Tarihsel Miras ve Güncel Vizyon Birleşiyor
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, Sosyal Demokrasi Derneği tarafından düzenlenen "Dokuz Umde'den Sosyal Demokrat Programa" başlıklı etkinlikte yaptığı konuşmada, Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihi kökleriyle çağdaş ihtiyaçları birleştirirken ne kadar güçlü bir ekiple hareket ettiğini vurguladı. Ankara Kocatepe Kültür Merkezi'nde gerçekleşen programa CHP'nin beş genel başkan yardımcısı ve dokuz politika kurulu başkanı katıldı. Tezcan, partinin sadece seçime katılmakla kalmayıp, iktidara geçişte her bir alanda ne yapacağını bilen bir örgütlenmeyle çalıştığını açık bir şekilde belirtti.
1923 Dokuz Umde Beyannamesi'nin 103. yıldönümünde gerçekleştirilen bu etkinlik, Cumhuriyet ile başlayan sosyal demokrat geleneğin 2025 yılına nasıl taşındığını gösterdi. Partinin 134 politika kurulu üyesi ve arkasındaki yüzlerce gönüllü ile kapsamlı bir hükümet programı üzerinde çalışıldığını belirten Tezcan, "Hazırız iktidara. Her noktada ne yapacağını bilen bir ekiple yürüyoruz ve halkın karşısına böyle çıkmaya hazırız" ifadesiyle CHP'nin hazırlık seviyesini ve öz güvenini ortaya koydu. Bu söylem, partinin sadece seçim kampanyası yürütmekten öte, sistematik bir iktidar projesi geliştirdiğini göstermektedir.
Sosyal Demokrasinin Türkiye'deki Yolculuğu
Sosyal demokrasi, dünyada değişimin, toplumsal dönüşümün ve emek mücadelesinin yüz yıllara uzanan bir davasıdır. Tezcan, bu mücadelenin Türkiye'de Sosyal Demokrasi Derneği tarafından temsil edildiğini ve sahip çıkıldığını söyledi. CHP, kurulduğu günden bu yana "değişimin ve devrimin partisi" olarak tanımlanırken, kurumun ruhunda her zaman "tam bağımsızlık inancı" köklü bir şekilde yer almıştır. Tezcan, ekonomik bağımsızlık olmaksızın siyasal bağımsızlığın sürdürülemeyeceği felsefesinin CHP'nin program ve eylemlerinde doğrudan cisimleştiğini ifade etti.
Partinin 1959 seçimlerine sunduğu "İlk Hedefler Beyannamesi" hakkında konuşan Tezcan, altmış yıl sonra bile aynı konuların tartışılmakta olduğunu vurgulayarak, "serbest, eşit, dürüst seçim" hedefinin güncelliğini ve aciliyetini korduğunu belirtti. Tezcan, adaylarının tutsak konumunda olması, milyonların sandık talebine rağmen seçim ortamının "dürüst" olmadığını gözlemleyerek, Türkiye'de hukuk devleti ve demokratik ortamın gerçekleştirilmesinin ne kadar zorunlu olduğunu vurguladı. Bu eleştiriler, CHP'nin seçim ortamına yönelik endişelerini ve reformun aciliyetini ortaya koymaktadır.
1973'ten 2024'e Uzanan Tarihsel Süreklilik
1973 seçimlerine sunulan "Ak Günlere" bildirisi, sosyal demokrasinin evrensel değerlerini Türkiye'nin yerel ve bağlamsal ihtiyaçlarıyla birleştiren tarihi bir dönüm noktası olmuştur. Tezcan, o dönemin "Ne ezilen, ne ezen, insanca, hakça bir düzen" sloganının ve "Emeğin hakkını savunacağız" ifadesinin 2025 yılında da tam anlamıyla geçerli olduğunu söyledi. Üretken sanayi kavramı, tekelci sermaye yapısına karşı CHP'nin tutarlı ve tarihsel duruşunun temel simgesi olarak değerlendirilmiştir.
CHP, 1980'lerdeki zor ve kısıtlayıcı dönemlerden geçerken de bu geleneği ve değerleri sürdürmüştür. Sosyal Demokrasi Partisi, Halkçı Parti ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti gibi yapılardan gelen siyasal ve ideolojik değerler, tekrar Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında birleşerek günümüze ulaşmıştır. Tezcan, bu "Kuvayı Milliye ruhu"nun 2024 seçimlerinde yeniden ortaya çıktığını belirterek, 47 yıl aradan sonra CHP'nin tekrar Türkiye'nin birinci partisi olduğunu söyledi. Bu başarı, partinin tarihsel değerleri koruması ve çağdaş sorunlara çözüm bulması arasındaki dengenin sonucudur.
