İstanbul toplu taşıma ağında son günlerin en çok konuşulan ve infial yaratan olayında yargı son noktayı koydu. Kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtıp yolculara dehşeti yaşatan, dini değerlere yönelik ağır hakaretleriyle toplumun sinir uçlarına dokunan 21 yaşındaki Yaren S., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı. İstanbul sahte savcı davası, Yaren S. tutuklanma nedeni, İETT’de nefret söylemi, sahte unvan kullanmanın cezası ve kamu barışını bozma suçu gibi başlıklar, adaletin hızlı tecellisi noktasında kamuoyunda geniş yankı buldu.
Olayın fitili, bir İETT otobüsünde Yaren S.'nin yanındaki köpeğine ağızlık takmaması ve çevreye rahatsızlık vermesiyle ateşlendi. Diğer yolcuların güvenli seyahat hakkını savunarak yaptıkları uyarılar, genç kadının kontrolsüz öfkesiyle karşılaştı. Kendine sahte bir güç devşirmeye çalışan şüpheli, cebinde bir kimliği varmışçasına "ben savcıyım" diyerek yolcuları hapse attırmakla tehdit etti. Ancak bu kirli oyun, vatandaşların cep telefonu kameralarını kayda almasıyla bozuldu.
Kariyeri Değil Suç Dosyası Kabarık ÇıktıYaren S.'nin "savcı" olduğu iddiasıyla yürüttüğü algı çalışması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma ile saniyeler içinde çöktü. Yapılan detaylı kimlik sorgulamasında, şüphelinin hukukla tek bağının "suçlu" sıfatıyla olduğu görüldü. Henüz 21 yaşında olmasına rağmen; uyuşturucu ticareti, kasten yaralama ve hırsızlık gibi ağır suçlardan tam 8 ayrı kaydı bulunan Yaren S.'nin, eğitim hayatının da iddialarının aksine olduğu saptandı.
Adalet Meslek Yüksekokulu’nu yarıda bırakan ve şu an tıbbi dokümantasyon bölümünde açık öğretim kaydı bulunan şüphelinin, bir mağazada satış danışmanlığı yaptığı belirlendi. Devletin en saygın makamlarından birini, kendi suçlarını örtbas etmek veya insanları sindirmek için paravan olarak kullanması, yargı dünyasında büyük bir tepkiyle karşılandı.
"Narkotik Köpeği" Bahanesi KurtarmadıGözaltına alındıktan sonra emniyette ifade veren Yaren S., olay anındaki saldırgan tavrının aksine oldukça savunmacı bir profil çizmeye çalıştı. Kendisini savcı veya polis olarak tanıtmadığını iddia eden şüpheli, ilginç bir savunmaya imza attı. Köpeğinin "narkotik cinsi" olduğunu söylediğini, insanların bunu yanlış anladığını öne sürdü. Ancak görüntülerde yer alan net ifadeleri ve başörtülü bir kadına yönelik sarf ettiği "hava almayan beynine hava sokarım" şeklindeki galiz küfürleri, bu savunmayı boşa çıkardı.
Mahkeme sevk yazısında, şüphelinin sadece yalan beyanda bulunmadığı, aynı zamanda halkın bir kesimini dini değerleri üzerinden aşağılayarak "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" suçunu işlediği açıkça belirtildi. Kamu barışını alenen bozan bu nefret söylemi, tutuklama kararının en güçlü yasal dayanağı oldu.
Sahte Unvanla Tehdidin Hukuki BilançosuYaren S.'nin tutuklanması, toplumsal huzuru bozmaya çalışan figürler için bir ibret vesikası niteliği taşıyor. Türk Ceza Kanunu’na göre kamu görevini usulsüz üstlenmek ve bu unvanla kişilerin hürriyetini kısıtlamaya çalışmak, ağır hapis cezalarını beraberinde getiriyor. Üstelik bu eylemin nefret suçuyla birleşmesi, ceza oranlarının alt sınırdan uzaklaşarak verilmesine neden oluyor.
İstanbul’un göbeğinde yaşanan bu skandal, dijital çağda hiçbir suçun gizli kalmayacağını bir kez daha kanıtladı. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderilen Yaren S., önümüzdeki günlerde hazırlanacak iddianameyle hakim karşısına çıkacak. Toplumun her kesiminden gelen tepkiler ise bu tür "sahte yetki" vakalarına karşı denetimlerin ve cezai yaptırımların daha da sıkılaştırılması yönünde.
","url":""}]