Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan ve 8. gününe giren topyekün savaşta diplomatik tansiyon, askeri çatışmaların önüne geçti. İran Dışişleri Bakanlığı, gece yarısı yayımladığı sert bildiride, bölge ülkelerini topraklarını ABD ve İsrail’in saldırılarına açmamaları konusunda uyardı. Bildiride, uluslararası hukukun temel ilkelerine atıfta bulunularak, bir ülkenin topraklarını başka bir devlete saldırı amaçlı kullandırmasının doğrudan "saldırı eylemi" sayılacağı vurgulandı.
"Sivil Yerleşimler Savaş Suçu Kapsamında Vuruluyor"
Tahran yönetimi, son 24 saatte yoğunlaşan bombardımanlarda sadece askeri tesislerin değil, sivil yerleşim alanlarının da kasten hedef alındığını açıkladı. Bildiride öne çıkan başlıklar şunlar:
Toprak Bütünlüğü İhlali: ABD ve İsrail’in saldırılarının İran’ın ulusal egemenliğini açıkça ihlal ettiği belirtildi.
Sivil Kayıplar: Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı 926 ölü rakamına atıfta bulunularak; hastane, okul ve altyapı tesislerinin vurulması "savaş suçu" olarak nitelendirildi.
BM 51. Madde: İran, saldırılar durdurulana kadar BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca "meşru müdafaa" hakkını kullanacağını ve bölgedeki ABD askeri varlıklarını hedef almaya devam edeceğini duyurdu.
"Savunma Operasyonlarımız Bölge Ülkelerine Değil, ABD Üslerinedir"
İran, komşu ülkelerle dostane ilişkileri korumak istediğini ancak bu ülkelerin ABD’ye sağladığı askeri imkanların güvenliği tehdit ettiğini savundu. Bildiride, bölge başkentlerine yönelik şu mesaj verildi:
"İran’ın savunma operasyonları hiçbir şekilde bölge ülkelerini hedef almamaktadır. Ancak uluslararası hukuk uyarınca, hiçbir devlet kendi topraklarının bir başka ülkeye saldırı gerçekleştirmek amacıyla kullanılmasına izin veremez. Aksi takdirde, saldırıya uğrayan ülkenin zararları karşısında o devletin de uluslararası sorumluluğu doğacaktır."
Bölge Ateş Çemberinde: Körfez Ülkeleri Zor Durumda
İran'ın bu uyarısı, özellikle Katar, BAE ve Bahreyn gibi ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkelerde büyük yankı uyandırdı. Dubai Havalimanı’na yönelik dron saldırıları ve Basra’daki patlamalar, Tahran'ın "lojistik destek sağlayan noktaları meşru hedef görme" stratejisinin ilk adımları olarak değerlendiriliyor. Analistler, bölge ülkelerinin ABD ve İran arasında bir "sandviç" konumuna düştüğünü ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılma riskinin her geçen dakika arttığını belirtiyor.
","url":""}]
