İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve dizi dünyasından sosyal medya camiasına kadar uzanan geniş kapsamlı uyuşturucu soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Ankara'da gözaltına alınan ve kamuoyunun yakından tanıdığı sosyal medya figürü Mükremin Gezgin, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 4 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen bu tutuklama, medya sektöründeki ünlü isimlere yönelik devam eden operasyonun ne kadar derinleştiğini bir kez daha ortaya koydu.

Mükremin Gezgin Hakkındaki Ağır Suçlamalar

Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne getirilen Mükremin Gezgin, savcılık sorgusunun ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Mahkeme heyeti, Gezgin hakkında sadece uyuşturucu madde başlığında değil, oldukça ağır iki farklı suçlama ile tutuklama kararı verdi:

  1. Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak,

  2. Bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, aracılık etmek veya yer temin etmek.

Bu suçlamalar doğrultusunda Gezgin, çarşamba günü akşam saatlerinde tutuklanarak cezaevine nakledildi. Sosyal medya paylaşımlarıyla sık sık gündeme gelen Gezgin’in, soruşturma dosyasındaki diğer isimlerle olan bağlantıları da inceleme altına alındı.

Operasyonun Geçmişi ve Gözaltına Alınan Ünlüler

Aralık ayı sonunda başlayan bu dev operasyon, Türkiye’nin en çok konuşulan magazin ve medya figürlerini içine alan bir sarmala dönüştü. Operasyon kapsamında daha önce şarkıcı Aleyna Tilki, oyuncu İrem Sak ve fenomen Danla Bilic gibi isimler gözaltına alınmış, ifadelerinin ardından serbest bırakılmışlardı. Ancak her geçen gün genişleyen dosya, yeni isimlerin tutuklanmasına veya haklarında yakalama kararı çıkarılmasına neden oluyor.

Şu ana kadar soruşturma kapsamında tutuklanan diğer dikkat çekici isimler arasında eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ve spiker Ela Rümeysa Cebeci gibi medya mensupları da bulunuyor.

Firari İsimler ve Garipoğlu Bağlantısı

Soruşturma sadece tutuklamalarla sınırlı değil. Adreslerinde bulunamayan veya yurt dışında oldukları tespit edilen Melisa Döngel, Yusuf Güney, Şeyma Subaşı ve Şevval Şahin gibi isimler hakkında yakalama kararları devam ediyor.

Dosyanın en çok konuşulan bir diğer ayağı ise Kasım Garipoğlu oldu. Münevver Karabulut cinayetinin faili Cem Garipoğlu’nun kuzeni olan Kasım Garipoğlu hakkında da "uyuşturucu madde temini ve kullanımını kolaylaştırma" suçlamalarıyla yakalama kararı çıkarıldı. Bu durum, operasyonun sadece eğlence dünyasını değil, cemiyet hayatının belirli çevrelerini de kapsadığını gösteriyor.

Sektörel Temizlik mi, Organize Bir Ağ mı?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bu sürecin, sadece bireysel uyuşturucu kullanımıyla sınırlı olmadığı, ünlü isimlerin aracılık ettiği veya kolaylaştırıcı rol üstlendiği daha büyük bir ağın üzerine gidildiği belirtiliyor. Mahkemenin Mükremin Gezgin kararında yer alan "yer temini ve fuhşa teşvik" ibareleri, dosyanın ilerleyen günlerde farklı suç türleriyle de birleşebileceğinin sinyalini veriyor.

Kamuoyu, Çağlayan Adliyesi’nden gelecek yeni haberleri ve haklarında yakalama kararı bulunan ünlülerin Türkiye’ye dönüp dönmeyeceğini merakla bekliyor.