Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, halk eğitimi merkezlerinde son dönemde baş gösteren kota krizi ve protokol uygulamalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Halk eğitim merkezi kursları, usta öğretici mağduriyeti, Milli Eğitim Bakanlığı protokolleri ve yandaş STK iddiaları ekseninde şekillenen bu tartışma, kamusal eğitimde eşitlik ilkesinin zedelendiği yönündeki endişeleri artırdı.

Kaya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, kaynakların halkın genelinden ziyade belirli yapılar için kullanılıp kullanılmadığını sorguladı.

Kamusal Eğitimde Ayrıcalık İddiası ve Kota Krizi

Asu Kaya, halk eğitimi merkezlerinin asli görevinin vatandaşa doğrudan ve eşit hizmet vermek olduğunu hatırlatarak, mevcut sistemdeki tıkanıklığa dikkat çekti. Kota yetersizliği bahanesiyle vatandaşların kurslara erişemediğini, usta öğreticilerin ise işsiz ve sosyal güvencesiz kaldığını belirten Kaya, şu çarpıcı açıklamayı yaptı:

“Halk eğitimi merkezleri kamusaldır. Hiçbir yapı, hiçbir çevre, hiçbir protokol vatandaşın önüne geçemez. Eğer yurttaş kurs bulamıyor, usta öğretici ders saati alamıyor ama belirli protokollerle kontenjanlar dağıtılıyorsa burada açıklanması gereken ciddi bir tablo vardır. Kamusal eğitimde ayrıcalık olmaz. Şeffaflık ve eşitlik esastır.”

Kaya’nın bu sözleri, Bakanlığın belirli sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) yaptığı özel iş birliklerinin, kurumların genel kapasitesini daralttığı yönündeki iddiaları güçlendirdi.

Kadınlar ve Usta Öğreticiler Mağduriyetin Odak Noktasında

Halk eğitimi merkezlerinin özellikle kadınların ekonomik hayata katılımı ve meslek edinmesi noktasında kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan CHP’li vekil, sürecin sosyal boyutuna da değindi. Usta öğreticilerin emeklerinin karşılığını almak için ders saati beklediğini, ancak bu saatlerin protokol yapılan yapılara tahsis edildiğini öne süren Kaya, halkın hakkının kimseye "peşkeş çekilmesine" izin vermeyeceklerini ifade etti.

Bakan Yusuf Tekin’e Yöneltilen Kritik Sorular

Asu Kaya, soru önergesinde 2025 ve 2026 yıllarına dair hem Türkiye geneli hem de seçim bölgesi olan Osmaniye özelinde şeffaf veriler talep etti. Önergede yer alan en dikkat çekici sorular şunlar oldu:

  • Ders Saati Vizesi: 2025 ve 2026 yılları için toplam kaç ders saati kotası ayrılmıştır?

  • Protokollü STK Listesi: Türkiye genelinde ve Osmaniye’de hangi STK’lara kurs açma yetkisi verilmiştir? Bu yapılara toplam kaç ders saati tahsis edilmiştir?

  • Seçim Kriterleri: Protokol imzalanacak STK’lar hangi objektif ve ölçülebilir kriterlere göre seçilmektedir?

  • Denetim ve Usulsüzlük: Son iki yılda protokol kapsamındaki kurslarda kaç usulsüzlük tespit edilmiş, iptal edilen protokol olmuş mudur?

  • Usta Öğretici Sayısı: Kota yetersizliği nedeniyle sistem dışı kalan ve sosyal güvenceden mahrum olan usta öğretici sayısı kaçtır?

Şeffaflık ve Denetlenebilirlik Talebi

Asu Kaya, konunun takipçisi olacaklarını belirterek, halk eğitimi merkezlerinin yandaş yapıların arka bahçesi haline getirilmesine karşı mücadele edeceklerini vurguladı. Kursiyerlerin ve eğitimcilerin haklarının korunması için merkezlerin yeniden asli işlevine, yani halkın tamamına eşit hizmet veren, denetlenebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi.

Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gelecek yanıt, kamusal kaynakların kullanımı ve usta öğreticilerin geleceği açısından belirleyici olacak.