Orta Doğu, tarihinin en kanlı ve belirsiz dönemlerinden birini yaşarken; İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ölümüyle sonuçlanan ABD ve İsrail operasyonlarının ardından gözler dünyanın en stratejik enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı’na çevrildi. Bölgedeki askeri hareketliliğin küresel bir enerji krizini tetikleyip tetiklemeyeceği tartışılırken, beklenen açıklama Tahran'ın diplomasi trafiğini yöneten isimden geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, mevcut çatışma ortamına rağmen Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine açık kalacağını duyurdu.
İran'ın başkenti Tahran başta olmak üzere çok sayıda kentin ağır bombardıman altında kaldığı ve devlet hiyerarşisinin en tepesindeki ismin hayatını kaybettiği bir konjonktürde gelen bu açıklama, piyasalarda oluşan "enerji savaşı" korkusunu bir nebze olsun dindirdi. Arakçi, "İran'ın bu aşamada Hürmüz Boğazı'nı kapatma niyeti yok ve oradaki denizciliği aksatma planı da bulunmuyor" diyerek net bir duruş sergiledi.
"Hedefimiz Komşular Değil, Amerikan Varlığıdır"
Dışişleri Bakanı Arakçi, bölgesel bir yayılmacılık veya komşu ülkelerle çatışma niyetinde olmadıklarının altını çizerek operasyonel sınırlarını çizdi. Basra Körfezi’nin diğer yakasındaki ülkelerle (Bahreyn, BAE, Kuveyt gibi) bir sorun yaşamadıklarını belirten Arakçi, "Biz oradaki kardeşlerimize veya komşularımıza saldırmıyoruz; meşru müdafaa hakkımız çerçevesinde doğrudan Amerikan hedeflerine saldırıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bu söylem, İran'ın bölgedeki ABD üslerine yönelik gerçekleştirdiği misillemelerin diplomatik kılıfını oluştururken, Körfez ülkelerine de "tarafsız kalma" mesajı olarak yorumlanıyor. Bilindiği üzere İran, Hamaney suikastı sonrası Katar, Bahreyn ve BAE'deki ABD askeri noktalarını balistik füzelerle hedef almıştı.
Devlet Aklı Ayakta: Yeni Lider İki Gün İçinde Seçilecek
Batı dünyasında dolaşıma giren "İran rejiminin çöktüğü" iddialarına da sert yanıt veren Arakçi, devlet kurumlarının işleyişinde bir aksama olmadığını vurguladı. "Rejim değişikliği imkansız bir görevdir" diyen Bakan, bir liderin kaybının sistemin sonu anlamına gelmediğini hatırlattı. Arakçi’ye göre, İran’ın köklü devlet gelenekleri uyarınca yeni dini liderin seçimi için süreç başlatıldı ve halef ismin bir-iki gün içinde kamuoyuna duyurulması bekleniyor.
Dünya Ekonomisinin Şah Damarı: Hürmüz Boğazı Neden Önemli?
Hürmüz Boğazı, sadece bölgesel bir su yolu değil, küresel ekonominin "şah damarı" olarak kabul ediliyor. Basra Körfezi'ni Umman Denizi üzerinden Hint Okyanusu'na bağlayan bu dar geçit, enerji güvenliği açısından eşsiz bir konuma sahip.
Özellikle Katar'ın dünyadaki en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatçısı olması ve bu sevkiyatın tamamının Hürmüz üzerinden gerçekleşmesi, boğazın olası bir kapanma senaryosunda Avrupa ve Asya'da ısınma ve sanayi krizlerine yol açabileceği gerçeğini ortaya koyuyor.
28 Şubat Saldırılarının Bilançosu Ağırlaşıyor
ABD ve İsrail’in 28 Şubat'ta başlattığı hava harekatı sonrası İran Kızılayı’ndan gelen son veriler, çatışmanın insani boyutunu da gözler önüne seriyor. Ülke genelindeki bombardımanlarda şu ana kadar 201 kişinin yaşamını yitirdiği, 747 kişinin ise yaralandığı bildirildi. Ölenler arasında üst düzey askeri ve siyasi isimlerin bulunması, Tahran'daki güvenlik zafiyeti tartışmalarını da alevlendirmiş durumda.
İran'ın bu "kontrollü gerginlik" stratejisiyle hem iç kamuoyundaki intikam baskısını yönetmeye çalıştığı hem de küresel ekonomiyi karşısına alarak topyekün bir imha operasyonundan kaçınmaya çalıştığı gözlemleniyor. Ancak bölgedeki ABD hedeflerine yönelik süregelen füze saldırıları, her an yeni bir tırmanma dalgasının habercisi olabilir.