Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği "mutlak butlan" kararı ve ardından gelen göreve iade süreci sonrasında gözler, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrilmişti. Kılıçdaroğlu, partide yaşanan hareketli saatlerin ardından bir açıklama yaparak tüm örgütü "sükûnet ve ortak akıl" ile hareket etmeye davet etti.
“CHP Kişisel İkbal Alanı Değildir”
Kılıçdaroğlu, açıklamasının merkezine partinin kurumsal kimliğini ve "milletin egemenlik senedi" olma vasfını koydu. Cumhuriyet Halk Partisi’nin şahsi hırsların veya ikbal arayışlarının bir platformu olamayacağını hatırlatan Kılıçdaroğlu, mahkeme kararının bir ayrışma sebebi değil, asırlık çınarın etrafında kenetlenmek için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
“Süreci Ortak Akılla Yöneteceğiz”
Partide yaşanabilecek olası kutuplaşmalara ve "sevinç çığlıklarına" karşı uyarıda bulunan Kılıçdaroğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür. Bu süreci ‘keşkelerle’ değil, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız.”
“İktidar Yürüyüşü Devam Edecek”
Sürecin yönetilmesinde önceki dönem genel başkanlar, Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri ve il-ilçe başkanlarıyla tam bir uyum içerisinde hareket edileceğinin mesajını veren Kılıçdaroğlu, partililere güvence verdi: "Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz."
Kılıçdaroğlu’nun bu sağduyulu çağrısı, "Biz bir aradayız" mesajıyla son bulurken, CHP örgütündeki tansiyonu düşürmeye ve yargı sürecinin gölgesinde partinin örgütsel bütünlüğünü korumaya yönelik olduğu yorumları yapıldı.