[{"id":"block-1","type":"paragraph","content":"

Ortadoğu'da 28 Şubat 2026'da patlak veren ve bölgesel bir savaşa dönüşen ABD-İsrail operasyonlarının ardından İran halkı sokaklara dökülmeye devam ediyor. Tahran'daki dev gösterilerin ardından bugün de Horasan-ı Rezevi eyaletine bağlı Sabzevar kenti, son yılların en büyük protesto yürüyüşlerinden birine ev sahipliği yaptı. Binlerce Sabzevarlı, ülkelerine yönelik hava saldırılarını ve dini lider kadrosuna düzenlenen suikastları protesto etmek için meydanları doldurdu.

Sabzevar Sokaklarında Bayrak Denizi

Ellerinde İran bayrakları ve saldırılarda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıyan binlerce kişi, kent merkezinde dev bir yürüyüş gerçekleştirdi. Göstericiler, ABD ve İsrail’in askeri hamlelerine karşı birlik mesajı verirken, hükümete saldırılara misliyle karşılık verilmesi yönünde çağrıda bulundu.

Protestolardan Öne Çıkan Notlar:

  • Katılım: Gösterilere her yaştan katılım olurken, halkın "milli savunma" vurgusu ön plana çıktı.

  • Sloganlar: Meydanlarda "Kahrolsun müstebitler" ve "Direniş kazanacak" nidaları yükseldi.

  • Bölgesel Tepki: Sabzevar halkı, sadece İran’ı değil, bölgedeki ABD üslerinin bulunduğu ülkelerin de bu gerilimden sorumlu olduğunu dile getirdi.

28 Şubat Saldırıları ve Ağır Bilanço

Gerilim, Tahran ve Washington arasında müzakereler devam ederken 28 Şubat’ta aniden başlayan hava harekatlarıyla zirveye ulaşmıştı. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, saldırıların başlangıcından bu yana sivil ve askeri toplam 926 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Saldırılarda İran’ın en üst düzey dini ve askeri otoritesi Ayetullah Ali Hamaney'in hayatını kaybetmesi, İran kanadında "stratejik sabrın sonu" olarak yorumlandı. İran bu saldırılara karşılık olarak; Katar, BAE ve Bahreyn gibi ülkelerdeki ABD stratejik noktalarını füzelerle hedef aldığını açıklamıştı.

Savaşın Bölgesel Etkileri ve İnsani Kriz

Sabzevar gibi taşra kentlerinde dahi bu denli büyük protestoların yapılması, İran içindeki toplumsal kenetlenmenin arttığını gösteriyor. Ancak savaşın getirdiği lojistik kısıtlamalar ve internet kesintileri, halkın günlük yaşamını felç etme noktasına getirdi. Bölgedeki analistler, diplomatik bir çözüm bulunmaması halinde çatışmaların tüm Körfez ülkelerini içine alan bir "topyekün savaş"a dönüşmesinden endişe ediyor.

","url":""}]