Uzman görüşü: Güvenli kadın arkadaşlıkları ruh sağlığını destekliyor
Klinik Psikolog İpek Erol, kadınlar arasındaki güvene dayalı arkadaşlıkların duyguları ifade etmeyi, stresle baş etmeyi ve psikolojik dayanıklılığı destekleyebildiğini belirtti. Erol, sürekli eleştiri ve kıyaslamanın ise ilişkilerde psikolojik yükü artırabileceği uyarısında bulundu.
Sağlık - 06-08-2026 17:10
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, kadın arkadaşlıklarının ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Erol’a göre yetişkinlik döneminde güven, aidiyet ve duygusal paylaşım gibi ihtiyaçların önemli bir bölümü arkadaşlık ilişkileri aracılığıyla karşılanıyor.
Kadınların birbirleriyle kurduğu arkadaşlıkların, duyguların ifade edilmesi ve zor yaşam olaylarıyla baş edilmesi açısından önemli bir destek alanı oluşturabildiğini belirten Erol, ilişkilerin niteliğinin ruh sağlığı üzerindeki etkide belirleyici olduğunu ifade etti.
Güvenilir arkadaşlıklar stresle baş etmeyi kolaylaştırıyor
Psikolojik sağlamlığın yalnızca bireysel özelliklerden oluşmadığını belirten Erol, kişinin çevresinden aldığı sosyal desteğin de önemli bir rol oynadığını söyledi. Empatik dinleme, karşılıklı duygusal paylaşım ve onaylanma hissinin yoğun stres dönemlerinde koruyucu bir işlev üstlenebileceğini kaydetti.
Yaşanan bir olayı güvenilen biriyle konuşmanın, zihinde tekrarlanan düşünceleri düzenlemeye ve duyguları daha iyi anlamlandırmaya yardımcı olabileceğini aktaran Erol, güçlü sosyal desteğe sahip kişilerin kriz dönemlerinde daha esnek baş etme stratejileri geliştirebildiğini belirtti.
Erol, güven duyulan bir arkadaşın kişinin yaşadığı yükü paylaşmasını kolaylaştırdığını ve yalnızlık hissini azaltabildiğini ifade etti. Güvenli sosyal etkileşimlerin, kişinin kendisini daha sakin ve güvende hissetmesine katkı sağlayabileceğini de sözlerine ekledi.
Her arkadaşlık ruh sağlığına iyi gelmeyebilir
Her arkadaşlık ilişkisinin aynı sonucu doğurmadığına dikkat çeken Erol, sürekli eleştirilen, küçümsenen veya değersiz hissettirilen kişilerin psikolojik yükünün artabileceğini söyledi.
Erol, “Koruyucu olan unsur, ilişkinin varlığı kadar niteliğidir” değerlendirmesinde bulundu. Yetişkinlik döneminde iş, aile ve diğer sorumluluklar nedeniyle yeni insanlarla tanışma fırsatlarının azalabildiğini belirten Erol, geçmişte yaşanan hayal kırıklıkları ve güven ihlallerinin de yeni ilişkiler kurmayı zorlaştırabileceğini aktardı.
Buna karşın yetişkinlikte kurulan arkadaşlıkların daha yavaş gelişse de çoğu zaman daha derin ve kalıcı olabildiğini ifade etti.
Sosyal medya kıyaslamayı daha görünür hale getiriyor
İnsanların kendi yeterliliklerini değerlendirmek için çevrelerindeki kişilerle karşılaştırma yapmasının doğal bir eğilim olduğunu belirten Erol, öz değerin büyük ölçüde dış onaya bağlanması halinde kıyaslamanın yoğunlaşabileceğini söyledi.
Kadınların toplum tarafından görünüş, gençlik, annelik, kariyer, ilişki durumu ve bakım verme rolleri üzerinden değerlendirilebildiğini hatırlatan Erol, başarı ölçütlerinin rekabetçi biçimde sunulmasının kadınlarda sürekli bir yarış içinde olma hissi oluşturabileceğini dile getirdi.
Sosyal medyada çoğunlukla seçilmiş başarı hikâyeleri ve idealize edilmiş yaşamların görülmesinin bu karşılaştırmaları daha da görünür kıldığını belirten Erol, yoğun kıyaslamanın değersizlik, yetersizlik ve reddedilme korkusuyla bağlantılı olabileceğini ifade etti.
Bir başkasının başarısının tehdit gibi algılanması durumunda asıl sorunun çoğu zaman diğer kişinin başarısından değil, kişinin kendi benlik değerini nasıl deneyimlediğinden kaynaklandığını kaydetti.
Sağlıklı ilişkilerde destek kadar sınırlar da önemli
Güvenli arkadaşlıkların rekabetten çok iş birliğini desteklediğini vurgulayan Erol, empati, karşılıklı destek ve birlikte gelişebilme kapasitesinin kadın arkadaşlıklarının ruh sağlığı üzerindeki en güçlü etkileri arasında yer aldığını söyledi.
Yakın arkadaşlıkların önemli bir destek kaynağı olduğunu belirten Erol, ancak her ilişkinin taşıyabileceği duygusal yükün farklı olduğuna dikkat çekti. Sürekli aynı sorunların konuşulmasının arkadaşın duygusal kapasitesini zorlayabileceğini ve ilişkinin dengesini bozabileceğini ifade eden Erol, sağlıklı arkadaşlıklarda karşılıklı desteğin yanı sıra karşılıklı sınırların da bulunması gerektiğini kaydetti.
Arkadaşlık ve psikoterapi aynı şey değil
Arkadaşlık ilişkileri ile psikoterapinin farklı ihtiyaçlara hizmet ettiğini vurgulayan Erol, arkadaşın yaşamın içinde eşlik eden kişi, psikoloğun ise bilimsel bilgi ve etik çerçeve içinde ruhsal süreçlere destek olan uzman olduğunu belirtti.
Erol, yoğun kaygı, depresyon, travma belirtileri, günlük işlevlerde belirgin kayıp veya intihar düşünceleri gibi durumlarda profesyonel destek alınmasının önemli olduğunu ifade etti.