Orta Doğu’da silahların gölgesinde yürütülen diplomasi trafiği, İran’ın sert kayasına çarptı. ABD’nin, arabulucular vasıtasıyla ilettiği "acil ateşkes" teklifi Tahran yönetimi tarafından tereddütsüz bir şekilde reddedildi. En üst düzey liderlik kadrosunda yaşanan ağır kayıplara rağmen kurumsal yapısını korumayı başaran İran, Washington’ın bu hamlesini bir "diplomatik manevra" olarak niteleyerek askeri baskı altında geri adım atmayacağını ilan etti.
İbranice yayın yapan Bhol’un aktardığı bilgilere göre, İtalya üzerinden iletildiği tahmin edilen bu teklif, bölgedeki yangını söndürmeyi amaçlıyordu; ancak Tahran, rejimin bekasını her türlü toplumsal maliyetin üzerinde tutan stratejik kültürüyle masadan kalktı.
"Yetkililer Konseyi" Yönetimi Devraldı
İran’da Hamaney ve halefi Mücteba Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından sistemin çökeceği beklentisi karşılıksız çıktı. Analizler, ülkenin şu anda kolektif bir "Yetkililer Konseyi" tarafından yönetildiğini ve devlet aygıtının sürekliliğini koruduğunu teyit ediyor. Tahran’ın bu direnci, Washington’ın "askeri darbe ile masaya oturtma" stratejisine karşı bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor.
Trump’ın Stratejisi: "İç Güç" ve Halk Hareketi
ABD Başkanı Donald Trump, İran sahasına "Amerikan postalı" sokma niyetinde olmadığını bir kez daha yineledi. Trump’ın planı, askeri operasyonların yarattığı sarsıntıyı bir kaldıraç olarak kullanarak İran halkını mevcut yönetime karşı bir "iç güç" olarak konumlandırmaya dayanıyor.
Dün halka "evlerinizde ve sığınaklarda kalın" çağrısı yapan Trump’ın, operasyonun ilerleyen safhalarında halkı kitlesel bir mobilizasyona veya yönetimi devralmaya teşvik edecek yeni bir aşamaya geçmesi bekleniyor. CBS’e konuşan Trump, "Askeri darbeler İran üzerinde muazzam bir basınç oluşturdu, bu durum diplomatik çözümü eninde sonunda kolaylaştıracak" iddiasını sürdürdü.
İsrail İçin "Zorunluluk", ABD İçin "Tercih" Savaşı
Bölgedeki çatışmanın kodları iki müttefik arasında farklılık gösteriyor:
ABD İçin: Bu süreç, İran’ın bölgesel etkisini kırmaya yönelik stratejik bir "tercih savaşı" olarak görülüyor.
İsrail İçin: Nükleer tesislerin varlığı ve sınır hattındaki füze tehdidi nedeniyle bu operasyon, varoluşsal bir "zorunluluk savaşı" olarak kodlanmış durumda.
Tahran’ın ateşkesi reddetmesiyle birlikte, Trump’ın ilan ettiği "4 haftalık operasyon" takviminin daha sert bombardımanlarla devam etmesi ve bölgedeki askeri tansiyonun kırılma noktasına ulaşması bekleniyor.
","url":""}]