BTP lideri Hüseyin Baş'tan sert çıkış: "İran savaşının arkasında petro-dolar var"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Meltem TV'de katıldığı programda İran savaşından İBB davasına, NATO'dan Kürt meselesine uzanan geniş bir yelpazede sert ve dikkat çekici açıklamalar yaptı. Baş,n İran'a yönelik saldırının temel nedeninin petrolün yuan ile satılması nkararı olduğunu savunarak "Bu savaşın kazananı İran halkı ve Müslüman ndünyadır" dedi.
Savaşın arka planı: Petro-dolar sistemi
Hüseyin Baş, İran'a yönelik operasyonun gerçek amacının kamuoyuna sunulandan çok farklı olduğunu ileri sürdü. Baş'a göre savaşın özünde petrol ticaretinin dolar yerine yuan ile yapılma kararı yatıyor. "İran'ın petrolünü almak ve Çin'en İran'ın petrol ihraç etmesini kısıtlayıp o ihraç edilecek petrolü de ndolarla satmasını sağlamak. Bütün savaşın ana amacı bu" diyen Baş, Venezuela örneğini de masaya yatırdı. Maduro'nun gece yatağından alınmasının nedenini de aynı gerekçeye bağlayan Baş, petro-dolar sisteminin 1970'lerden bu yana dünyanın en büyük çatışma kaynağı olduğunu vurguladı.
"Amerikan emperyalizminin 3-5 füzeyle yıkılabileceğini dünyaya gösterdi"
Baş, bu savaşın kazananını açıkça ilan etti: İran halkı ve Müslüman dünya. "Amerika'nın o övündüğü demir kubbelerin delik deşik olabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. Bütün Orta Doğu coğrafyasına, 'Aslında çok da korkmamıza gerek yokmuş' dedirtmiştir" diyen Baş, bu sürecin bölgede kalıcı bir dönüşümün fitilini ateşlediğini savundu. Savaşın gerçek kaybedeni olarak ise Amerika'yı işaret etti.
Hükümete kısmi destek: "Irak ve Libya'daki gibi davranmadık"
BTP Genel Başkanı, hükümetin bu süreçteki tutumunu genel olarak olumlu değerlendirdi. "En azından Irak harekatında durduğumuz yerde durmadık. Libya'da durduğumuz yerde durmadık. Burada bir değişim var. Bu önemli bir nokta" diyen Baş,n hükümet yetkililerinin söylemlerini de doğru bulduğunu ifade etti. nAncak bazı yetkililerin zihninin "biraz karışık" olabileceğini de nekledi.
Mezhep polemiğine sert tepki
Hüseyin Baş,n İran savaşı üzerinden Türkiye'de körüklenen mezhepçilik tartışmalarına nsert çıktı. "Müslümana mezhebi, mazluma dini sorulmaz. Mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne" diyen Baş,n bu söylemlerin emperyalist güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğini nsavundu. Hiçbir mezhebin kabul etmediği bazı tarihi figürlerin kasıtlı nolarak "din önderi" olarak sunulduğunu öne süren Baş, bu durumu ahlak dışı olarak nitelendirdi.
Trump'a NATO üzerinden yüklendi
Baş, ABD Başkanı Donald Trump'ın "NATO bize sahip çıkmadı" açıklamasına yanıt verecek bir NATO üyesi lider aradığını söyledi. "Vietnam'da savaşı sen çıkardın, Güney Kore'de savaşı sen çıkardın, İran'da savaşı sen çıkardın, Irak'ta savaşı sen çıkardın. NATO kurulduğundan beri herhangi bir coğrafyada Amerika'dan başka savaş çıkaran bir devlet oldu mu?" diyerek Trump'ın bu soruya muhatap tutulması gerektiğini savundu. Türkiye'nin 30 yıldır terörle mücadele ettiğini ancak NATO'nun hiçbir zaman gerçek anlamda yanında yer almadığını da vurguladı.
"Yeşil kağıttan imparatorluk çöktü"
Baş, Amerika'nın bu feveranının güçten değil güçsüzlükten kaynaklandığını ileri sürdü. "Trump, Amerikan tarihinin en güçsüz zamanlarına denk geldi. Amerika'nın kağıttan bir imparatorluk olduğu dünya tarafından çözüldü" diyen Baş, bu çöküşün devletlerin milli paralarıyla ticaret yapmasının yaygınlaşmasıyla hız kazandığını belirtti. Bu süreçte Prof. Dr. Haydar Baş'ın önerdiği Milli Ekonomi Modeli'nin dünyayı uyandırdığını da sözlerine ekledi.
"Terörsüz Türkiye süreci ne terörle ne Türkiye ile alakalı"
BTP lideri, gündemdeki Kürt meselesi sürecine de değindi. "Bu sürecin ne terörle ne de Türkiye ile alakası var" diyen Baş, sürecin adının farklı amaçlar için böyle konulduğunu savundu. Güneydoğu halkıyla terörün sanki aynı çatı altında gösterilmesini başından beri eleştirdiklerini belirten Baş, "Apo'nun sıfatı bebek katilidir. O bölgenin, Kürt'ün bebeğini katletti" ifadelerini kullandı.
İBB davası ve Nürnberg karşılaştırması
Hüseyin Baş'ın en dikkat çekici tespitlerinden biri de İBB davasına ilişkindi. Yaklaşık 400 sanıklı davada yargılamaların 12,5 yıl süreceğinin konuşulduğunu hatırlatan Baş, bunu II. Dünya Savaşı'nın Nürnberg mahkemeleriyle karşılaştırdı. "200'den fazla sanıkla yürütülen Nürnbergn yargılamaları 10,5 ayda tamamlandı. Bugün teknoloji ve imkanlar çok ndaha gelişmişken 12,5 yıl öngörülüyor. Burada ayarsız bir durum var" ndedi. Kanserle mücadele ettiği öğrenilen sanık Murat Çalık'ın hâlâ tutuklu yargılanmasını da eleştirerek bu tablonun hukuken kabul edilemez olduğunu vurguladı.
