Türkiye’de temel hak ve özgürlüklerin en önemli sütunlarından biri olan ifade özgürlüğüne ilişkin yargı bilançosu, ulusal ve uluslararası mahkemelerin verileriyle sarsıcı bir tabloyu gözler önüne serdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından açıklanan istatistikler, Türkiye’nin ifade özgürlüğü alanında verdiği hukuk sınavındaki kayıpları açıkça gösteriyor.
AİHM Verileri: 23 Yılda 432 Mahkûmiyet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2002-2025 yıllarını kapsayan dönemine ait verilerine göre, Türkiye hakkında ifade özgürlüğü ihlali gerekçesiyle toplam 432 karar verildi. Söz konusu ihlal kararları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifade özgürlüğünü düzenleyen ve güvence altına alan 10. maddesi kapsamında verildi.
AİHS’nin 10. maddesi; herkesin kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın kanaat sahibi olma, haber ve görüş alma, bunları açıklama ve yayma özgürlüğünü esas alıyor. Ancak AİHM’in 23 yıllık bu dökümü, Türkiye’nin bu maddeyi uygulama konusunda ciddi engellerle karşılaştığını kanıtlıyor.
AYM Bilançosu: 5 Bine Yakın İhlal Kararı
Ulusal düzeyde bireysel başvuru hakkının tanınmasıyla birlikte Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iş yükü ve verdiği kararlar da dikkat çekici boyutlara ulaştı. AYM verilerine göre, bireysel başvuruların kabul edildiği Eylül 2012 tarihinden Mart 2026 dönemine kadar geçen sürede toplam 4 bin 896 ifade özgürlüğü ihlali kararı alındı. Bu rakam, yerel mahkemelerin ifade özgürlüğü konusundaki kararlarının en üst yargı mercii tarafından büyük oranda "hak ihlali" olarak nitelendirildiğini gösteriyor.
En Yüksek İhlal Sayısı 2018 Yılında Kaydedildi
AİHM verilerinin yıllara göre dağılımı incelendiğinde, ihlal kararlarının belli dönemlerde yoğunlaştığı görülüyor. Kaydedilen en yüksek ihlal sayısı 40 karar ile 2018 yılında gerçekleşti. Diğer yüksek seyreden yıllar ise şu şekilde sıralandı:
-
2018: 40 ihlal kararı
-
2005: 39 ihlal kararı
-
2019: 35 ihlal kararı
Dönemsel Dağılım: 2018-2022 Arası Zirve Yaptı
Kararların beşer yıllık dönemler halindeki dağılımı, Türkiye’deki hukuk ikliminin değişimini de yansıtıyor. Özellikle son yıllardaki artış dikkat çekiyor:
-
2003-2007 arası: 126 karar
-
2008-2012 arası: 65 karar
-
2013-2017 arası: 66 karar
-
2018-2022 arası: 145 karar
-
2023-2025 arası: 30 karar
Bu veriler, özellikle 2018-2022 döneminin Türkiye tarihinde ifade özgürlüğü ihlallerinin tavan yaptığı süreç olduğunu belgeliyor. Hukukçular, bu ağır tablonun düzelmesi için yargı bağımsızlığının tesisi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi normlarına tam uyum sağlanması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.
