Sonbaharda Ruh Halinizi Destekleyen 10 Besin! Uzmanından Balık, Ceviz ve Tam Tahıl Önerisi

Sonbaharda azalan gün ışığı ve değişen rutinler enerji düşüklüğü ve keyifsizliğe neden olabiliyor. Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, sonbaharda ruh halini destekleyen besinler arasında balık, yumurta, yoğurt, ceviz ve tam tahılların önemine dikkat çekti.

Sağlık - 20-10-2026 22:29

Sonbaharın gelmesiyle birlikte günlerin kısalması, güneş ışığından daha az yararlanılması ve günlük alışkanlıkların değişmesi, bazı kişilerde yorgunluk, enerji düşüklüğü ve keyifsizlik gibi belirtilerin görülmesine neden olabiliyor. Mevsim geçişlerinde beslenme düzeninin de değişebildiğine dikkat çeken uzmanlar, sağlıklı ve dengeli beslenmenin genel sağlık ve iyi olma hali açısından önemini vurguluyor. Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, özellikle sonbahar ve kış aylarında besin çeşitliliğinin korunması gerektiğini belirterek balıktan cevize, yumurtadan tam tahıllara kadar pek çok besin grubunun günlük beslenmede yer almasını öneriyor.

Sonbaharda ruh halini destekleyen besinler, vücudun ihtiyaç duyduğu protein, lif, vitamin, mineral ve sağlıklı yağların karşılanmasına katkı sağlayabiliyor. Ancak uzmanlar, tek bir besinin depresyonu önleyemeyeceğini veya tedavi edemeyeceğini hatırlatıyor. Sağlıklı beslenmenin yanı sıra düzenli uyku, fiziksel aktivite, gün ışığından yararlanma ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesi de bu dönemde önem taşıyor.

SONBAHARDA BESLENME ALIŞKANLIKLARINA DİKKAT!

Sonbahar ve kış aylarında bazı kişiler daha fazla enerji düşüklüğü, yorgunluk ve isteksizlik yaşayabiliyor. Gün ışığına maruz kalma süresinin azalması ve günlük yaşam rutinlerindeki değişiklikler, kişinin uyku düzenini, hareketliliğini ve beslenme alışkanlıklarını etkileyebiliyor.

Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, bu dönemde kişilerin kendilerini daha iyi hissetmek amacıyla bazı yiyeceklere yönelebildiğini belirtiyor. Özellikle şeker ilaveli ürünler, aşırı işlenmiş yiyecekler, abur cuburlar, pastane ürünleri, kızartmalar ve şarküteri ürünlerinin sık tüketilmesinin sanılanın aksine sağlık açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Bakır, bu tür yiyeceklerin vücuttaki iltihabi süreçlerle ilişkili olabileceğini ve duygusal iyi olma hali üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle kısa süreli keyif amacıyla tüketilen yiyecekler yerine, besin çeşitliliğini sağlayan ve vücudun ihtiyaçlarını karşılayan bir beslenme düzeninin benimsenmesi önem taşıyor.

“TEK BİR BESİN DEPRESYONU ÖNLEMEZ”

Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, mevsim değişiklikleriyle birlikte ortaya çıkan ruh hali farklılıklarının yalnızca beslenmeyle açıklanamayacağını vurguluyor. Beslenme düzeninin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bakır, omega-3 yağ asitleri, B grubu vitaminleri, protein, lif ve çeşitli mineraller bakımından zengin yiyeceklerin günlük öğünlerde yer almasının önemine dikkat çekiyor.

Bununla birlikte hiçbir besinin tek başına depresyonu önleme veya tedavi etme özelliği bulunmadığını hatırlatan uzman, dengeli beslenmenin genel sağlık ve yaşam kalitesini destekleyen unsurlardan biri olduğunu belirtiyor.

Beslenme düzeninde farklı besin gruplarına yer verilmesi, vücudun gereksinim duyduğu besin ögelerinin karşılanmasına yardımcı oluyor. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, baklagiller, süt ürünleri, yumurta, balık ve kuruyemişler bu çeşitliliğin önemli parçaları arasında bulunuyor.

RUH HALİNİ DESTEKLEYEN 10 BESİN

Doç. Dr. Binnur Okan Bakır'ın değerlendirmelerine göre sonbahar ve kış aylarında dengeli beslenme düzeninin oluşturulmasında farklı besin gruplarından yararlanmak gerekiyor. Sonbaharda ruh halini destekleyen besinler arasında yer alan seçenekler, vücudun protein, sağlıklı yağ, lif, vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyor.

