Orta Doğu’daki nükleer tehditler, batırılan savaş gemileri ve karşılıklı balistik füze saldırılarıyla dünya sarsılırken, bir savaş çanı da Afrika Boynuzu’ndan yükseliyor. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, komşu ülke Eritre’ye yönelik son yılların en sert ültimatomunu verdi. Tigray bölgesindeki insan hakları ihlalleri ve yağmalamalar üzerinden tırmanan gerilim, 1998-2000 yıllarındaki kanlı sınır savaşının küllerinden yeniden doğabileceği sinyalini veriyor.
"Kötülükle Karşılandık": Abiy Ahmed’den Sert Çıkış
Etiyopya ordusu ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasındaki iç savaş sırasında başlangıçta Eritre’den gelen desteği takdirle karşıladıklarını belirten Abiy Ahmed, sürecin ilerleyen safhalarında bu desteğin yerini zulme bıraktığını ifade etti. "İyi niyetle başladık ama kötülükle karşılandık" diyen Ahmed, Eritre güçlerinin bölgedeki şehirlerde gerçekleştirdiği insanlık dışı eylemlerin artık görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.
Son İkaz: "Etiyopya Halkına Zarar Veremeyecekler"
Eritre hükümetinin barışçıl bir kalkınma vizyonuna sahip olmadığını belirten Başbakan Ahmed, komşu ülkenin askeri hareketliliğine karşı şu tarihi uyarıyı yaptı:
"Onları çok iyi tanıyoruz. Etiyopya halkına yeniden zarar vermeleri için en küçük bir fırsat bile tanımayacağız. Eğer yeniden bir girişimde bulunurlarsa, bunun onların tarihteki son girişimi olacağına inanıyorum."
Bu ifadeler, Addis Ababa yönetiminin Eritre’ye karşı askeri bir operasyon seçeneğini masada tuttuğu şeklinde yorumlandı.
7 Şubat Mektubu: Çekilin ve Desteği Kesin
İki ülke arasındaki ipler, aslında 7 Şubat’ta Etiyopya Dışişleri Bakanlığı’nın Eritre’ye gönderdiği sert mektupla gerilmeye başlamıştı. Mektupta, Eritre askerlerinin Etiyopya topraklarını derhal terk etmesi ve bölgedeki silahlı gruplara sağlanan maddi-askeri desteğin kesilmesi talep edilmişti. Addis Ababa, sınır hattındaki ortak askeri faaliyetleri "açık bir saldırganlık" olarak nitelendirerek diplomatik çözüm kanallarının daraldığına işaret etti.
25 Yıllık Gerilimde Yeni Perde
Etiyopya ve Eritre arasındaki ilişkiler, yaklaşık 25 yıldır bitmeyen bir güvenlik kaygısı ve sınır ihtilafı üzerine kurulu. 1998-2000 sınır savaşından bu yana dönem dönem durulan ancak hiçbir zaman tam bir huzura kavuşamayan bölge, bugün küresel kaosun yarattığı boşlukta yeni bir büyük çatışmanın eşiğinde duruyor.
","url":""}]
