıldığı ifade edildi.

Raporda öne çıkan tespitler şöyle:

Devir sözleşmesindeki imza, Kayahan’ın bilinen imzalarıyla uyuşmuyor İmzanın, gerçeğe benzetilerek taklit edildiği değerlendiriliyor Belgenin yalnızca fotokopi olması, hukuki geçerlilik açısından soru işareti doğuruyor

Dikkat çeken bir diğer detay ise söz konusu sözleşmenin aslının Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) kayıtlarında bulunmadığı iddiası.

Tartışmalı Devir Sözleşmesi: Süreç Nasıl İşledi?

İddiaya göre Kayahan’ın 2015 yılında hayatını kaybetmesinin ardından, sanatçının tüm eserlerinin telif hakları bir devir sözleşmesiyle İpek Açar’a geçti. Ancak Beste Açar, bu sürecin kendisinden gizli yürütüldüğünü ve hukuka aykırı olduğunu savunuyor.

Olayın perde arkasında, MESAM’a sunulan bir belgeye dayanılarak telif haklarının devredildiği bilgisi yer alıyor. Ancak söz konusu belgenin:

Noter onaylı olmadığı Aslının bulunmadığı Fotokopi üzerinden işlem yapıldığı

yönündeki iddialar, sürecin meşruiyetini tartışmalı hale getiriyor.

Beste Açar: “Bu Bir Grup İşiydi”

Konuya ilişkin açıklama yapan Beste Açar, sürecin uzun zamandır gündeminde olduğunu ancak yurt dışında yaşaması nedeniyle hukuki sürecin geciktiğini belirtti. Açar, açıklamalarında oldukça sert ifadeler kullandı.

Açar, telif haklarının devrine ilişkin belgeleri “amatörce hazırlanmış” olarak nitelendirirken, sürecin birden fazla kişi tarafından organize edildiğini öne sürdü. Bu kapsamda dönemin MESAM yöneticilerini de işaret eden Açar, olayın bireysel değil, sistematik bir yapı içinde gerçekleştiğini iddia etti.

Avukatından Net İfade: “Taklit İmza Olduğu Açık”

Beste Açar’ın avukatı Onur Yağışan da sürece ilişkin yaptığı açıklamada, kriminal inceleme raporunun belirleyici olduğunu vurguladı. Yağışan, imzanın Kayahan’a ait olmadığının teknik olarak açık şekilde ortaya konduğunu belirtti.

Avukatın dikkat çektiği bir diğer nokta ise MESAM’ın belge yönetimi oldu. Noter onayı bulunmayan ve aslı olmayan bir sözleşmenin işleme alınmasının, ciddi bir usul ihlali olduğu ifade edildi.

MESAM Tartışması: Kurumsal Sorumluluk Gündemde

Olayın en kritik boyutlarından biri, meslek birliği olan MESAM’ın süreçteki rolü. İddiaya göre kurum, noter onayı bulunmayan ve yalnızca fotokopi olan bir belgeyi esas alarak telif devrini gerçekleştirdi.

Bu durum, şu soruları gündeme getiriyor:

Meslek birliklerinin belge doğrulama süreçleri ne kadar güvenli? Telif hakları devrinde hangi hukuki prosedürler zorunlu? Kurumsal denetim mekanizmaları yeterli mi?

Uzmanlara göre bu dava, yalnızca bireysel bir uyuşmazlık değil; telif hakları sisteminin işleyişine dair emsal teşkil edebilecek bir süreç niteliği taşıyor.

Telif Hakları ve Sanatçı Mirası

Kayahan gibi geniş bir repertuvara sahip sanatçıların telif hakları, yalnızca maddi değil aynı zamanda kültürel bir değer taşıyor. Bu nedenle bu tür anlaşmazlıklar, sanat dünyasında yakından takip ediliyor.

Telif gelirlerinin devri, hukuki açıdan son derece hassas bir süreç olarak biliniyor. Özellikle sanatçının vefatından sonra yapılan işlemler, miras hukuku ve fikri mülkiyet hakları kapsamında detaylı inceleme gerektiriyor.

Hukuki Süreç Nasıl İlerleyecek?

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunun ardından, savcılığın dosyayı incelemeye alması bekleniyor. Süreç kapsamında:

Kriminal raporların resmi bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi MESAM kayıtlarının incelenmesi Tarafların ifadelerinin alınması

gibi adımların atılması öngörülüyor.

Eğer iddialar doğrulanırsa, sahtecilik ve resmi belgede usulsüzlük gibi suçlamalar gündeme gelebilir.

Gözler Yargı Sürecinde

Beste Açar’ın başlattığı hukuki süreç, yalnızca Kayahan’ın mirası açısından değil, Türkiye’de telif haklarının korunması ve denetlenmesi açısından da önemli bir test olarak görülüyor.

Ortaya konulan kriminal rapor, iddiaları güçlendiren bir unsur olarak dikkat çekerken, nihai kararın yargı süreci sonunda netleşeceği ifade ediliyor. Bu süreç, sanat dünyasında benzer durumların nasıl ele alınacağına dair önemli bir referans noktası oluşturabilir.

Günün Diğer Haberleri