Başkan Donald Trump, Orta Doğu'daki askeri operasyonlara destek vermeyen NATO müttefiklerini hedef alarak ittifakın ABD koruması olmadan işlevsiz olduğunu 20 Mart 2026 tarihinde sert bir dille ilan etti. Kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki enerji krizine müdahale etmeyen üye ülkeleri "korkaklar" olarak nitelendirerek bu tavrın unutulmayacağını vurguladı. ABD ve İsrail’in 28 Şubat tarihinde İran’a yönelik başlattığı kapsamlı harekat sonrası bölgede tırmanan gerilim, küresel petrol arzını sekteye uğratırken ittifak içindeki görüş ayrılıklarını da derinleştirdi. Beyaz Saray’ın askeri stratejilerine mesafeli duran müttefiklerin tutumu, Washington ile Brüksel arasındaki transatlantik bağların tarihin en gerilimli dönemlerinden birine girmesine neden oldu.
Hürmüz Boğazı Krizi Petrol Fiyatlarını Zirveye Taşıdı
Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın fiilen trafiğe kapatılması, dünya ekonomisinde büyük bir şok dalgası yarattı. Donald Trump NATO eleştirilerini temellendirirken, günlük 20 milyon varil petrolün geçtiği bu rotanın açılması için müttefiklerin kılını kıpırdatmadığını ifade etti. Brent ham petrolün varil fiyatı, çatışmaların başladığı günden bu yana yüzde 50 oranında bir artış göstererek 108,21 dolar seviyesine kadar tırmandı. Trump, nükleer güç sahibi bir İran’ı durdurma mücadelesine katılmayan ülkelerin, şimdi yüksek enerji maliyetlerinden şikayet etmeye hakları olmadığını profesyonel bir dille savundu.
İran’ın İHA ve füze saldırılarıyla gerçekleştirdiği misillemeler, bölgedeki ticari gemi trafiğini durma noktasına getirirken küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yüzde 20’sini de riske attı. Donald Trump NATO yönetiminin bu süreci sadece izlemekle yetindiğini belirterek, boğazın yeniden güvenli hale getirilmesinin basit bir askeri manevra olduğunu iddia etti. ABD Başkanı, müttefiklerin operasyonel risk almaktan kaçınmalarının faturasının doğrudan dünya ekonomisine kesildiğini hatırlattı. Orta Doğu'da yaklaşık 1.300 kişinin hayatını kaybettiği şiddetli çatışmalar sürerken, enerji koridorlarının kapalı kalması küresel enflasyon rakamlarını da yukarı yönlü tetiklemeye devam ediyor.
İttifakın Geleceği ve Kağıttan Kaplan Benzetmesi
Donald Trump’ın "kağıttan kaplan" benzetmesi, NATO’nun askeri caydırıcılığının tamamen ABD’nin varlığına bağlı olduğu yönündeki iddialarını bir kez daha gündeme taşıdı. Donald Trump NATO ülkelerinin savunma harcamaları ve operasyonel katkıları konusundaki isteksizliğini "korkaklık" olarak tanımlayarak, bu durumun gelecekteki güvenlik garantilerini etkileyebileceğinin sinyalini verdi. ABD ve İsrail’in ortak harekatı sonrasında dini lider Ali Hamaney dahil birçok üst düzey ismin hayatını kaybetmesi, bölgedeki bölgesel savaşı daha geniş bir alana yaymış durumda. Trump, bu mücadelede yalnız bırakılmalarının ittifakın temel ruhuna aykırı olduğunu savunarak, ABD’nin artık karşılıksız koruma sağlamayacağı mesajını verdi.
Askeri uzmanlar, Trump'ın bu çıkışının NATO içindeki çatlakları daha da görünür kıldığını ve Avrupa ülkelerinin kendi savunma stratejilerini yeniden gözden geçirmesine yol açabileceğini belirtiyor. Donald Trump NATO çıkışıyla sadece Orta Doğu politikasını değil, aynı zamanda müttefiklerinden talep ettiği mali yükümlülükleri de tekrar hatırlatmış oldu. Bölgedeki ateş çemberi genişlerken, Washington’ın tek taraflı kararlar alarak ilerlemesi ve müttefiklerini sert dille eleştirmesi diplomatik krizlerin habercisi olarak yorumlanıyor. Petrol fiyatlarındaki 108,21 dolarlık rekor seviyenin, Batılı başkentlerdeki siyasi baskıyı artırarak Trump'ın argümanlarını güçlendirdiği gözlemleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump, NATO'yu Hürmüz Boğazı'ndaki krize müdahale etmediği için "kağıttan kaplan" olarak nitelendirerek ağır ithamlarda bulundu. Petrol fiyatlarının 108,21 dolara çıkmasıyla derinleşen enerji krizi, müttefikler arasındaki askeri ve siyasi iş birliği tartışmalarını en üst seviyeye taşıdı.
