Sosyal Medyadaki "Online Tanı" Tuzağı: Uzmanlar Uyarıyor!

İnternette ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan, "Sen hangi kişilik tipsin?", "DEHB belirtilerin var mı?" gibi sorularla başlayan online psikolojik testler, merak uyandırsa da ciddi riskler taşıyor. Uzmanlar, bu testlerin tanı koymak için yetersiz olduğunu ve bilimsel sonuçlar sunmayabileceğini vurguluyor.

Sağlık - 28-08-2026 19:25

İnternette ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan, "Sen hangi kişilik tipsin?", "DEHB belirtilerin var mı?" gibi sorularla başlayan online psikolojik testler, merak uyandırsa da ciddi riskler taşıyor. Uzmanlar, bu testlerin tanı koymak için yetersiz olduğunu ve bilimsel sonuçlar sunmayabileceğini vurguluyor.

İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte, ruhsal sağlık sorunlarını kendi kendine teşhis etme eğilimi de arttı. Sosyal medyada hızla yayılan ve popülerlik kazanan psikolojik testler, bu eğilimi daha da körüklüyor. Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, bir testin bilimsel kabul edilebilmesi için geçerlik, güvenirlik ve standardizasyon gibi istatistiksel çalışmalardan geçmiş olması gerektiğine dikkat çekiyor. Demirsoy, “Bir testin çok paylaşılması ya da profesyonel görünümde olması onun bilimsel olduğu anlamına gelmez. Geçerlik ve güvenirliği kanıtlanmış testler dahi tek başına tanı koyma aracı değildir. Buna karşın doğru kullanıldığında psikolojik test ve ölçekler tanı ve tedavi sürecinde önemli bir yere sahip.” dedi.

İnternetteki Her Test Bilimsel Değil

Sosyal medyada eğlence veya merak amacıyla hazırlanan popüler testlerin, bilimsel psikolojik ölçeklerden ayrılması gerektiğini belirten Demirsoy, "Güvenirliği kanıtlanmış testler dahi, uzmanın değerlendirmesine ışık tutan tarama araçları olarak çalışır. Tanı sürecinde yalnızca test sonucu değil; belirtilerin çeşidi, süresi, sıklığı, yaşam koşulları, günlük işlevselliğe etkisi ve uzman görüşmesi sırasında gözlenen diğer kriterler de birlikte değerlendirilmelidir." ifadelerini kullandı.

Kendi Kendine Tanı Koymak Riskli

İnternetten yapılan test sonuçlarına bakarak kişinin kendisine depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk, narsisizm veya DEHB gibi tanılar koymasının doğru olmadığını vurgulayan uzmanlar, "Kendi kendine tanı koymaya çalışmak kaygıyı artırabileceği gibi, gerçekten ihtiyaç duyulan profesyonel yardımı ertelemeye de yol açabilir. Testte düşük puan alan bir kişi 'bende bir şey yok' düşüncesiyle yardımı geciktirebilir." uyarısında bulunuyor.

Tanı Süreci Bütüncül Bir Yaklaşım Gerektirir

Online testler, kişinin kendisini daha yakından gözlemlemesi ve yaşadığı sorunlar üzerine düşünmesi açısından farkındalık aracı olarak kullanılabilir. Ancak test sonuçlarına dayanarak teşhis koymaktan veya kişilik etiketleri oluşturmaktan kaçınılmalıdır. Uzun süren yoğun mutsuzluk veya kaygı, uyku ve iştah değişiklikleri, belirgin dikkat ve konsantrasyon güçlüğü gibi durumlarda, online test sonuçlarından bağımsız olarak mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Öz bildirim ölçekleri uzman değerlendirmesi olmadan eksik veya yanıltıcı olabilir. Aynı konuda tekrar tekrar internette araştırma yapma ihtiyacı hisseden kişilerin de profesyonel görüş alması daha doğru bir yaklaşım olur.

Günün Diğer Haberleri