BALIK OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİYLE ÖNE ÇIKIYOR

Balık, özellikle omega-3 yağ asitleri bakımından önemli bir besin kaynağı olarak öne çıkıyor. Bu yağ asitleri, beyin işlevlerinde ve vücudun çeşitli fizyolojik süreçlerinde rol oynuyor. Mevsiminde bulunan balıkların ızgara veya fırında pişirilerek tüketilmesi, dengeli beslenme açısından iyi bir seçenek oluşturuyor.

Uzmanlar, genel sağlık önerileri doğrultusunda haftada iki kez balık tüketilmesini tavsiye ediyor. Pişirme yöntemi de önem taşıyor; kızartma yerine fırınlama veya ızgara gibi yöntemlerin tercih edilmesi, öğünlerin daha dengeli hazırlanmasına yardımcı olabiliyor.

YUMURTA KALİTELİ PROTEİN KAYNAĞI

Yumurta, kaliteli protein içeriğinin yanı sıra çeşitli B grubu vitaminlerini de barındırıyor. Özellikle kahvaltıda tüketilebilen yumurta, günün ilk öğününde protein alımını artırmaya yardımcı oluyor.

Sebzeler, tam tahıllı ekmek ve diğer besin gruplarıyla birlikte tüketildiğinde yumurta, dengeli bir kahvaltının parçası olabiliyor. Beslenme düzeninde farklı protein kaynaklarına yer verilmesi, günlük ihtiyaçların karşılanması açısından önem taşıyor.

YOĞURT VE KEFİR BAĞIRSAK SAĞLIĞINI DESTEKLİYOR

Yoğurt ve kefir, protein ve kalsiyum içeren süt ürünleri arasında yer alıyor. Özellikle şeker ilavesiz seçenekler, günlük beslenmede gereksiz şeker tüketimini sınırlamak isteyenler için uygun alternatifler sunuyor.

Kefir ve bazı yoğurt çeşitleri, içerdikleri canlı mikroorganizmalar sayesinde bağırsak mikrobiyotasıyla da ilişkilendiriliyor. Bağırsak sağlığı ile genel sağlık arasındaki ilişki üzerine yapılan araştırmalar, dengeli beslenmenin önemini ortaya koyuyor. Bununla birlikte bu ürünlerin tüketilmesi tek başına ruhsal sorunları önleyen veya tedavi eden bir yöntem olarak değerlendirilmemeli.

YULAF VE TAM TAHILLARLA LİF ALIMINI ARTIRIN

Yulaf, yüksek lif içeriğiyle öne çıkan besinlerden biri. Lifli yiyecekler, tokluk hissinin korunmasına yardımcı olabilir ve bağırsakların normal işleyişini destekleyebilir. Kahvaltıda yoğurt veya sütle birlikte tüketilebilen yulaf, meyve ve kuruyemişlerle de çeşitlendirilebiliyor.

Tam tahıllı ekmek, bulgur ve tam tahıllı makarna da günlük beslenmede önemli seçenekler arasında bulunuyor. Bu ürünler, lifin yanı sıra çeşitli B grubu vitaminlerini de içeriyor. Beyaz ekmek ve rafine tahıllar yerine tam tahıllı alternatiflere yönelmek, beslenme çeşitliliğinin ve lif alımının artırılmasına katkı sağlayabiliyor.

MERCİMEK, NOHUT VE KURU FASULYEYLE BESLEYİCİ ÖĞÜNLER

Mercimek, nohut ve kuru fasulye gibi baklagiller; bitkisel protein, lif ve çeşitli vitaminler bakımından zengin besinler arasında yer alıyor. Ekonomik olmaları ve farklı yemeklerde kullanılabilmeleri de bu ürünleri günlük beslenme açısından önemli hale getiriyor.

Çorbalarda, salatalarda ve ana yemeklerde değerlendirilebilen baklagiller, öğünlerin besin değerini artırmaya yardımcı oluyor. Özellikle bitkisel besin çeşitliliğini artırmak isteyenler için baklagiller iyi bir alternatif oluşturuyor.

YEŞİL YAPRAKLI VE TURUNCU SEBZELERİ İHMAL ETMEYİN

Koyu yeşil yapraklı sebzeler, turuncu sebzeler, soğan ve sarımsak; lif, vitamin, mineral ve çeşitli biyoaktif bileşenler içeriyor. Bu besinlerin farklı renk ve türlerde tüketilmesi, günlük beslenmede çeşitliliğin artırılmasına katkı sağlıyor.

