ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı İran operasyonunda 26. gün geride kalırken, Washington’un bölgeye 10 bin ek asker sevk etmesi ve eş zamanlı olarak 15 maddelik bir "teslimiyet" anlaşmasını masaya sürmesi gerilimi zirveye taşıdı. Diplomasi ve topyekûn kara savaşı arasındaki ince çizgide bekleyen Orta Doğu, tarihin en kritik eşiklerinden birinden geçiyor.

Orta Doğu’da bir aydır süregelen askeri hareketlilik, ABD ordusunun bölgedeki varlığını 60 binin üzerine çıkarma kararıyla yeni bir boyuta evrildi. 25 Mart 2026 itibarıyla gelen raporlar, Washington yönetiminin bir yandan İran’ı nükleer kapasitesinden tamamen arındıracak 15 maddelik bir "ateşkes taslağı" üzerinde çalıştığını, diğer yandan ise en seçkin birliklerini olası bir kara harekâtı için mevzilendirdiğini gösteriyor. 82. Hava İndirme Tümeni’ne bağlı binlerce askerin stratejik adalara yönelik operasyon hazırlığı, bölgedeki "barış" söylemlerinin askeri yığınakla çeliştiği yorumlarını beraberinde getiriyor.

15 Maddelik "Büyük Anlaşma" Taslağında Neler Var?

İsrail basınından sızan ve diplomatik kaynaklarca doğrulanan 15 maddelik anlaşma taslağı, Tahran için "tam kapasiteli bir geri çekilme" şartı sunuyor. Pakistan aracılığıyla iletildiği öne sürülen bu planda, yaptırımların kaldırılması karşılığında İran’ın nükleer programının tamamen imha edilmesi talep ediliyor. Taslak metinde; Natanz, İsfahan ve Fordow’daki nükleer tesislerin devre dışı bırakılması, zenginleştirilmiş uranyumun UAEA’ya teslimi ve Hürmüz Boğazı’nın koşulsuz şartsız açık tutulması gibi hayati maddeler yer alıyor. ABD ayrıca, İran’ın bölgedeki milis gruplara desteğini kesmesini ve balistik füze programını yalnızca savunma amacıyla sınırlandırmasını şart koşuyor.

82. Hava İndirme Tümeni ve "Acil Müdahale" Sevkiyatı

Diplomatik girişimlerin gölgesinde, Pentagon’un 82. Hava İndirme Tümeni’nden yaklaşık 3 bin seçkin askeri Orta Doğu’ya sevk etmeye hazırlanması savaşın rengini değiştirdi. "Acil Müdahale Gücü" olarak bilinen bu birliğin; İran’ın petrol ihracatının kalbi olan Hark Adası veya stratejik Keşm Adası’na yönelik bir "havadan indirme" operasyonunda görev alabileceği iddia ediliyor. Bölgeye gönderilen zırhlı araçlar, savaş uçakları ve helikopter destekli 10 bin yeni askerin, mevcut 50 bin kişilik güce eklenmesi, Washington'ın masadaki teklif reddedilirse askeri seçeneği derhal devreye sokacağını gösteriyor.

İran’ın Güven Sorunu ve Pakistan’daki Kritik Zirve

Tahran yönetimi, Donald Trump liderliğindeki Beyaz Saray’a olan güvensizliğini açıkça dile getirerek müzakerelerin Başkan Yardımcısı J.D. Vance üzerinden yürütülmesini talep ediyor. Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın arabuluculuk çabaları devam ederken, görüşmelerin bu hafta Pakistan’da gerçekleşebileceği konuşuluyor. Ancak İran Devrim Muhafızları’ndan gelen "Yenilginizin adını anlaşma koymayın" çıkışı, sahadaki askeri direncin diplomasi masasına sert bir şekilde yansıyacağının sinyalini veriyor. Bölgedeki enerji altyapısının "geri dönüşsüz şekilde yok edilebileceği" uyarısı yapan İran, herhangi bir kara operasyonuna tüm gücüyle karşılık vereceğini vurguluyor.