İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bölgede 15. gününe giren topyekûn savaşın ortasında stratejik bir hamle yaparak Hürmüz Boğazı’nın statüsüne dair son noktayı koydu. Arakçi, boğazın uluslararası ticarete tamamen kapatılmadığını ancak "düşman" olarak nitelendirdikleri ABD ve İsrail’e ait tanker ile gemilerin geçişine kesinlikle izin verilmeyeceğini duyurdu. Bu hamle, küresel petrol arzının %20'sinin geçtiği bu kritik su yolunda "seçici blokaj" döneminin başladığını gösteriyor.
"Düşmanlarımıza ve Müttefiklerine Kapalı"
Arakçi, boğazın mevcut durumuyla ilgili tartışmalara açıklık getirerek, İran’ın deniz hakimiyetini bir silah olarak kullanmaya devam edeceğini belirtti. Bakan, "Hürmüz Boğazı açık ancak düşmanlarımızın ve müttefiklerinin tankerlerine ve gemilerine kapalıdır" diyerek sadece doğrudan hedefteki ülkeleri değil, onlara lojistik destek sağlayan aktörleri de uyardı. Bu açıklama, İran Devrim Muhafızları’nın daha önce yaptığı "boğazdan geçmeye çalışan düşman gemileri vurulacaktır" tehdidini resmileştirmiş oldu.
Hark Adası ve "HIMARS" Suçlaması
İran’ın en büyük petrol ihraç limanı olan Hark Adası’na yönelik son saldırılara da değinen Arakçi, komşu Körfez ülkelerine yönelik sitem dolu bir dil kullandı. ABD’nin bölgedeki komşu ülkeleri birer sıçrama tahtası olarak kullandığını iddia eden Bakan, şu çarpıcı detayları paylaştı:
Fırlatma Noktaları: Hark Adası’na yapılan saldırıların komşu ülkelerin topraklarından gerçekleştirildiği tespit edildi.
HIMARS Füzeleri: ABD’nin, komşu ülkelerdeki üslerinden İran topraklarına HIMARS füzeleri fırlattığı savunuldu.
Egemenlik İhlali: Arakçi, bu durumun hem İran’ın egemenliğine hem de iyi komşuluk ilişkilerine aykırı olduğunu belirtti.
Misilleme Mesajı: "Nüfuslu Bölgeler Hedefimiz Değil"
Arakçi, İsrail ve ABD saldırılarına verilecek yanıtların yolda olduğunu ancak İran’ın askeri ahlak çerçevesinde hareket edeceğini söyledi. Savaşın bir süre daha devam edeceği sinyalini veren Bakan, "Bu saldırılara kesinlikle karşılık vereceğiz, ancak yoğun nüfuslu yerleri hedef almamaya azami özen göstereceğiz" dedi. Bu açıklama, İran'ın misillemelerini daha çok stratejik askeri üsler ve ekonomik merkezler (Dubai'deki Citibank saldırısı gibi) üzerine yoğunlaştıracağı şeklinde yorumlandı.
Bölgesel İstikrarsızlık ve Küresel Enerji Krizi
Hürmüz Boğazı’ndaki bu "hibrit kapatma" kararı, küresel enerji piyasalarında büyük bir paniğe yol açmış durumda. Sigorta şirketlerinin Körfez’deki gemiler için poliçelerini iptal etmesi ve büyük nakliye firmalarının rotalarını Ümit Burnu’na çevirmesi, lojistik maliyetlerini rekor seviyelere çıkardı. Arakçi’nin açıklamaları, diplomatik bir çözümden ziyade sahadaki gerilimin "kontrollü bir tırmanışla" devam edeceğini teyit ediyor.
Özetle; İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'nın sadece ABD ve İsrail gemilerine kapatıldığını ilan etmiş; Hark Adası'na yönelik saldırıların komşu ülkelerden fırlatılan HIMARS füzeleriyle yapıldığını savunmuştur. İran'ın misilleme yapacağını ancak sivil yerleşim yerlerinden kaçınacağını vurgulayan Arakçi, bölgedeki "finansal ve askeri savaşın" yeni kurallarını belirlemiştir.
