Türk sinemasının "Dört Yapraklı Yonca"sından biri olan, canlandırdığı güçlü kadın karakterleriyle milyonların sevgisini kazanan usta sanatçı Fatma Girik'in vefatının ardından başlayan hukuk mücadelesi karara bağlandı. Sanatçının kardeşi Günay Girik tarafından açılan "vasiyetnamenin iptali" davası, mahkemenin vasiyeti hukuken geçerli bulmasıyla reddedildi. Bu karar, usta oyuncunun son arzusunun ve iradesinin yargı eliyle tescillenmesi anlamına geliyor.

Hukuk Mücadelesinin Perde Arkası

24 Ocak 2022 tarihinde, 79 yaşında aramızdan ayrılan Fatma Girik, vasiyetini 2018 yılında hazırlamıştı. Sanatçı bu belgede; mirasını yeğeni Fatma Ahu Turanlı ve kız kardeşi Müyesser Girik arasında eşit paylaştırmış, ayrıca evindeki yardımcılarından koruyucu aileliğini üstlendiği Ahu Aşkar’a kadar toplam beş kişiye de çeşitli miktarlarda nakdi miras bırakmıştı.

Ancak sanatçının kardeşi Günay Girik, vasiyetnamenin imzalandığı dönemde ablasının akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia ederek yargıya başvurmuştu. Bu iddia, sadece bir mal paylaşımı tartışması değil, aynı zamanda Fatma Girik’in son yıllardaki zihinsel durumu üzerine bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Adli Tıp Kurumu Oy Birliğiyle Onayladı

Davanın en kritik aşaması, Fatma Girik’in fiil ehliyetinin olup olmadığının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi oldu. Uzmanlar tarafından yapılan detaylı incelemeler sonucunda hazırlanan rapor, tartışmalara son verecek netlikteydi. Adli Tıp Kurumu, Fatma Girik’in vasiyetname tarihi olan 26 Ekim 2018’de hukuki işlem yapma ehliyetine sahip olduğunu, yani akıl sağlığının yerinde olduğunu oy birliğiyle mütalaa etti.

Mahkeme Kararı ve "İradeye Saygı" Vurgusu

Bodrum 6'ncı Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın 12'nci duruşmasında hakim, Adli Tıp raporunu ve toplanan delilleri dikkate alarak davanın reddine karar verdi. Bu kararla birlikte Fatma Girik’in 2018 yılında imza altına aldığı vasiyetname resmen kesinleşmiş oldu.

Karar sonrası Ahu Turanlı ve Müyesser Girik’in avukatları Sabit Emekdar ve Eylem Pektaş tarafından yapılan ortak açıklamada, sürecin bir "miras kavgası" olarak yansıtılmasından duyulan rahatsızlık dile getirildi. Avukatlar, davanın aslında bir "iradeye saygı meselesi" olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandılar:

"Günay Girik'in kendi maddi menfaatleri uğruna, milyonların gönlünde taht kurmuş Fatma Girik'in aziz hatırasını 'akıl sağlığı yerinde değil' iddiasıyla lekeleme girişimi boşa çıkmıştır. Mahkeme, merhumenin özgür iradesini teyit ederek bu çirkin iddiaların mesnetsiz olduğunu tescillemiştir."

İtibar Suikastına Karşı Yasal Önlem

Savunma tarafı, medyadaki "miras krizi" haberlerinin aksine ortada bir kavganın değil, bir vasiyetin uygulanma sürecinin olduğunu vurguladı. Avukatlar, Fatma Girik’in hatırasına yönelik "itibar suikastı" yapmaya çalışanlara karşı tüm yasal haklarını saklı tuttuklarını belirterek, bundan sonraki sürecin vasiyetin yasal sonuçlarının uygulanması şeklinde ilerleyeceğini duyurdu.

Yeşilçam'ın "Erkek Fatma"sı, toplumsal duyarlılığı ve dik duruşuyla bilinen usta sanatçı, bu mahkeme kararıyla birlikte son yolculuğuna uğurlandığı Bodrum’da, hayat arkadaşı Memduh Ün’ün yanında artık huzurla uyuyacak. Mahkemenin kararı, bir efsanenin veda ederken bıraktığı son kelimelerin, hukuken de tartışılamaz olduğunu kanıtlamış oldu.