Orta Doğu’da "medeniyetlerin yok oluşu" tehditlerinin havada uçuştuğu en karanlık gecede, diplomatik bir mucize gerçekleşti. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması için verdiği sürenin dolmasına yalnızca 1,5 saat kala, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in arabuluculuk çağrısına yanıt vererek İran ile iki haftalık geçici ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Şartlı olarak ilan edilen bu karar, bölgeyi büyük bir yıkımın eşiğinden çekip aldı.
Türkiye saatiyle 03.00’te sona erecek olan ültimatom süreci, tüm dünyanın kilitlendiği bir gerilim hattına dönüşmüştü. Trump'ın "Bu gece bir medeniyet ölecek" sözlerinin ardından gelen bu geri adım, diplomasinin hala bir çıkış yolu sunduğuna dair umutları yeşertti. Pakistan’ın üst düzey askeri ve siyasi liderliğiyle yaptığı görüşmelerin ardından konuşan Trump, saldırıları askıya almak için tek bir şart öne sürdü: Hürmüz Boğazı’nın derhal açılması.
Trump’tan Şartlı "Dur" Kararı: Hürmüz Boğazı Açılacak
Başkan Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Mareşal Asım Münir ile yürüttüğü temasların ardından "yıkıcı gücü" durdurmaya karar verdiğini belirtti. Trump’ın ateşkes için sunduğu çerçeve şu şekilde şekillendi:
"İran İslam Cumhuriyeti'nin Hürmüz Boğazı'nı tam, derhal ve güvenli bir şekilde açmayı kabul etmesi şartıyla; İran'a yönelik bombalama ve saldırıları iki hafta süreyle askıya almayı kabul ediyorum. Bu, çift taraflı bir ateşkes olacaktır!"
"Askeri Hedeflerimize Ulaştık, Barışa Çok Yakınız"
Saldırıların askıya alınmasını sadece bir insani ara olarak nitelendirmeyen Trump, ABD’nin sahada istediği sonuçları aldığını iddia etti. Tüm askeri hedeflere ulaşıldığını hatta bu hedeflerin aşıldığını savunan ABD Başkanı, İran ile uzun vadeli barış konusunda 10 maddelik bir teklif aldıklarını ve bu teklifin müzakere edilebilir bir temel oluşturduğunu ifade etti. Trump, iki haftalık sürenin nihai anlaşmanın tamamlanması için bir fırsat penceresi olduğunu vurguladı.
Pakistan’ın Kritik Rolü ve Şahbaz Şerif’in Çağrısı
Krizin çözümünde kilit rol oynayan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, hem Trump’a hem de İran yönetimine samimi bir çağrıda bulundu. Diplomasinin somut sonuçlar verme potansiyeline sahip olduğunu belirten Şerif, "Başkan Trump'tan süreyi iki hafta uzatmasını, İranlı kardeşlerimizden ise bir iyi niyet göstergesi olarak Hürmüz Boğazı'nı açmalarını rica ediyorum" dedi. Şerif, bölgedeki tüm çatışan tarafların bu iki haftalık süreci silahların kesin olarak susması için bir şans olarak görmesi gerektiğini dile getirdi.
Restleşmelerden Ateşkes Masasına
Gecenin ilk saatlerinde tansiyon oldukça yüksekti. Beyaz Saray her ne kadar nükleer silah kullanılmayacağını açıklasa da, Trump’ın "bir medeniyetin sonu"na dair ifadeleri soykırım tehdidi olarak yorumlanmıştı. İran Devrim Muhafızları ise "kırmızı çizgiler aşılırsa yanıtımız bölgenin ötesine geçer" diyerek rest çekmiş ve tüm diplomatik yolların kapandığını ilan etmişti.
Ancak son dakika gelişmesiyle birlikte, 8 Nisan Çarşamba sabahı itibarıyla Orta Doğu’da silahların susması ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışının yeniden başlaması bekleniyor. İki haftalık bu kritik süreçte tarafların masada nasıl bir uzlaşı sağlayacağı, dünya ekonomisi ve küresel barış için belirleyici olacak.
