"Kamu Vicdanında Karşılığı Yok"
Aydın’da bir KYK yurdunda meydana gelen asansör faciası sonucu yaşamını yitiren Zeren Ertaş’ın davasında tüm sanıkların beraat etmesi, kamuoyunda ve siyasi çevrelerde derin yankı uyandırdı. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Gençlik ve Spor Politikaları Kurul Başkanı Sevgi Kılıç, verilen kararın gençlerin barınma hakkına yaklaşımı ve kamu yönetimindeki sorumluluk krizini gözler önüne serdiğini belirterek sert açıklamalarda bulundu.
Kılıç, Zeren Ertaş’ın annesinin duruşma çıkışındaki, "Kim suçlu? Zeren mi suçlu?" haykırışını hatırlatarak, bu durumun Türkiye’deki "cezasızlık düzenine" karşı yükselen toplumsal bir itiraz olduğunu vurguladı.
"Münferit Değil, Sistemli Bir Yönetim Krizi"
CHP'li Kılıç, gençlerin devletin denetimi altındaki bir alanda yaşamını yitirmesine rağmen sorumluların bulunamamasının, olayın "münferit bir ihmal" olmadığını, aksine sistemli bir yönetim krizi olduğunu savundu. KYK yurtlarındaki sorunların yalnızca fiziki altyapı eksiklikleri olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kılıç, konuyu doğrudan temel bir hak ihlali olarak tanımladı:
Barınma Hakkı: Güvenlik, sağlık, eğitim hakkı ve insan onuruna uygun yaşam koşullarıyla birlikte ele alınmalıdır.
Denetim Zaafiyeti: Asansör kazaları; denetim eksikliği, bakımsızlık ve Bakanlığın şeffaflık sorunlarının bir sonucudur.
Maliyet Odaklı Bakış: Gençlerin barınma ihtiyacının bir kamu hizmeti değil, bir "maliyet kalemi" olarak görülmesi, yaşanan krizin temel nedenidir.
Kronikleşen Sorunlar: Bir Harita Çıkardı
Kılıç, asansör kazalarının ve yurtlardaki güvenlik sorunlarının tekil örnekler olmadığını, sistematik bir yapısal krizin parçası olduğunu belirterek, son yıllarda kamuoyuna yansıyan bazı yurtları şu şekilde sıraladı:
Muş KYK Sultan Alparslan Kız Öğrenci Yurdu
Rize Ayder KYK Yurdu
Giresun KYK Esma Hatun Öğrenci Yurdu
Ordu Kız Öğrenci Yurdu
Yozgat Sürmeli KYK Yurdu
Bakanlığın bu olaylara dair kayıtları şeffaf bir şekilde paylaşmadığını belirten Kılıç, "Bakanlık bunların kayıtlarını tutup kamuoyuyla paylaşmadığı için diğer yurtlarda neler yaşandığını da bilemiyoruz" ifadeleriyle denetim eksikliğine dikkat çekti.
Bakanlığa Çağrı: "Hesap Verebilirlik Şart"
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a seslenen Kılıç, kamu makamlarının sorumluluğuna işaret ederek şu soruların cevaplanmasını talep etti:
Yurtlardaki asansör kazalarına ilişkin tüm kayıtlar nelerdir?
Denetim süreçleri nasıl yürütülmektedir?
Kaç genç, yurtlardaki bu ihmallerden etkilenmiştir?
Gerçekleştirilen idari ve adli soruşturmaların sonucu nedir?
"Bu Mücadele Bir Yaşam Mücadelesidir"
Açıklamasını, "Bu karar, cezasızlıkla kapanacak bir dosya değil" diyerek sürdüren Kılıç, Zeren Ertaş için yürütülen adalet arayışının, Türkiye’deki tüm gençlerin güvenli ve insan onuruna uygun barınma talebi olduğunu belirtti. CHP olarak bu düzenin takipçisi olacaklarını ifade eden Kılıç, "Başka hiçbir genç arkadaşımızı bu düzenin sorumsuzluğuna terk etmeyeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.