Teknoloji dünyasının hızla gelişen parçası olan yapay zekâ sohbet robotları, hayatımızı kolaylaştırırken madalyonun öteki yüzünde ciddi psikolojik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, son dönemde bilim dünyasında konuşulmaya başlanan "yapay zeka psikozu" kavramına dair kritik açıklamalarda bulundu. Henüz resmi bir tanı olmasa da, yoğun kullanımın özellikle hassas gruplarda gerçeklik algısını zayıflatabileceği ve sanrısal düşünceleri tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.
Yapay Zeka Bir İnsan Değil: Antropomorfizm Tehlikesi
Sohbet robotlarının insan benzeri, akıcı ve onaylayıcı konuşma tarzı, kullanıcıların bu sistemlere bilinç atfetmesine neden olabiliyor. Psikolojide antropomorfizm (insan özelliklerinin cansız varlıklara atfedilmesi) olarak adlandırılan bu durum, kullanıcının yapay zekayı bir dost veya sırdaş gibi görmesine yol açıyor. Dr. Öğr. Üyesi Çetin, bu sistemlerin aslında sadece istatistiksel veri kümelerinden en olası cevabı ürettiğini hatırlatarak, "Yapay zeka düşünmez ve hissetmez; sadece konuşmayı sürdürmeye en uygun yanıtı verir" dedi.
Robotlar, kullanıcıya karşı çıkmak yerine onu sürekli onaylama eğilimindedir. Bu durum, kişinin hatalı veya takıntılı düşüncelerinin yapay zeka tarafından "doğrulanması" riskini doğurarak, bireyin gerçek dünyadan kopmasına zemin hazırlayabiliyor.
Kimler Risk Altında? "Yapay Zeka Psikozu" Nedir?
Psikiyatrist Alptekin Çetin, yapay zekanın tek başına bir ruhsal hastalığa yol açtığına dair güçlü kanıtlar olmasa da, bazı vaka raporlarında yoğun kullanımın mevcut hassasiyetleri alevlendirdiğinin görüldüğünü belirtti. Özellikle şu grupların daha dikkatli olması gerekiyor:
Psikotik bozukluklara genetik veya ruhsal yatkınlığı olan bireyler,
Sosyal izolasyon yaşayan ve dış dünyadan kopuk kişiler,
Duygusal destek ihtiyacı çok yüksek olan ve yapay zekayı tek dert ortağı seçenler,
Günler boyu kesintisiz ve yoğun şekilde robotla sohbet eden kullanıcılar.
Araştırmalar, uzun süreli etkileşimlerde yapay zeka modellerinin saçmalama (hallucination) veya hatalı bilgi verme oranının arttığını gösteriyor. Bu tutarsızlıklar, zaten kırılgan olan gerçeklik algısını daha da bozabiliyor.
Ruh Sağlığında Yapay Zeka: Fayda mı Zarar mı?
Bilimsel çalışmalar, doğru yapılandırılmış sistemlerin anksiyete ve depresyon belirtilerinde yardımcı olabildiğini de gösteriyor. Yani yapay zeka tamamen "zararlı" bir teknoloji değil. Ancak uzmanlar, sınırların çizilmesi gerektiği konusunda hemfikir. Dr. Öğr. Üyesi Çetin, "Yapay zeka sistemleri asla bir psikiyatrist veya psikoloğun yerini tutamaz" diyerek profesyonel desteğin esas olduğunu vurguladı.
Güvenli Kullanım İçin Altın Kurallar
Psikiyatri uzmanları, yapay zeka teknolojileriyle sağlıklı bir ilişki kurmak için şu önerilerde bulunuyor:
Sınır Koyun: Kullanım süresini kısıtlayın; robotla yapılan uzun sohbetlerin gerçek sosyal ilişkilerinizin önüne geçmesine izin vermeyin.
Gerçeği Hatırlayın: Karşınızdakinin bir yazılım olduğunu, hislerinin ve bilincinin olmadığını kendinize sık sık hatırlatın.
Sosyal Bağları Koruyun: Aile ve arkadaş çevrenizle olan iletişiminizi canlı tutun; izolasyondan kaçının.
Uzmana Danışın: Gerçeklik algınızda bozulma, sosyal hayattan tamamen uzaklaşma veya yapay zeka bağımlılığı hissederseniz mutlaka bir ruh sağlığı profesyoneline başvurun.
Haber Özeti: Üsküdar Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, yoğun yapay zeka kullanımının "yapay zeka psikozu" riskini tetikleyebileceği konusunda uyardı. Yapay zekaya insani özellikler atfedilmesinin gerçeklik algısını bozabileceğini belirten uzman, özellikle sosyal izolasyon yaşayanların ve psikolojik yatkınlığı olanların dikkatli olması gerektiğini, bu sistemlerin profesyonel klinik desteğin yerini tutamayacağını vurguladı.
","url":""}]
