Küresel sivil havacılık sektörünün en dinamik oyuncularından biri olan bayrak taşıyıcı markamız, filosunu gençleştirme ve gökyüzündeki hakimiyetini pekiştirme vizyonu doğrultusunda tarihi bir adım daha attı. Dünyanın önde gelen uçak motoru üreticilerinden CFM International ile masaya oturan milli havayolumuz, 23 Eylül tarihinde kamuoyuna duyurulan 100 kesin ve 50 opsiyonlu Boeing 737 MAX uçağı siparişine güç verecek dev bir mutabakata imza attı. Yedek güç üniteleri de dahil olmak üzere 300’den fazla yeni nesil motorun doğrudan satın alımını içeren Türk Hava Yolları ve CFM LEAP-1B motor anlaşması, aynı zamanda çok kapsamlı ve uzun vadeli bir satış sonrası hizmet destek paketini de beraberinde getiriyor. İstanbul’da düzenlenen üst düzey törenle resmiyet kazanan bu stratejik hamle, Türkiye’nin havacılık ekosistemindeki küresel merkez olma iddiasını çok daha güçlü bir zemine oturtuyor.
İmzalanan Mutabakat Anlaşması, yalnızca yeni sipariş edilen uçakların kanatları altına takılacak motorları değil, havayolunun halihazırda operasyonlarında kullandığı geniş motor envanterini de tek bir çatı altında güvenceye alıyor. Daha önce sipariş edilerek filoya katılmış olan mevcut motorlar, operasyonel sürekliliği sağlayan yedek üniteler, kiralama yoluyla filoda bulunan uçakların motorları ve gelecekteki olası opsiyonların tamamı Türk Hava Yolları ve CFM LEAP-1B motor anlaşması şemsiyesi altına giriyor. Bu bütünsel yaklaşım, hem ana markanın hem de başarılı düşük maliyetli iştiraki AJet’in gökyüzündeki operasyonlarında görev yapan ve yapacak olan toplam 600’den fazla LEAP-1B motorunu kapsayan devasa bir hacme işaret ediyor.
İstanbul’daki Tarihi Törende Stratejik İmzalar Atıldı
Dünya havacılık endüstrisinin dikkatle takip ettiği bu dev ortaklık, İstanbul’da gerçekleştirilen görkemli bir imza töreniyle taçlandırıldı. Türk Hava Yolları ve CFM LEAP-1B motor anlaşması metnine, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Murat Şeker, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Mikail Akbulut ile CFM International ortak girişiminin iki ana hissedarından biri olan Fransız havacılık devi Safran’ın CEO’su Olivier Andriès imza koydu. İki kurum arasında yaklaşık kırk yıla dayanan köklü iş birliğini yepyeni bir boyuta taşıyan bu protokol, aynı zamanda Türkiye sınırları içerisinde son teknolojiyle donatılmış yeni bir motor bakım, onarım ve revizyon (MRO) tesisi kurulmasını destekleyecek kritik bir malzeme hizmetleri mutabakatını da barındırıyor.
Türkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi, dar gövde operasyonlarında CFM üretimi motorlara uzun yıllardır büyük bir güven duyuyor. Halihazırda AJet filosunda yer alan uçaklar da dahil olmak üzere, rüştünü ispatlamış CFM56-7B motorlarıyla gökyüzünde süzülen 96 adet Boeing 737 Next Generation uçağı aktif olarak hizmet veriyor. Bunun yanı sıra, yine AJet envanterindeki uçaklar dahil olmak üzere yeni nesil LEAP-1B motorlarıyla güçlendirilmiş 79 adet Boeing 737 MAX uçağı şirketin dar gövde filosunun omurgasını oluşturuyor. Türk Hava Yolları ve CFM LEAP-1B motor anlaşması sayesinde, mevcut 79 uçaklık MAX filosunun yanına eklenecek 150 yeni uçakla birlikte, şirketin dar gövdeli uçak operasyonlarında yakıt verimliliği ve operasyonel güvenilirlik en üst seviyeye çıkarılmış olacak.
Türkiye’nin MRO Kabiliyetleri ve THY Teknik’in Küresel Vizyonu
Havacılık sektöründe uçak satın almak kadar, o uçakların kalbi niteliğindeki motorların bakımını zamanında, düşük maliyetle ve yüksek kalite standartlarında yapabilmek de rekabet gücünü belirleyen en temel unsurdur. Bu gerçeği göz önünde bulunduran Türk Hava Yolları ve CFM LEAP-1B motor anlaşması, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.’nin küresel bakım pazarındaki konumunu güçlendirecek tarihi fırsatlar sunuyor. Tören sırasında anlaşmanın stratejik önemine değinen Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Murat Şeker, CFM ile atılan bu yeni adımın hızla büyüyen filoyu, genişleyen uçuş ağını ve operasyonel verimliliği doğrudan destekleyeceğini vurguladı. Uzun yıllara dayanan ortaklığı böylesine kapsamlı bir hizmet paketiyle pekiştirmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Şeker, bu iş birliğinin LEAP motorlarına yönelik bakım, onarım ve revizyon kabiliyetlerini geliştirmek adına ihtiyaç duyulan uzmanlığı, güvenilirliği ve teknik desteği fazlasıyla sağlayacağının altını çizdi.
