Türk sinemasının usta ismi İlyas Salman, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası’nı takip etmek üzere Silivri’deydi. Adliye önünde ve duruşma salonunda yaşananlara dair sert ve felsefi bir değerlendirme yapan Salman, Türkiye’nin mevcut siyasi iklimini ve yargı sürecini eleştirdi.

"Beyninde Hücre Olmasın Yeter"

Kendisini hapishane ile korkutmaya çalışanlara şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’in dizeleriyle yanıt veren Salman, özgürlüğün mekandan ziyade zihinde başladığını vurguladı:

"Silivri küçük hapishane, Türkiye büyük hapishane, hangisinde yatarsan yat yeter ki beyninde hücre olmasın. Hapishane seni yapan kör olsun; büyüğü mü küçüğü mü fark etmez."

"Aslında Sağ Kendi Kendini Yargılıyor"

Davanın ideolojik kökenlerine inen Salman, sağ ve sol kavramlarının 1789 Fransız İhtilali’ndeki çıkış noktalarını hatırlatarak mevcut yargılamayı ilginç bir bakış açısıyla yorumladı: "Parlamentonun sağına monarşi yanlıları ve derebeyleri, soluna ise emekçiler ve işçiler oturur. Ben burada sağa oy verenleri değil, bilinçli sağcıları suçluyorum. Şu anda bu mahkemede aslında sol değil, sağ yargı kendi kendini yargılıyor. Çünkü solun fiyatı yoktur ama sağın fiyatı vardır. Mahkeme salonunda sürekli şunu düşündüm; yargılanan onlar, ben değilim."

"Ben Kalpaksız Kuvayımilliyeciyim"

Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlıkçı karakterine vurgu yapan Salman, Türkiye’nin 1946 yılından itibaren emperyalizmin kıskacına girdiğini savundu. Kendi duruşunu ise şu sözlerle tanımladı: "Ben kalpaksız Kuvayımilliyeciyim. Mustafa Kemal de benim gibi sosyalist bir adamdı. Tek kurtuluşumuz onun bağımsızlıkçı yoludur. Menderes döneminden bu yana Türkiye’de gerçek bir sol iktidar olmadı."

"Dindar İnsanlar Başımın Tacıdır"

İslamiyet karşıtı olduğuna dair yapılan eleştirilere de açıklık getiren İlyas Salman, samimi inanç sahiplerine saygı duyduğunu belirtti: "Beni hep 'din karşıtı' diye lanse ediyorlar. Hayır, öyle değil. Namusuyla Tanrı'ya bağ kurmuş, Allah'ı bir ticaret ağı gibi kullanmayan mütedeyyin insanların benim başımın üstünde yerleri vardır, onlar başımın tacıdır."

İlyas Salman’ın bu açıklamaları, davanın devam ettiği Silivri’de geniş yankı uyandırırken, sosyal medyada da "düşünce özgürlüğü" ve "yargı bağımsızlığı" temalarıyla en çok konuşulan konulardan biri oldu.