2025 Programı: Üç Temel Sütun Üzerine İnşa
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi tarafından 81 il genelinde bilim insanları, akademisyenler ve halk temsilcileri arasında test edilerek hazırlanan 2025 hükümet programı, üç temel başlıkta özetlenmiştir: "Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye".
Güçlü Yurttaş kavramı, Cumhuriyet ilkelerinin ve sosyal sözleşmenin merkezine insanı ve onun onurunu yerleştiren kapsamlı bir vizyonu ifade etmektedir. Maraba konumuna düşürülen insanlığı yeniden yurttaş statüsüne ve onurlu bir konuma çıkarmak, eğitim, sağlık, istihdam, güvenlik ve liyakat ilkesi gibi temel hizmetlerde tam düzeyinde ve adil destek almak bu başlığın özündedir. Tezcan, "Arkamda sadakatli olduğum sürece değil, liyakatli olduğum sürece beni kucaklayan bir ülkem, beni kucaklayan bir devletim ve parçası olduğum bir milletim var" sloganıyla güçlü yurttaş hedefini detaylıca açıkladı.
Güvenli Gelecek başlığı, Türkiye'nin güncel güvenlik sorunlarından ve belirsiz geleceğe ilişkin yaygın endişelerden kurtulmasını hedeflemektedir. Üniversite eğitimi alan genç nüfusun yurt dışına göçü, işsizlik ve ekonomik istikrarsızlık gibi yapısal sorunları ele almak bu başlığın temel amacıdır. Tezcan, toplumun gelecek konusunda gerçekçi ve temelli bir güven duyması gerektiğini vurguladı. Kazanan Türkiye kavramı ise, ekonomik başarı, uluslararası alandaki güçlenme ve sosyal refahın artışını sembolize etmektedir.
Demokrasi, Yargı Bağımsızlığı ve Devlet Reformu
CHP'nin iktidara gelmesi durumunda gerçekleştireceği reform ve yapılandırma çalışmaları arasında demokratik parlamenter sistem ile bağımsız ve tarafsız yargı sistemi kurulması ön planda yer almaktadır. Tezcan, güncel siyasal ortamda bu konuların ne kadar kritik ve acil olduğunu belirterek, devlet reformu, kamu yönetimi iyileştirilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin siyasetten ve ideolojik çekişmelerden arındırılması hedeflerini kapsamlı bir şekilde açıkladı.
Üretime Dayalı Ekonomik Model
CHP'nin ekonomik vizyonu, üretime dayalı kalkınma, kamucu ve sosyal yönelimli yaklaşım ile adil ve eşitlikçi bölüşüm ilkelerine sağlam bir temel üzerinde oturmaktadır. Sadece üretimi arttırmanın değil, aynı zamanda zayıf ve marjinal grupların terk edilmemesi ilkesiyle işleyen bir pazar ekonomisi kurulması planlanmaktadır. Güvenceli istihdam, örgütlü emek ve sendikal haklar bu modelin vazgeçilmez unsurları olarak belirtilmiştir. Tezcan, ekonomik politikaların toplumun tamamını kapsayıcı nitelikte olması gerektiğini vurguladı.
Eğitim ve Sağlık Hakkı Olarak Güvence Altına Alınması
Parasız, bilimsel, demokratik ve laik eğitim sisteminin yaygınlaştırılması ve güvenli hale getirilmesi programın ana omurgalarından biridir. Aynı şekilde, sağlığın bir ticari emtia ve kar aracı değil, insan ve vatandaş hakkı olarak ele alınması programın bir diğer önemli ayağıdır. Tezcan, sağlığı "insanca yaşam kapısı" ve "onurluluk kapısı" olarak tanımlayarak, bunun bir kazanç mekanizması değil, toplumsal refahın temel yapı taşı olduğunu altını çizerek vurguladı.
Dışişleri ve Güvenlik Çerçevesi
Akılcı, öngörülebilir ve çok boyutlu bir dış politika izlenmesi hedeflenmektedir. Bölgesel istikrar, uluslararası hukuka saygı, bağımsız ve öz güvenli karar alma yeteneği ve Türkiye'nin coğrafi ve jeopolitik konumunu etkin kılması bu politikanın temelini oluşturmaktadır. Aynı zamanda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin liyakat, bilim ve saygınlık esasında profesyonelleştirilmesi ve güçlendirilmesi güvenlik stratejisinin odak noktasıdır.
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan'ın etkinliğin kapanış sözlerinde, "iyiliğin, umudun ve güzelliğin temsilcilerinin halen ayakta olduğu" mesajı verilmiş; CHP'nin tarihsel misyonunu ve değerlerini 21. yüzyılın siyasal ve sosyal zorluk ve fırsatlarına uyarlayarak iktidara hazırlandığı açıkça belirtilmiştir. Bu söylem, partinin geçmişle bağını korurken geleceğe yönelik somut projeler geliştirdiğini göstermektedir.