Anlaşmanın teknik ve mühendislik boyutuna dikkat çeken Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Mikail Akbulut ise Türkiye’nin havacılık bakım üssü olma hedefine vurgu yaptı. Türk Hava Yolları ve CFM LEAP-1B motor anlaşması ile birlikte LEAP serisi motorlara yönelik çok kapsamlı bakım hizmetleri sunacaklarını belirten Akbulut, şirketin motor bakım alanındaki yetkinliklerini çok daha ileri bir noktaya taşıdıklarını ifade etti. Uçak gövde ve komponent bakımında halihazırda dünyada söz sahibi olan THY Teknik A.Ş.’nin, belirlenen büyüme stratejisi doğrultusunda yeni nesil motor bakım hizmetlerine yönelik altyapı ve teknoloji yatırımlarını hız kesmeden sürdüreceği mesajı verildi. Kurulacak yeni tesis ve sağlanacak malzeme desteği, Türkiye’nin yüksek katma değerli havacılık ihracatına da doğrudan ivme kazandıracak.
Küresel Havacılık Devlerinden İş Birliğine Tam Destek
CFM International’ı oluşturan iki dev çatı kuruluş olan Safran ve GE Aerospace cephesinde de imzalanan bu dev mutabakat büyük bir heyecanla karşılandı. Safran CEO’su Olivier Andriès, Türk Hava Yolları ve CFM LEAP-1B motor anlaşması ile yaklaşık kırk yıldır güvenilir bir iş ortağı olarak gördükleri milli havayolu ile yürüttükleri başarılı ilişkide yepyeni bir dönüm noktasına ulaştıklarını belirtti. Anlaşmanın, Türk Hava Yolları’nın istikrarlı büyümesini sürdürmesini ve filosunu genişletmesini desteklemeye yönelik ortak vizyonun bir yansıması olduğunu kaydeden Andriès, havayolu şirketlerine operasyonel performanslarını artırma ve maliyetlerini etkin biçimde yönetme noktasında esneklik kazandıran açık bir MRO ekosistemine olan bağlılıklarını bir kez daha kanıtladıklarını söyledi.
Amerikan havacılık devi GE Aerospace Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su H. Lawrence Culp Jr. da gerçekleşen bu tarihi imza sonrasında önemli değerlendirmelerde bulundu. Dünyada en fazla ülkeye uçuş gerçekleştiren havayolu şirketi unvanını koruyan Türk Hava Yolları ile omuz omuza çalışmaktan büyük bir gurur duyduklarını ifade eden Culp Jr., İstanbul merkezli küresel uçuş ağının genişlemesini ve yerel MRO kabiliyetlerinin gelişimini desteklemekten mutluluk duyduklarını aktardı. Türk Hava Yolları ve CFM LEAP-1B motor anlaşması çerçevesinde yüksek güvenilirlik ve üstün yakıt verimliliği sunan motorlar sağlama noktasında kendilerine duyulan güveni büyük bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten CEO, bu yeni dönemde başarısını kanıtlamış ortaklığı çok daha ileriye taşıyacaklarını vurguladı.
LEAP Motor Ailesinin Teknolojik Üstünlüğü ve Gelecek Projeksiyonu
Ticari havacılık tarihinde en hızlı benimsenen motor programlarından biri olan LEAP ailesi, hizmete girdiği günden bu yana geçen 10 yıllık süre zarfında küresel ölçekte rüştünü fazlasıyla ispatladı. CFM International, bu on yıllık süreçte dünya genelindeki havayolu şirketlerine toplamda 100 milyon uçuş saatini aşan 10 binden fazla motor teslimatı gerçekleştirdi. Türk Hava Yolları ve CFM LEAP-1B motor anlaşması ile filoya katılacak olan yeni güç üniteleri, karbon emisyonlarını ve yakıt tüketimini önceki nesil motorlara kıyasla önemli ölçüde düşürerek havayolunun sürdürülebilirlik hedeflerine de doğrudan katkı sağlayacak.
Mühendislik yatırımlarına ara vermeyen CFM, motorların kanat üzerinde kalma süresini maksimuma çıkarmak ve zorlu iklim koşullarındaki aşınmaları en aza indirmek amacıyla geliştirdiği yüksek basınç türbini (HPT) dayanıklılık kiti ve ters hava alım sistemi (RBS) gibi yeniliklerle LEAP motor filosunu sürekli olarak güncelliyor. Üstün MRO performansı ve rekabetçi işletme maliyetleriyle motorların operasyonel kullanılabilirliğini destekleyen şirket, açık MRO ekosistemi sayesinde havayollarına satış sonrası hizmetlerde büyük bir rekabet avantajı sunuyor. Sonuç olarak Türk Hava Yolları ve CFM LEAP-1B motor anlaşması, bir yandan yeni Boeing 737 MAX uçaklarının filoya katılım sürecinde yepyeni bir sayfa açarken, diğer yandan kurulacak son teknoloji motor bakım tesisiyle Türkiye’yi küresel havacılık bakım ağının en stratejik merkezlerinden biri haline getiriyor.