TBMM Genel Kurulu’nda Tapu Kanunu görüşmeleri sırasında söz alan CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, Türkiye’nin içinde bulunduğu güvenlik ve şiddet sorunlarını sert bir dille eleştirdi. Bayrak saldırısından çocuk istismarına, bireysel silahlanmadan ekonomik krize kadar pek çok başlığa değinen Özdemir, mevcut tabloyu “toplumsal çöküş” olarak nitelendirdi.

Bayrak Saldırısına Sessiz Kalınmasına Tepki

Konuşmasına 12 Nisan’da Güney Kıbrıs’ta Türk bayrağına yönelik yapılan saldırıyı kınayarak başlayan Özdemir, hükümetin bu konuda sessiz kaldığını savundu:

“Al bayrağımıza yapılan bu alçak saldırıyı lanetliyorum. Kıbrıs’taki yetkililer dışında Türkiye’den güçlü bir tepki görmedik. Haberiniz mi olmadı yoksa görmezden mi geldiniz?”

Adliyelerdeki Dosya Patlaması: "Çaresizliğin Fotoğrafı"

Türkiye’deki adli tablonun toplumun psikolojisini yansıttığını belirten Özdemir, korkutucu istatistikler paylaştı:

  • Soruşturma Dosyaları: 14 milyonun üzerinde.

  • İcra Dosyaları: 33 milyonu aşmış durumda.

  • Öldürme Dosyaları: Son iki yılda 74 binden fazla.

  • Yaralama Suçları: Son on yılda %60 artış gösterdi.

Şiddetin Karanlık Yüzü: Kadınlar ve Çocuklar

Özdemir, şiddetin en çok savunmasız grupları hedef aldığını vurgulayarak 2025 yılı verilerine dikkat çekti:

  • Kadın Cinayetleri: Son bir yılda 390 kadın hayatını kaybetti.

  • Çocuk İstismarı: 55 binden fazla çocuk istismara uğradı.

  • Suça Sürüklenen Çocuklar: 330 bini aşan çocuk fail ya da mağdur olarak kayıtlara geçti.

Bireysel Silahlanma ve Güvenlik Zafiyeti

Bireysel silahlanmanın ulaştığı boyutun bir güvenlik sorunu haline geldiğini ifade eden Nimet Özdemir, 2025 yılında 110 bin ruhsatsız silah ele geçirildiğini belirtti. Güvenlik politikalarındaki istikrarsızlığı da eleştiren Özdemir, "Sekiz ayda Emniyet Genel Müdürü değişir mi? Bürokratları mevsimlik işçiye çevirdiniz" sözleriyle hükümete yüklendi.

"Ekonomik Sıkıntı Şiddeti Körüklüyor"

Geçim derdi ile şiddet arasındaki doğrudan bağa işaret eden Özdemir, huzuru kaybeden toplumun öfkeye sürüklendiğini söyledi. Narin, Sıla bebek ve Özgecan gibi vakaların ihmaller sonucu yaşandığını belirterek, "Mesele kader değil; liyakatsizlik ve denetimsizliktir" dedi.