Orta Doğu’daki askeri satranç tahtasında hamleler sertleşirken, Batı cephesinden operasyonun seyrini değiştirecek stratejik bir destek geldi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD’nin İran’a yönelik yürütüldüğü "savunma amaçlı" hava harekatında Birleşik Krallık’a ait askeri üslerin kullanılması talebine onay verdiklerini resmen duyurdu.
Bu karar, özellikle İran’ın bölgedeki balistik füze depolarını ve fırlatma rampalarını hedef alan operasyonlarda lojistik ve koordinasyon açısından ABD’ye devasa bir avantaj sağlayacak. Starmer, bu adımın bölgedeki tehditleri kaynağında kurutmak için "kaçınılmaz bir gereklilik" olduğunu savundu.
"Irak Hatalarından Ders Çıkardık"
Başbakan Starmer, parlamentoda ve kamuoyunda oluşabilecek tepkileri öngörerek İngiltere’nin rolünün sınırlarını keskin bir dille çizdi. 2003 yılındaki Irak işgaline atıfta bulunan Starmer, Londra’nın doğrudan bir işgal veya saldırı gücü olarak sahada yer almayacağını vurguladı.
Starmer’ın açıklamasındaki kritik satır başları şunlar:
Savunma ve Koordinasyon: İngiltere, doğrudan saldırı operasyonlarına katılmayacak; rolü savunma sistemlerinin koordinasyonu ve üs imkanlarının sağlanmasıyla sınırlı kalacak.
Kaynağında İmha: Starmer, "Tehdidi durdurmanın tek yolu, füzelerin depolandığı noktaları hedef almaktır" diyerek operasyonun teknik gerekçesini meşrulaştırdı.
Sınırlı İzin: İngiliz üsleri, sadece balistik füze altyapısına yönelik "sınırlı" operasyonlar için ABD uçak ve sistemlerine açık olacak.
Kıbrıs ve Orta Doğu Hattındaki Kilit Üsler
İngiltere’nin bu kararı, özellikle Güney Kıbrıs’ta bulunan Akrotiri (Ağrotur) ve Dhekelia (Dikelya) Egemen Üs Bölgeleri’nin operasyonel kullanımını akıllara getirdi. Orta Doğu’ya coğrafi yakınlığıyla stratejik öneme sahip olan bu üsler, ABD’nin İran semalarındaki keşif ve vuruş kabiliyetini artıracak.
Uzmanlar, İngiltere’nin bu hamlesinin ardından gözlerin Avrupa’nın diğer iki devi olan Almanya ve Fransa’ya çevrildiğini belirtiyor. Berlin ve Paris yönetimlerinin de benzer bir "koordinasyon desteği" için Washington ile temas halinde olduğu iddia ediliyor.
Analiz: Batı Bloğu Kenetleniyor mu?
Trump yönetiminin İran’a yönelik "4 haftalık" harekat planı, İngiltere’nin bu desteğiyle birlikte daha geniş bir uluslararası meşruiyet zemini aramaya başladı. Ancak Starmer’ın "saldırgan bir eyleme katılmayacağız ama üslerimizi açtık" şeklindeki dengeli dili, İngiliz iç siyasetindeki "savaşa hayır" seslerini dindirmeyi amaçlıyor.
İran’daki yeni liderliğin "Siyonistlerin sonu bu gece gelecek" tehdidinin ardından gelen bu "üs açma" kararı, Batı dünyasının olası bir büyük misillemeye karşı savunma hattını sıkılaştırdığını gösteriyor.