Ortadoğu’da 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ve İran çatışması, dördüncü gününde bölgesel bir savaşa dönüşme sinyalleri veriyor. İran’ın başkent Riyad’ı ve petrol devlerinden Aramco’yu hedef alan saldırılarının ardından Suudi Arabistan’dan en sert askeri uyarı geldi. Riyad yönetimi, ülke güvenliğini korumak adına "tüm kapasitelerini seferber etmeye hazır" olduğunu ve İran’a askeri karşılık verme seçeneğinin masada olduğunu duyurdu.
Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) gerçekleştirdiği olağanüstü toplantı sonrası gelen bu hamle, bölgedeki dengeleri tamamen değiştirecek bir kırılma noktası olarak görülüyor.
Riyad’ın Sabrı Taştı: "Karşılık Verme Hakkımız Saklıdır"
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, İran’ın Riyad ve Doğu Bölgesi’ni hedef alan İHA ve füze saldırıları "korkakça ve meşruiyeti olmayan bir saldırganlık" olarak tanımlandı. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi (meşru müdafaa hakkı) çerçevesinde her türlü önlemi alacağı vurgulandı:
"Halkımızı ve topraklarımızı savunmak için gerekli olan tüm askeri ve siyasi adımları atacağız. İran’ın egemenliğimizi ihlal eden bu eylemleri, sadece Suudi Arabistan’a değil, küresel enerji güvenliğine ve uluslararası hukuka karşı yapılmış bir saldırıdır. Karşılık verme hakkımız tamdır ve saklıdır."
MBS’den Trump’a Tam Destek: "Kilitlendi ve Yüklendi"
CNN ve uluslararası ajansların geçtiği raporlara göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (MBS), daha fazla İran saldırısı yaşanması durumunda ordusuna "askeri misilleme" yetkisi verdi. "Locked and Loaded" (Kilitlendi ve Yüklendi) ifadesiyle tanımlanan bu yeni pozisyon, Suudi jetlerinin her an İran hedeflerini vurmaya hazır olduğu anlamına geliyor.
MBS’nin, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmelerinde İran’ın hava savunma sistemlerinin çökertilmesine yönelik tam destek verdiği ve ortak bir harekat planı üzerinde uzlaştığı iddia ediliyor.
Aramco Saldırısı "Savaş Nedeni" Sayılabilir
İran’ın Suudi Arabistan’ın enerji devi Aramco’nun tesislerini vurduğu iddiaları, Riyad tarafından yakından inceleniyor. Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Adil Cubeyr, bu saldırının İran tarafından yapıldığının kesinleşmesi halinde bunu bir "savaş eylemi" (casus belli) olarak kabul edeceklerini bildirdi.
Körfez Cephesindeki Son Durum:
KİK Birliği: Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Kuveyt; İran saldırılarına karşı "ortak savunma" kararı aldı.
Müttefik Yardımı: Suudi Arabistan, İran’dan gelen tehditlere karşı Katar ve Umman gibi komşularına da askeri destek sağlama kapasitesini devreye soktuğunu açıkladı.
Hava Sahası Gerilimi: İran, komşu ülkelerden kendisine saldırı yapılması durumunda bu ülkelerin hava sahasını "meşru hedef" sayacağını duyururken, Suudi Arabistan hava sahasını savunma amaçlı her türlü unsura kapattığını bildirdi.
Analiz: Suudi Arabistan’ın bu çıkışı, bölgedeki "vekalet savaşları" devrinin sona erdiğini ve doğrudan bir "devletler arası savaş" riskinin başladığını gösteriyor. İran’ın Hamaney’in ölümü sonrası yaşadığı stratejik zayıflığı fırsat gören Riyad, bölgedeki dominasyonunu pekiştirmek için Trump yönetimiyle eşgüdümlü bir harekatın fitilini ateşleyebilir.
