Orta Doğu’daki savaşın dördüncü gününde, Türkiye’nin başkentinden "uluslararası düzenin çöküşüne" dair en sert uyarılar geldi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamalarda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarını "hukuksuz, hakkaniyetsiz ve meşruiyetten yoksun" olarak tanımladı.
Çelik, saldırının sadece bir askeri operasyon değil, bir devlet mimarisini ve sivil yaşamı hedef alan bir "kaos planı" olduğunu vurguladı.
"Diplomasi Bir Oyalama Taktiği Olarak Kullanıldı"
Ömer Çelik, saldırının zamanlamasına dikkat çekerek, müzakere masasının bizzat saldırgan taraflarca devrildiğini belirtti. Umman ve Cenevre’de nükleer konulara dair olumlu sinyaller alınırken bu saldırının gerçekleşmesini "diplomatik bir ihanet" olarak niteledi:
"Masa kurulmuşken, Sayın Cumhurbaşkanımız bu masanın tesisi için Trump ve Pezeşkiyan ile yoğun mesai harcamışken bu saldırının yapılması, diplomasinin bir oyalama taktiği olarak kullanıldığını gösteriyor. Artık kim, hangi sorunun çözümü için masa kuracak?"
"Kız İlkokulu Bombalandı, Suikastlar Meşrulaştırılamaz"
İran’daki insani bilançonun vahametine değinen Çelik, saldırılarda sadece askeri hedeflerin değil, sivil yerleşimlerin ve eğitim kurumlarının da vurulduğunu teyit etti:
Sivil Kayıplar: Bir kız ilkokulunun bombalandığını ve çok sayıda öğrencinin hayatını kaybettiğini ifade eden Çelik, "İran halkının yanındayız" mesajı verdi.
Devlet Aygıtına Saldırı: BM üyesi bir ülkenin dini liderine, siyasetçilerine ve askeri heyetine düzenlenen suikastların, uluslararası düzenin "orman kanunlarına" evrildiğinin kanıtı olduğunu söyledi.
Rejim Değişikliği Dayatması: Kimsenin bir başka ülkeye rejim değişikliği dayatma hakkı olmadığını belirten Çelik, bu tür girişimlerin sonunun her zaman iç savaş ve bölgesel facialar olduğunu hatırlattı.
Türkiye'nin "4 Ana Başlıkta" Hazırlık Planı
Savaşın Türkiye sınırlarına ve ekonomisine olası etkileri konusunda devletin teyakkuzda olduğunu belirten Çelik, dört kritik başlıkta hazırlıkların tamamlandığını duyurdu:
Göç Dalgası Yönetimi: İran sınırından gelebilecek büyük bir göç dalgasına karşı devlet birimlerinin tam koordinasyon içinde olduğu ve güvenlik risklerine karşı tüm önlemlerin alındığı belirtildi.
Ekonomik Kalkan: Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların Türk ekonomisine etkisini minimize etmek için kurumlar arası iş birliğiyle "negatif dalgalanmaları elemine edecek" hazırlıkların yapıldığı vurgulandı.
Güvenlik Denklemi Güncellemesi: Türkiye'nin güvenlik stratejisinin, bölgedeki yeni "savaş mekaniğine" karşı dayanıklılığı artıracak şekilde güncellendiği ifade edildi.
Vatandaşların Tahliyesi: Bölge ülkelerindeki Türk vatandaşları için konsoloslukların 7/24 hizmet verdiği ve ayrılmak isteyenler için tahliye süreçlerinin yönetildiği kaydedildi.
İran'a Uyarı: "Kardeş Ülkelerin Toprağını Hedef Almayın"
Ömer Çelik, İran’ın misilleme yaparken bölge ülkelerini (Katar, BAE, Bahreyn) hedef almasını da eleştirdi: "İran'ın kendisini savunma hakkı ile bölgesel savaşı tetikleyecek hamleleri birbirinden ayırması gerekir. Kardeş ülkelerin topraklarına dönük füze saldırıları kesinlikle kabul edilemez."
Analiz: Ankara'nın duruşu, bir yandan müttefiki ABD ve İsrail'in "yöntemlerini" sertçe eleştirirken, diğer yandan İran'ın savaşı bölgeye yayma riskine karşı bir set çekmek üzerine kurulu. Türkiye, "masanın yeniden kurulması için en doğru ev sahibi" olduğunu hatırlatarak, bölgesel bir yangını söndürebilecek tek aktör olarak kendisini konumlandırıyor.