Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son 10 gün içerisinde Türk hava sahasını üçüncü kez ihlal eden ve Milli Savunma Bakanlığı unsurlarınca imha edilen İran kaynaklı balistik mühimmatla ilgili sessizliğini bozdu. İstanbul'da düzenlenen Milli İrade İftarı programında konuşan Erdoğan, Türkiye'nin sınır güvenliği ve bölgesel ateş çemberi karşısındaki net tavrını ortaya koydu. Hava sahasına yönelik her türlü tehdit ve tacizin anında bertaraf edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, Türkiye'yi bölgesel bir çatışmanın içine çekmek isteyen odaklara karşı "dikkatliyiz" mesajı verdi.
"Ülkemizi Savaşın İçine Çekmek İsteyenlere Karşı Teyakkuzdayız"
İran'dan ateşlenen ve Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO ve TSK unsurlarınca etkisiz hale getirilen üçüncü füze vakasının ardından yapılan açıklamada, stratejik bir sağduyu vurgusu öne çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin içinden geçtiği zorlu süreçte Türkiye'nin bir savaş batağına çekilmeye çalışıldığını ifade ederek, bu tuzaklara karşı kadim devlet aklıyla hareket ettiklerini belirtti.
Erdoğan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bilhassa bölgemizin içinde bulunduğu konjonktürde hem kardeşliğimizi güçlendirmeye hem de sağduyuyu korumaya ihtiyacımız var. Biz hükümet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyoruz."
Hava Sahasında Tavizsiz Savunma
Dün gece yaşanan hava sahası ihlali ve ardından gelen başarılı imha operasyonuna değinen Erdoğan, Türkiye'nin savunma kapasitesinin her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu hatırlattı. Milli güvenliği tehdit eden unsurların hangi kaynaktan gelirse gelsin önleneceğini belirten Cumhurbaşkanı, halkı da mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı uyardı.
Türkiye'nin hava savunma gücünün ve kriz yönetimi tecrübesinin en büyük kılavuzları olduğunu söyleyen Erdoğan, "Dün gece olduğu gibi, hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde bulunuyoruz. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir" dedi. Bu açıklama, sınır hattındaki füze savunma sistemlerinin en üst seviyede çalışmaya devam edeceği şeklinde yorumlandı.
Gazze Mezalimi ve Küresel Vicdan Tutulması
Konuşmasında sadece füze krizine değil, İslam coğrafyasındaki genel acılara da geniş yer ayıran Erdoğan, özellikle Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti. 10 Ekim'den bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 640'ı bulduğunu hatırlatan Erdoğan, dünyanın bu tabloya sessiz kalmasını "vicdan tutulması" olarak nitelendirdi.
Çocukların ve kadınların hedef alındığı bir dünyada hiçbir şeyin normal olamayacağını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar? Henüz altı yaşındaki kız çocuklarının 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyada, sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmiyor Gazzeli çocuklar."
"İnsanlığın Vicdanı Olmaya Devam Edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'den Gazze'ye, Arakan'dan Afrika'ya kadar tüm mazlumların sesi olma misyonunu sürdüreceğini ifade etti. Milli irade vurgusu yapan Erdoğan, milletin desteğiyle Türkiye'nin bir "çoban ateşi" gibi mazlumların yüreğini ısıttığını belirtti. Sınır güvenliğini korurken aynı zamanda insani yardımları ve diplomatik baskıyı da sürdüreceklerini kaydeden Erdoğan, "Tek yürek, tek bilek olarak mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
Özetle, Cumhurbaşkanı Erdoğan İran'dan ateşlenen 3. füzenin imha edilmesiyle ilgili Türkiye'nin tüm tehditleri engelleyecek güçte olduğunu belirtmiş; ülkeyi savaş içine çekmek isteyen tahriklere karşı sağduyu çağrısı yapmıştır. Aynı zamanda Gazze'deki can kaybının 640'a ulaştığını belirterek küresel sessizliği eleştirmiştir.
","url":""}]