Sebzeler, bağışıklık sisteminin normal işleyişini destekleyen besin ögelerinin karşılanmasında da önemli rol oynuyor. Mevsiminde bulunan sebzelerin yemeklerde, salatalarda veya uygun diğer hazırlama yöntemleriyle tüketilmesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesini kolaylaştırıyor.

NAR VE TURUNÇGİLLER KIŞ AYLARININ ÖNEMLİ SEÇENEKLERİ

Portakal, mandalina ve diğer turunçgiller ile nar gibi meyveler, sonbahar ve kış döneminde beslenme düzenine eklenebilecek seçenekler arasında bulunuyor. Bu meyveler, türlerine göre C vitamini, lif ve çeşitli biyoaktif bileşenler içeriyor.

Meyvelerin mevsiminde ve mümkün olduğunca bütün halde tüketilmesi, lif alımının desteklenmesine yardımcı oluyor. Meyve suyu yerine bütün meyveyi tercih etmek de liften yararlanmak açısından avantaj sağlayabiliyor.

CEVİZ, BADEM VE FINDIK ÖLÇÜLÜ TÜKETİLMELİ

Ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişler; sağlıklı yağlar, E vitamini ve magnezyum gibi besin ögeleri içeriyor. Özellikle ara öğünlerde tüketilebilen bu besinler, dengeli beslenmenin bir parçası olabiliyor.

Kuruyemişlerin enerji yoğunluğu yüksek olduğu için porsiyon miktarına dikkat edilmesi gerekiyor. Tuzsuz ve ilave şeker içermeyen seçeneklerin tercih edilmesi, daha dengeli bir tüketim alışkanlığı oluşturulmasına yardımcı olabiliyor.

SU VE DİĞER SIVILARIN TÜKETİMİ ÖNEMLİ

Yeterli sıvı tüketimi, vücudun normal işlevlerini sürdürebilmesi açısından temel gereksinimler arasında bulunuyor. Başta su olmak üzere ayran, süt ve uygun bitki çayları günlük sıvı alımına katkı sağlayabiliyor.

Sıvı ihtiyacı kişinin yaşına, fiziksel aktivitesine, sağlık durumuna ve çevresel koşullara göre değişebiliyor. Bu nedenle susuz kalmamaya dikkat etmek ve günlük yaşamda yeterli sıvı tüketimini alışkanlık haline getirmek önem taşıyor.

UYKU, HAREKET VE GÜN IŞIĞI DA RUH HALİNİ ETKİLİYOR

Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, sonbahar ve kış aylarında iyi olma halini korumak için yalnızca beslenmeye odaklanmanın yeterli olmadığını belirtiyor. Düzenli uyku, fiziksel aktivite, gün ışığından yararlanma ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesi de sağlıklı yaşamın önemli bileşenleri arasında yer alıyor.

Günlük yaşamda yürüyüş gibi kişinin fiziksel durumuna uygun hareketlere zaman ayırmak, düzenli uyku saatleri oluşturmak ve açık havada bulunmak yararlı alışkanlıklar arasında sayılıyor. Aile ve arkadaşlarla iletişimi sürdürmek, sosyal etkinliklere katılmak ve günlük rutini korumak da kişinin genel iyi olma halini destekleyebiliyor.

Ancak sürekli devam eden çökkünlük, ilgi kaybı, belirgin uyku veya iştah değişiklikleri ya da günlük yaşamı etkileyen yorgunluk, profesyonel değerlendirme gerektirebilir. Bu belirtiler uzun sürüyorsa bir sağlık uzmanına başvurulması önem taşıyor.

D VİTAMİNİ TAKVİYELERİ GELİŞİGÜZEL KULLANILMAMALI

Sonbahar ve kış aylarında güneş ışığından daha az yararlanılması, D vitamini durumuna ilişkin soruları da gündeme getirebiliyor. Ancak her bireyin takviye kullanması gerektiği düşünülmemeli. D vitamini ihtiyacı; kişinin sağlık durumu, beslenmesi, güneş ışığına maruz kalma düzeyi ve gerektiğinde yapılan değerlendirmeler doğrultusunda ele alınmalı.

Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, özellikle D vitamini gibi takviyelerin gelişigüzel kullanılmaması ve ihtiyaç durumunun hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Sonbaharda sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sürdürmek, çeşitli besin gruplarına yer vermek ve yaşam düzenini destekleyen alışkanlıkları korumak genel sağlık açısından önem taşıyor. Bununla birlikte beslenme, ruhsal sağlık sorunlarında tek başına bir tedavi yöntemi değil; gerektiğinde profesyonel desteği de içeren bütüncül yaklaşımın bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Günün Diğer Haberleri