Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına yönelik iddialara verdiği yanıt, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın tarafından 18 Mart 2026 tarihinde Silivri’de yapılan sert bir açıklamayla eleştirildi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yargılandığı davanın duruşmasını takip eden Günaydın, Bakan Gürlek’in basın toplantısını "kurgulanmış bir tiyatro" olarak nitelendirdi. Günaydın, Bakan’ın gerçek gazetecilerin sorularından kaçtığını ve 12 tapu iddiasına karşılık sadece 4 taşınmazı kabul etmesinin çelişkili olduğunu savundu. Siyasetçilerin şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Günaydın, Bakan Gürlek’i tüm mal varlığını ve geçmişteki finansal hareketlerini kamuoyuyla paylaşmaya davet ederek hukukun üstünlüğü hatırlatmasında bulundu.

Silivri’de İBB Davası ve Yargılama Süreci

Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde devam eden ve 407 sanığın yargılandığı İBB davasını yerinde takip eden Gökhan Günaydın, duruşma salonundaki fiziki koşullara ve yargılama usulüne dair önemli eleştiriler getirdi. Basın mensuplarının salonun en ücra köşesine itilerek görev yapmalarının engellendiğini belirten Günaydın, davanın şeffaf bir şekilde kamuoyuna yansıtılmadığını ifade etti. Mahkeme heyetinin bayram öncesinde tutuklu sanıklar hakkında tahliye kararı vermesi gerektiğini söyleyen Günaydın, iddianamede hürriyeti bağlayıcı ceza istenmemesine rağmen içeride tutulan kişiler olduğuna dikkat çekti. CHP heyeti olarak duruşmaların hukuka uygun şekilde yürümesini beklediklerini belirterek, yargının bağımsızlığına gölge düşüren her türlü müdahalenin karşısında duracaklarını Silivri’den tüm Türkiye’ye duyurdu.

Mal Varlığı İddiaları ve Şeffaflık Eleştirisi

Gökhan Günaydın, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığı beyanındaki belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini belirterek, Bakan’ın iddialara somut yanıtlar vermediğini savundu. Özgür Özel tarafından ortaya konulan tapu kayıtlarının bir kısmının kabul edilip diğerlerinin geçiştirilmesini "sorulardan kaçmak" olarak değerlendiren Günaydın, mülk satışlarından elde edilen gelirlerin akıbetini sordu. Bakan Gürlek’in "ben devlet memuruyum, beyan veriyorum" sözlerine karşılık, halkın bu beyanları öğrenme hakkı olduğunu ve çelik kasalarda saklanan bilgilerin açığa çıkması gerektiğini söyledi. Kendi mal varlıklarını her fırsatta açıkladıklarını hatırlatan Günaydın, Adalet Bakanı’nın da aynı dürüstlüğü göstererek gerçek gazetecilerin katıldığı, sansürsüz bir basın toplantısı düzenlemesi gerektiğini kararlılıkla vurguladı.

Masumiyet Karinesi ve Yargıya Müdahale İddiası

Adalet Bakanı’nın devam eden bir davayı "asrın yolsuzluğu" olarak tanımlamasını sert bir dille eleştiren Günaydın, bu durumun masumiyet karinesini açıkça ihlal ettiğini belirtti. Eski bir Cumhuriyet Başsavcısı olan Bakan’ın, henüz sorgu aşamasındaki bir yargılama hakkında hüküm vermesinin hakimler üzerinde baskı kurma amacı taşıdığını ileri sürdü. "Hakimleri rahat bıraksınlar, ellerini yargıdan çeksinler" diyen Günaydın, bu davanın 12 yıl önceki kumpas davalarına benzediğini ve hukuki değil siyasi bir operasyon olduğunu iddia etti. AKP ve MHP’li belediyelere yönelik benzer operasyonların yapılmamasını çifte standart olarak nitelendiren Günaydın, yargının sadece muhalefeti itibarsızlaştırmak için bir araç olarak kullanılmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.

Muhittin Böcek ve İftira Tartışmaları

Bakan Gürlek’in, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek üzerinden Özgür Özel’e yönelik suçlamalarına da değinen Günaydın, bu durumu "dedikodu siyaseti" olarak tanımladı. Muhittin Böcek’in 16 Mart’ta verdiği ifadede bu iddiaları destekleyen hiçbir unsur bulunmadığını hatırlatan Günaydın, Bakan’ın kendi hakkındaki şüpheleri gölgelemek için belediye başkanları üzerinden çamur attığını savundu. Adalet Bakanı’nın elinde belge varsa bunları dedikodu malzemesi yapmak yerine derhal savcılığa teslim etmesi gerektiğini belirten Günaydın, devlet ciddiyetinin bunu gerektirdiğini söyledi. CHP örgütünün adaletin tecelli etmesi için Silivri’de nöbet tutmaya devam edeceğini kaydeden Günaydın, bu kumpas davasının da eninde sonunda çökeceğini ve organize edenlerin altında kalacağını söyleyerek sözlerini tamamladı.

Gökhan Günaydın’ın Adalet Bakanı’na yönelik bu sert çıkışı ve mal varlığı açıklama daveti, Türkiye’deki şeffaflık ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeni bir boyuta taşımıştır. CHP tarafı, Silivri’deki yargılama süreci ve Bakanlık hakkındaki iddiaların takipçisi olacağını bir kez daha ilan etmiştir.