Türkiye'nin gıda ve sanayi merkezi Karaman'da yaklaşık 40 yıl önce temelleri atılan ve bir dönem bisküvi devlerinden Ülker ile ortaklık yaparak adından söz ettiren Modern Çikolata, ekonomik fırtınaya direnerek sürdürdüğü hayatta kalma mücadelesini kaybetti. Geçen yıl girdiği finansal darboğazı aşamayan ve konkordato ilan eden şirket için mahkemeden iflas kararı çıktı. 3 binden fazla çalışanıyla bölge ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan şirketin çöküşü, iş dünyasında büyük üzüntüyle karşılandı.
Üretim Kapasitesiyle Devlerin Arasındaydı
Modern Çikolata, sadece bir yerel işletme değil, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları listesinde (İSO 500) kendine yer bulmuş bir devdi. Şirketin üretim gücü ve pazardaki konumu şu şekilde özetleniyordu:
-
Üretim Gücü: Yıllık 140 bin ton üretim kapasitesine sahipti.
-
Ürün Çeşitliliği: Bisküvi, çikolata, kek ve kraker gibi 7 ana kategoride 300'den fazla ürün çeşidiyle piyasada yer alıyordu.
-
İhracat Ağı: Sadece iç piyasada değil, Orta Doğu ve Balkanlar başta olmak üzere pek çok bölge ülkesine ciddi oranda ihracat gerçekleştiriyordu.
Ülker Ortaklığı ve Özel Üretim Stratejisi
Şirketin tarihindeki en parlak dönemlerden biri, sektörün amiral gemisi Ülker ile yaptığı ortaklıktı. Bu iş birliği sayesinde hem teknolojik altyapısını güçlendirmiş hem de kalite standartlarını uluslararası düzeye çıkarmıştı. Ayrıca Türkiye'deki büyük market zincirleri için gerçekleştirdiği "private label" (özel markalı ürün) üretimiyle, milyonlarca evin mutfağına girmişti.
İflasa Giden Sancılı Süreç
2023 yılında Karaman'da Kurumlar Vergisi listesinde 7. sırada yer alan ve mali yapısı güçlü görünen şirketin neden çöktüğü ise ekonomi kulislerinde tartışılıyor. Artan hammadde maliyetleri, enerji giderlerindeki yükseliş ve finansmana erişimdeki zorluklar, 3 bin çalışanı olan bu devi dize getirdi. Geçen yıl mahkeme korumasına girerek alınan konkordato kararı, şirketin borçlarını yapılandırmasına yetmedi.
Modern Çikolata'nın iflası, sadece bir fabrikanın kapanması değil, Karaman'daki yan sanayi ve binlerce ailenin geçim kaynağının da sarsılması anlamına geliyor. Şirketin tesislerinin ve markasının akıbetinin ne olacağı ise önümüzdeki günlerde yapılacak tasfiye süreciyle netlik kazanacak.
