Davutoğlu’ndan Şaşırtan Çıkış: "Şehir Üniversitesi Dahil Her Şeyi Geride Bıraktım"

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bölgede tırmanan savaş atmosferi ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehditler karşısında siyasi küslükleri bir kenara bıraktığını açıkladı. Cuma namazı çıkışında AK Partili seçmenlerle yaşadığı diyaloğu aktaran Davutoğlu, kendisine ve kurucusu olduğu Şehir Üniversitesi’ne yönelik geçmişteki hamleleri "ülke bekası" adına affettiğini belirterek hükümete destek mesajı verdi.

ABD ve İran arasındaki gerilimin sıcak çatışmaya dönüştüğü ve Türkiye’nin sınırlarında "fırtınanın yaklaştığı" bir dönemde, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan birlik beraberlik çağrısı geldi. Davutoğlu, halkın içinden gelen talepleri ve bölgedeki jeopolitik riskleri gerekçe göstererek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti yönetimine karşı yürüttüğü sert muhalefeti "savaş şartları" nedeniyle esnettiğinin sinyalini verdi.

"Reise Destek Ol Hocam"

Katıldığı bir etkinlikte vatandaşlarla olan temaslarını anlatan Davutoğlu, özellikle muhafazakar seçmenden gelen taleplerin altını çizdi. Davutoğlu, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:

"Cuma namazından çıkınca birçok AK Partili bana gelip 'Hocam, reise destek ol, bu savaş şartlarında yardıma ihtiyacı olur' dedi. Milletimiz zor zamanlarda kenetlenmeyi bilir. Biz de bu sese kulak tıkamayız."

Şehir Üniversitesi ve Kişisel Kırgınlıklar Rafa Kalktı

Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık görevinden ayrıldıktan sonra kurucusu olduğu İstanbul Şehir Üniversitesi'nin faaliyetlerine son verilmesi ve kendisine yönelik "dolandırıcılık" iddialarına kadar uzanan süreci hatırlattı. Ancak bugün gelinen noktada kişisel davaların ülke menfaatlerinin önüne geçemeyeceğini vurgulayan Davutoğlu, "Bana karşı yapılan hakaretleri, bana karşı yapılan işlemleri Şehir Üniversitesi dahil, hepsini geride bıraktım" diyerek yeni bir sayfa açmaya hazır olduğunun mesajını verdi.

"Türkiye Seyirci Kalamaz"

Bölgedeki savaş riskine dair uyarılarda bulunan Gelecek Partisi lideri, Türkiye’nin tarafsız kalmasının doğru ancak yaşananları bir "seyirci" gibi izlemesinin yanlış olduğunu savundu. Davutoğlu, İsrail ve ABD’nin bölgedeki hamlelerine karşı Türkiye’nin iç cephesini tahkim etmesi gerektiğini belirterek, iktidara her türlü diplomatik ve stratejik desteği vermeye açık olduklarını ifade etti.

Siyasi kulislerde, Davutoğlu’nun bu yapıcı tutumunun "milli birlik" hükümeti veya stratejik bir danışma mekanizması kurulması yönünde bir davet olup olmadığı tartışılmaya başlandı. 10 Nisan’da İslamabad’da başlayacak olan kritik müzakereler öncesinde, Türkiye’deki iç siyasetin bu denli yumuşaması dikkat çekici bir gelişme olarak kaydedildi.