Şarj tüketimi 90 bin megavatsaat sınırına dayandı

Türkiye’de elektrikli otomobillerin yaygınlaşması, şarj hizmetlerine olan talebi de artırıyor. Temmuz ayında elektrikli araçların şarjı için tüketilen toplam elektrik miktarı 89 bin 947 megavatsaat olarak kayıtlara geçti.
 
Bu rakam, Türkiye’de elektrikli araç şarjı için bir ayda kullanılan en yüksek elektrik miktarı oldu. Geçen yılın temmuz ayında 45 bin 605 megavatsaat seviyesinde bulunan tüketim, bir yıllık dönemde yaklaşık yüzde 97 arttı. Haziran ayına göre artış ise yüzde 24 olarak hesaplandı.
 

Bir ayda 3,33 milyon şarj işlemi yapıldı

Temmuz ayında ülke genelindeki şarj istasyonlarında yaklaşık 3,33 milyon işlem gerçekleştirildi. Bu sayı, elektrikli araç kullanıcılarının şarj altyapısını günlük ulaşımın yanı sıra şehirler arası yolculuklarda da daha fazla kullanmaya başladığını gösteriyor.
 
Şarj talebindeki yükseliş, yalnızca araç sayısındaki artıştan kaynaklanmıyor. Kullanıcıların hızlı şarj noktalarına yönelmesi ve elektrikli araçların kullanım alanının genişlemesi de toplam tüketimdeki artışta etkili oluyor.
 

Hızlı şarj noktaları tüketimde öne çıktı

Temmuz sonu itibarıyla Türkiye’deki toplam şarj noktası sayısı 46 bin 665’e ulaştı. Bu ağın 26 bin 204’ünü AC, 20 bin 461’ini ise daha yüksek güçle çalışan DC şarj noktaları oluşturdu.
 
DC noktalar toplam şarj ağının yaklaşık yüzde 44’ünü meydana getirmesine rağmen, temmuz ayındaki elektrik tüketiminin yüzde 84,94’ü bu istasyonlarda gerçekleşti. Şarj işlemlerinin yüzde 79,08’i de DC noktalarında yapıldı.
 
Bu tablo, hızlı şarj istasyonlarının sayıca ağın yarısından azını oluşturmasına karşın kullanıcıların zaman tasarrufu amacıyla bu noktaları daha yoğun tercih ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle uzun yolculuklarda bekleme süresinin azalması, DC istasyonların kullanımını artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
 

Elektrikli araç sayısı 465 bine yaklaştı

Türkiye’deki elektrikli araç sayısı da temmuz sonunda 464 bin 873’e çıktı. Haziran sonunda 450 bin 38 olan araç sayısı, bir ayda 14 bin 835 adet arttı.
 
Araç parkındaki büyüme, şarj altyapısının genişletilmesini de zorunlu hale getiriyor. Kullanıcı sayısı arttıkça özellikle yoğun nüfuslu şehirlerde, otoyol güzergâhlarında ve alışveriş alanlarında yeni şarj noktalarına duyulan ihtiyaç yükseliyor.
 

Şarj ağı iki buçuk yılda dört kata yaklaştı

Türkiye’nin şarj altyapısındaki büyüme, son yıllarda hız kazandı. 2024 yılının başında 12 bin 84 olan toplam şarj noktası sayısı, 2025’in başında 26 bin 462’ye yükseldi. Temmuz 2026 sonunda ise bu sayı 46 bin 665’e ulaştı.
 
Kısa sayılabilecek bir dönemde gerçekleşen bu artış, elektrikli araç pazarının yalnızca otomobil satışlarından ibaret olmadığını gösteriyor. Şarj hizmeti sunan şirketlerin yatırımları, enerji altyapısı ve istasyonların konumlandırılması da otomotiv sektöründeki dönüşümün önemli parçaları haline geliyor.
 

Şarj tüketimi beş büyükşehirde yoğunlaştı

Elektrikli araç şarjında en yüksek tüketim büyükşehirlerde gerçekleşti. Temmuz ayında İstanbul, ülke genelindeki toplam şarj tüketiminin yaklaşık yüzde 23’ünü tek başına karşıladı.
 
İstanbul’un ardından Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya öne çıktı. Bu beş şehirde elektrikli araçların şarjı için yaklaşık 45 bin 311 megavatsaat elektrik kullanıldı. Böylece söz konusu kentlerin toplam tüketimdeki payı yüzde 50’nin üzerine çıktı.
 
Veriler, elektrikli araç kullanımının nüfusun ve araç trafiğinin yoğun olduğu merkezlerde daha hızlı büyüdüğünü ortaya koyuyor. Büyükşehirlerdeki yoğunluk, yeni şarj yatırımlarının hangi bölgelerde öncelik kazanabileceğine ilişkin önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
 

Yeşil şarj istasyonlarının payı arttı

Temmuz ayında gerçekleştirilen yaklaşık 3,33 milyon şarj işleminin yüzde 65’i YEK-G belgeli yeşil şarj istasyonlarında yapıldı. Bu oran, elektrikli ulaşım ile yenilenebilir enerji kullanımının aynı altyapıda buluşmaya başladığını gösteriyor.
 
Yeşil şarj istasyonlarının yaygınlaşması, elektrikli araçların çevresel avantajının güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. Araçların elektrikle çalışması kadar, kullanılan elektriğin hangi kaynaklardan üretildiği de ulaşımın toplam çevresel etkisini belirleyen unsurlar arasında bulunuyor.
 

Kullanıcılar istasyon bilgilerine uygulamadan ulaşabiliyor

Elektrikli araç sahipleri, şarj istasyonlarının konumlarını ve teknik özelliklerini dijital uygulamalar üzerinden takip edebiliyor. İstasyonların şarj tipi, soket sayısı, güç kapasitesi, ödeme seçenekleri ve anlık uygunluk durumu gibi bilgiler, kullanıcıların yolculuk öncesi planlama yapmasına yardımcı oluyor.
 
Şarj altyapısının büyümesiyle birlikte kullanıcı deneyiminin de geliştirilmesi bekleniyor. İstasyon sayısının artması kadar, noktaların erişilebilir olması, arızaların hızlı giderilmesi ve yoğun saatlerde bekleme sürelerinin azaltılması da sektörün önündeki önemli başlıklar arasında yer alıyor.
 

Otomotivde dönüşüm altyapıyla birlikte ilerliyor

Temmuz verileri, Türkiye’de elektrikli araçların artık otomotiv pazarının daha görünür bir parçası haline geldiğini ortaya koydu. Araç sayısındaki yükseliş, şarj tüketimindeki rekor ve DC istasyonların yoğun kullanımı, dönüşümün hem tüketici hem de altyapı tarafında birlikte ilerlediğini gösteriyor.
 
Önümüzdeki dönemde araç sayısındaki artışın şarj ağına nasıl yansıyacağı, yeni istasyon yatırımları ve enerji talebinin yönetimiyle daha yakından izlenecek. Elektrikli ulaşımın yaygınlaşmasında otomobil teknolojisi kadar, kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap veren güçlü ve sürdürülebilir bir şarj ağı da belirleyici olacak.