Küresel Finans Dünyasında Kritik Bekleyiş: ABD Enflasyon Verisi Öncesi Piyasalar Alarmda

Küresel piyasalar, 2026 yılının ilk çeyreğinde teknoloji devlerine yönelik artan "aşırı değerleme" kaygıları ve yapay zeka sektöründeki haber akışıyla sarsılırken, tüm gözler ABD’den gelecek Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerine çevrildi.

Ekonomi - 13-02-2026 13:42

Küresel piyasalar, 2026 yılının ilk çeyreğinde teknoloji devlerine yönelik artan "aşırı değerleme" kaygıları ve yapay zeka sektöründeki haber akışıyla sarsılırken, tüm gözler ABD’den gelecek Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerine çevrildi. Yatırımcıların karar verme süreçlerinin giderek karmaşıklaştığı bu dönemde, hem makroekonomik veriler hem de jeopolitik satranç tahtasındaki hamleler fiyatlamalar üzerinde belirleyici oluyor. Özellikle yapay zeka odaklı şirketlerdeki satış dalgası, teknoloji hisselerindeki kırılganlığı artırırken, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz rotasına dair beklentiler de bu veriler ışığında yeniden şekilleniyor.

Teknoloji Hisselerinde "Yüksek Değerleme" Çatlağı

Son aylarda piyasaların lokomotifi olan teknoloji ve yapay zeka şirketleri, bu kez satış baskısının odağında yer alıyor. Apple cephesinden gelen Siri güncellemesinin gecikebileceğine dair duyumlar ve Meta üzerindeki hatalı muhasebe iddiaları, halihazırda tartışılan yüksek çarpanlara sahip hisselerde sert geri çekilmeleri tetikledi. Yatırımcılar, "yapay zeka balonu" tartışmalarının gölgesinde risk iştahını azaltırken, teknoloji odaklı endekslerdeki bu gerileme küresel çapta bir satış dalgasını da beraberinde getirdi.

İstihdam tarafında ise tablo oldukça karışık seyrediyor. ABD’de son açıklanan tarım dışı istihdam verisi manşette beklentileri aşsa da, detaylar ekonominin sağlığına dair soru işaretleri barındırıyor. İstihdam artışının büyük oranda sağlık sektörüyle sınırlı kalması ve imalat gibi katma değerli alanlarda büyümenin zayıf seyretmesi, ekonomik büyümenin kalitesine yönelik endişeleri diri tutuyor. Bu durum, Fed’in faiz indirim sürecine ne zaman başlayacağına dair tahminleri de doğrudan etkiliyor.

Fed’in Faiz Patikasında "Haziran" Sinyali

Para piyasalarındaki güncel fiyatlamalar, Fed’in Mart ayı toplantısında bir faiz değişikliğine gitmeyeceğine kesin gözüyle bakıyor. Ancak asıl heyecan Haziran ayı beklentilerinde yaşanıyor. İstihdam ve büyüme verilerindeki belirsizlikler, Haziran ayında beklenen faiz indirimi ihtimalini yüzde 77 seviyelerine çekmiş durumda. Bugün açıklanacak olan Ocak ayı enflasyon verisi, bu beklentinin kaderini belirleyecek. Piyasa analistleri, aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 2,5 olarak beklenen enflasyon rakamlarının üzerinde bir veri gelmesi durumunda, "şahin" duruşun sertleşebileceği ve piyasalarda oynaklığın artabileceği konusunda uyarıyor.

Jeopolitik Gelişmeler ve Küresel İş Birlikleri

Ekonomik verilerin yanı sıra, Washington hattından gelen haberler de piyasaların radarında. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile müzakere sürecine dair yaptığı açıklamalar, "ikinci aşama" uyarısıyla birleşince jeopolitik risk primini canlı tutuyor. Öte yandan, Rusya ile ABD arasında yürütüldüğü iddia edilen geniş kapsamlı ekonomik iş birliği paketi ve Rusya’nın yeniden dolar sistemine entegre olabileceği yönündeki haberler, para birimleri arasındaki dengeyi etkiliyor. Bu yöndeki bir normalleşme sinyali, küresel ticaret kanallarında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

Tahvil ve Emtia Piyasasında Sert Hareketler

Veri öncesi güvenli liman arayışı ve faiz indirimi beklentilerindeki kısmi azalma, tahvil piyasasında ilginç bir tablo ortaya çıkardı. ABD 10 yıllık tahvil faizleri, artan taleple birlikte yüzde 4,09 seviyesine kadar gerileyerek son ayların en düşük seviyesini gördü. Şu sıralarda yüzde 4,11 bandında dengelenen faizler, yatırımcıların temkinli duruşunu yansıtıyor. Dolar endeksi ise dün 96,9 seviyesine tırmanarak güç kazanırken, bugün enflasyon rakamı açıklanana kadar yatay bir seyir izlemesi bekleniyor.

Emtia cephesinde ise tam bir "roller coaster" (inişli çıkışlı) etkisi hakim. Dün yüzde 3,4 oranında sert bir düşüşle 4 bin 915 dolara kadar gerileyen altının ons fiyatı, yeni günde yaralarını sararak 4 bin 965 dolara ulaştı. Benzer şekilde, dün yüzde 12 gibi dramatik bir değer kaybı yaşayan gümüşün onsu da 74 dolar seviyelerinden toparlanarak 76 dolar bandına yerleşti. Enflasyon verisinin ardından altın ve gümüşteki bu toparlanma eğiliminin kalıcı olup olmayacağı, Fed’in doların değerine yönelik vereceği dolaylı mesajlara bağlı olacak.

Günün Diğer Haberleri