İslam aleminin haftalık bayramı olan bir Cuma gününe daha kavuşmanın huzuru yaşanırken, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 13 Şubat 2026 tarihli hutbe, Türkiye’nin dört bir yanındaki minberlerden müminlere sesleniyor. Üç ayların manevi atmosferinde emin adımlarla ilerlerken, "11 Ayın Sultanı" olan Ramazan-ı Şerif’in kapımıza dayandığı şu günlerde, Diyanet bu haftanın konusunu "Ramazan İklimi" olarak belirledi. Milyonlarca Müslüman, cami saflarında omuz omuza vererek bu kutlu aya hazırlık yapmanın manevi heyecanını yaşıyor.
Ramazan-ı Şerif’in Gölgesi Üzerimize Düştü
Diyanet’in hazırladığı hutbede, önümüzdeki Perşembe günü ilk oruçla karşılayacağımız Ramazan ayının müjdesi verildi. Ramazan’ın sadece bir ay değil, müminin hayatına Kur’an-ı Kerim ile gelen bir hidayet rehberi olduğu vurgulandı. Yüce Rabbimizin Bakara Suresi’nde buyurduğu gibi; Kur’an-ı Kerim’in bu ayda indirilmiş olması, Ramazan’ı diğer tüm zaman dilimlerinden ayıran en büyük şereftir. Hutbede, Kur’an’ın gönüllere şifa, dertlere deva olduğu hatırlatılarak, bu kutlu ayın Kur’an ahlakıyla süslenmek için bir fırsat olduğu ifade edildi.
Oruçla Gelen Beden ve Ruh Terbiyesi
Hutbenin en önemli vurgularından biri, Ramazan’ın ayrılmaz parçası olan oruç ibadeti üzerineydi. Orucun sadece aç kalmak değil; bedene sıhhat, ruha ise derin bir sekinet getiren bir terbiye metodu olduğu dile getirildi. "Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki takva sahibi olursunuz" ayeti kerimesine atıfta bulunularak, orucun mümini kötülüklerden koruyan bir kalkan ve takvaya ulaştıran bir yol olduğu belirtildi.
Birlik ve Kardeşliğin Zirvesi: Ümmet Bilinci
Ramazan ikliminin toplumsal dayanışmayı nasıl zirveye taşıdığına dair çarpıcı mesajlar içeren hutbede, bu ayın birlik ve beraberlik ayı olduğu hatırlatıldı. Yetimden öksüze, zenginden fakire, gençten yaşlıya kadar her kesimin aynı sofrada ve aynı safta buluştuğu bu dönemde, müminlerin birbirine kenetlenmesi gerektiği ifade edildi. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s), "Birbirinize kin beslemeyin, haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun" hadis-i şerifi ile kardeşlik hukukunun önemi bir kez daha zihinlere nakşedildi.
Evlerimizi ve Camilerimizi Ramazan’a Hazırlayalım
Hutbede, Ramazan’ın bereketine dair sahur, teheccüd, mukabele ve teravih namazı gibi ibadetlerin önemine değinildi. İftar sofralarının ülfet ve muhabbetin kaynağı olduğu, zekât, fitre ve sadakaların ise kardeşlik bağlarını pekiştirdiği vurgulandı. Regâib, Mirac ve Berat kandilleriyle hazırlık yaptığımız bu manevi yolculuğun finalinde; evlerimizi, iş yerlerimizi ve camilerimizi bu kutlu misafiri en iyi şekilde ağırlamak üzere hazırlamamız gerektiği söylendi.
Diyanet, hutbesini Peygamber Efendimiz’in şu müjdesiyle tamamladı: "Mübarek Ramazan ayı geldi. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır..."
Bu anlamlı günde camileri dolduran cemaat, hem yaklaşan Ramazan’ın coşkusunu yaşadı hem de iyilik kapılarını ardına kadar açma noktasında manevi bir söz verdi.