Orta Doğu’da 28 Şubat’tan bu yana devam eden ve aralarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in de bulunduğu çok sayıda üst düzey ismin ölümüyle sonuçlanan çatışmalar, küresel bir diplomatik krizin eşiğine geldi. İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, İsrail’in Lübnan’daki İran diplomatik misyonlarını hedef alması durumunda, misillemenin sınır tanımayacağını ilan etti.
Şikarçi’nin açıklamaları, çatışmanın bölgesel bir savaştan, dünya genelindeki diplomatik temsilcilikleri kapsayan küresel bir terör ve saldırı dalgasına dönüşebileceği endişesini artırdı.
"İmkanımız Var Ama Henüz Adım Atmadık"
İranlı Tuğgeneral, İsrail’in Lübnan’daki İran büyükelçiliğine yönelik tehditlerine atıfta bulunarak, Tahran’ın şimdiye kadar stratejik bir sabır sergilediğini öne sürdü. "Sahip olduğumuz geniş imkanlara rağmen, diğer ülkelerin egemenlik haklarını ve durumlarını gözeterek dünyadaki İsrail büyükelçiliklerine yönelik bir eylemde bulunmadık" diyen Şikarçi, bu tutumun İsrail’in olası bir saldırısıyla tamamen değişeceğini vurguladı.
Diplomatik Dokunulmazlık Yerini "Meşru Hedef" Tanımına Bırakıyor
Şikarçi, uluslararası hukukun temel taşlarından biri olan diplomatik dokunulmazlığı hiçe sayan şu sert ifadeleri kullandı:
"Eğer İsrail, Lübnan’daki büyükelçiliğimize saldırırsa, böyle bir durumda dünyadaki tüm İsrail büyükelçiliklerini meşru hedef olarak göreceğiz. İran, İsrail ve ABD’yi diz çöktürme konusunda kararlıdır."
Bu açıklama, dünya genelindeki birçok başkentte güvenlik alarmı verilmesine neden olurken, İran’ın "topyekün direniş" stratejisinin diplomatik binaları da kapsayacak şekilde genişlediğini gösteriyor.
28 Şubat Saldırılarının Bilançosu Ağırlaşıyor
İran tarafı, ABD ve İsrail’in müzakereler sürerken başlattığı hava saldırılarının insani maliyetine dair yeni veriler paylaştı. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, saldırılarda bugüne kadar 867 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. İran, bu saldırılara karşılık olarak Katar, BAE ve Bahreyn’deki ABD üslerini hedef alarak karşılık vermişti. Ancak Genelkurmay seviyesindeki bu son açıklama, İran’ın askeri yanıtlarını devlet sınırlarının ötesine, küresel sivil ve diplomatik hedeflere kaydırabileceğine dair en somut tehdit olarak kayıtlara geçti.
","url":""}]