İsrail ve İran arasındaki savaşın dördüncü gününde, bölgedeki sıcak gelişmeleri dünyaya aktarmaya çalışan Türk gazeteciler, Tel Aviv sokaklarında dehşeti yaşadı. Canlı yayın sırasında İsrail güvenlik güçleri tarafından derdest edilen ve saatlerce sorgulanan CNN TÜRK Muhabiri Emrah Çakmak ile Kameraman Halil Kahraman, serbest bırakılmalarının ardından yaşadıkları "psikolojik savaşı" canlı yayında anlattı.
Şehrin en işlek caddesinde, uluslararası basın kartları olmasına rağmen "ajanlık" imasıyla çapraz sorguya alınan ekibin ifadeleri, İsrail’in Türk basınına yönelik sertleşen tavrını da gözler önüne serdi.
"Bizi Suçlu Gibi Yere Oturttular"
Sorgu sürecinin başladığı anları anlatan Emrah Çakmak, bir füze geçişini kaydettikleri sırada müdahalenin geldiğini belirtti. Çakmak, maruz kaldıkları muameleyi şu sözlerle özetledi:
"Daha önce defalarca yayın yaptığımız, şehrin göbeğinde bir noktadaydık. Bir anda etrafımızı sardılar. Halil'i ayrı, beni ayrı yere götürdüler. Sanki gizli bir askeri üssü ifşa etmişiz gibi davrandılar. Oysa orası her gün binlerce sivilin geçtiği bir caddeydi. Bizi suçlu gibi yere oturttular."
"Hangi Otel, Hangi Uçak?": Çapraz Sorguda Ajanlık İması
Kameraman Halil Kahraman ise sorgu sırasında kendilerine yöneltilen soruların gazetecilik faaliyetini aşan bir nitelikte olduğunu vurguladı. Kahraman, "Sürekli bir açık arıyorlardı. 'Uçuşlar yok, siz buraya nasıl geldiniz?', 'Hangi otelde kalıyorsunuz?', 'Neden burayı çekiyorsunuz?' gibi sorularla üzerimizde baskı kurmaya çalıştılar. Gazeteci olduğumuzu, görevimizi yaptığımızı defalarca söyledim ama sanki ajanlık yapmaya gelmişiz gibi bir hava yarattılar" dedi.
"Türk Olduğumuzu Görünce Tavırları Değişti"
Olayın en dikkat çekici detaylarından biri ise İsrail polisinin çifte standartlı yaklaşımı oldu. Emrah Çakmak, gözaltına alındıkları sırada bölgede başka yabancı gazetecilerin de çekim yaptığını ancak onlara dokunulmadığını belirtti:
Çifte Standart: "Yanımızda Avrupalı meslektaşlarımız vardı, onlar çekime devam etti. Bizim Türk gazeteci olduğumuzu ve Türkiye'den geldiğimizi anladıkları an tavırları sertleşti."
Halkın Tepkisi: Sorgu sırasında bazı İsrailli vatandaşların polise tepki gösterdiği; "Neden bu insanları yerde oturtuyorsunuz, onlar gazeteci" diyerek müdahale etmeye çalıştığı öğrenildi.
Ankara’nın Girişimleri Sonuç Verdi
Gazetecilerin telefonlarına el konulması ve irtibatın kesilmesi üzerine Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı jet hızıyla devreye girmişti. Saatler süren diplomatik trafiğin ve sorgulama sürecinin ardından Çakmak ve Kahraman serbest bırakıldı. Sağlık durumları iyi olan ekip, Tel Aviv’deki görevlerine "gerçeği aktarma" parolasıyla devam edeceklerini açıkladı.
Analiz: CNN TÜRK ekibine yönelik bu müdahale, İsrail'in savaş sahasındaki haber akışını kontrol etme ve özellikle Türkiye gibi eleştirel pozisyon alan ülkelerin medyasını baskılama stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Gazetecilerin "GPO kartı" bahane edilerek alıkonulması, aslında bölgedeki tüm uluslararası basın mensupları için ciddi bir güvenlik riskinin ve "akreditasyon sansürünün" başladığına işaret ediyor.