Eğitim Sistemi Krizinin Araştırılması Talebi
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, eğitim sisteminde derinleşen yapısal çöküşü ve okullarda artan şiddet olaylarını araştırmak üzere TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi sundu. Tanrıkulu, önergesinde özellikle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görev süresince yaşanan yönetim ve idari sorunların açığa çıkarılmasını talep etti .
Tanrıkulu, “Eğitim sistemi bir ülkenin geleceğini inşa eden en temel kamusal alan. Ancak bugün Türkiye’de bilimsel ilkelere aykırı uygulamalar, liyakatten uzak kadrolaşma, derinleşen yoksulluk ve artan eşitsizlikler nedeniyle ağır bir çöküş yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
Okullarda Güvenlik Zafiyeti ve Şiddet
CHP’li milletvekili, artan silahlı ve fiziksel saldırı vakalarına dikkat çekti. Öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından can güvenliğinin ciddi biçimde tehdit altında olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, okulların bilimsel ve laik eğitim ilkelerinden uzaklaştırıldığını, ideolojik yönlendirmelere açık hâle geldiğini belirtti.
Tanrıkulu ayrıca tarikat ve cemaat etkisinin eğitim alanında arttığına yönelik kamuoyundaki kaygılara değindi. Öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmelerinde liyakat ilkesinin zedelendiğini, yoksulluk nedeniyle milyonlarca öğrencinin eğitimden kopma riskiyle karşı karşıya bırakıldığını aktardı .
Milli Eğitim Bakanı’nın Sorumluluğu
Tanrıkulu, Bakanlık politikalarının ve Bakan Tekin’in görev süresinin tüm yönleriyle incelenmesini talep ederek, idari ve siyasi sorumluluğun açığa çıkarılmasının gerekliliğini vurguladı. Bakanın görevde kalmasının, çocukların güvenliği ve kamu yararı açısından uygun olmadığını ifade etti.
“Ortaya çıkan tablo yalnızca bir politika başarısızlığı değil; çocukların yaşam hakkını, eğitim hakkını ve geleceğini tehdit eden ağır bir yönetim krizidir” .
Meclis Araştırma Komisyonu ile Hedeflenenler
Tanrıkulu’nun önergesiyle kurulacak komisyonun öncelikli hedefleri şöyle sıralandı:
- Eğitim sisteminde yaşanan yapısal çöküşün nedenlerini ortaya koymak.
- Okullarda artan şiddet olaylarını ve güvenlik zafiyetlerini incelemek.
- Milli Eğitim Bakanlığı politikalarını anayasal eğitim ilkeleri açısından değerlendirmek.
- Eğitimde liyakat, eşitlik ve kamusallık ilkesinin ne ölçüde zedelendiğini tespit etmek.
- Milli Eğitim Bakanı’nın görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğu netleştirmek.
- Eğitim sisteminin yeniden inşası için gerekli acil önlemleri belirlemek .
Uluslararası İnsan Hakları Perspektifi
Tanrıkulu, Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve diğer uluslararası belgeleri hatırlatarak, çocukların güvenli, sağlıklı ve nitelikli eğitim alma hakkının temel bir yükümlülük olduğunu belirtti. Okullarda güvenliğin sağlanamaması, yaşam hakkı ve eğitim hakkının ihlali anlamına geliyor ve devletin koruma yükümlülüğünü ağırlaştırıyor.
“Bu durum sadece idari bir inceleme konusu değil, aynı zamanda acil bir siyasal sorumluluk meselesidir. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanının derhal istifa etmesi, kamu vicdanı ve demokratik sorumluluk açısından zorunludur” .
Eğitimde Eşitsizlik ve Kamusal Alanın Zedelenmesi
Tanrıkulu, eğitimde fırsat eşitsizliğinin artmasına dikkat çekerek, özellikle yoksul bölgelerde öğrencilerin eğitimden kopma riskinin yüksek olduğunu aktardı. Deprem bölgelerinde ihmal edilen altyapı ve sağlıksız koşullar, çocukların eğitim hakkını fiilen kısıtlıyor.
Önerge ile Eğitim Sisteminde Yapısal Reform Hedefleniyor
Araştırma önergesi ile hedeflenen bir diğer konu, eğitim sisteminin yeniden inşası için acil önlemlerin belirlenmesi. Tanrıkulu, eğitimde liyakat, eşitlik ve kamusallık ilkelerini merkeze alacak yapısal reformların acil bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
