Türkiye’nin iç siyasetinde uzun süredir beklenen ve devletin en üst kademelerinde yankı bulan "Terörsüz Türkiye" vizyonu kapsamında bugün Ankara’da kritik bir görüşme trafiği yaşandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ve DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’dan oluşan heyeti makamında kabul etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şekillenen bu yeni sürecin yol haritası, ilk kez resmi düzeyde bu kadar somut bir görüşmeyle masaya yatırıldı.

Görüşmenin ana eksenini, devlet kurumlarının eşgüdüm içerisinde yürüttüğü çalışmalar ve toplumsal huzurun tesisi için atılabilecek stratejik adımlar oluşturdu.

Eşgüdüm ve Hassasiyet Vurgusu

Bakan Akın Gürlek, görüşmenin ardından sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bilgilendirmede, sürecin sadece bir güvenlik meselesi değil, devletin tüm kurumlarıyla katıldığı geniş kapsamlı bir proje olduğunu ifade etti. Gürlek, özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) bu süreçteki iradesine ve alınacak kararların uygulama aşamasındaki hassasiyetine dikkat çekti. Bakanlığın, yasal düzenlemeler ve demokratik adımlar noktasında sürecin en önemli ayağını oluşturduğu bir kez daha tescillenmiş oldu.

Trafik İçişleri Bakanlığı ile Devam Etti

DEM Parti heyetinin başkentteki temasları sadece Adalet Bakanlığı ile sınırlı kalmadı. Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Bakan Gürlek ile yaptıkları değerlendirmelerin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi de ziyaret etti. Bu ziyaretler dizisi, "Terörsüz Türkiye" hedefinin hem hukuki hem de güvenlik ve idari boyutlarının eş zamanlı olarak tartışıldığını gösteriyor.

Yol Haritası Meclis Kararlarına Bağlı

Ankara kulislerinden sızan bilgilere göre, devletin ilgili kurumları sürece dair tüm verileri ve muhtemel senaryoları titizlikle raporlamaya devam ediyor. Bakan Gürlek’in açıklamalarındaki "Meclis kararları doğrultusunda" vurgusu, önümüzdeki günlerde parlamentoda bu konuya ilişkin yeni yasal düzenlemelerin veya komisyon çalışmalarının gündeme gelebileceğinin sinyali olarak yorumlandı. Türkiye’nin terör kamburundan kurtulması için yürütülen bu süreçte, diyaloğun sürdürülebilirliği en kritik başarı kriteri olarak öne çıkıyor.