ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu’da tansiyonun zirveye çıktığı saatlerde sosyal medya hesabı üzerinden İran’a yönelik çok sert ve doğrudan bir tehdit mesajı paylaştı. Trump, "Bu gece bir medeniyet, geri dönüşü olmayan bir şekilde ölecek" diyerek askeri harekatın şiddetine dair sarsıcı bir işaret verdi. Beyaz Saray’ın "nükleer silah kullanılmayacak" açıklamasına rağmen Trump’ın "medeniyetin ölümü" ifadesini kullanması dünya genelinde büyük bir endişeye yol açtı.

Orta Doğu’daki savaşın 39. gününde, Hürmüz Boğazı’nın açılması için verilen sürenin dolmasına kısa bir süre kala Washington’dan gelen bu açıklama, bölgesel bir felaketin eşiğinde olunduğu yorumlarını güçlendirdi. Trump, paylaşımında bunun olmasını istemediğini ancak mevcut şartlar altında muhtemelen gerçekleşeceğini savunarak topu İran yönetimine attı.

"47 Yıllık Şantaj Bu Gece Sonlanıyor"

Donald Trump, yaptığı paylaşımda İran’da "tam ve bütün bir rejim değişikliği" gerçekleştiğini iddia ederek, iktidara gelmesi muhtemel "farklı, zeki ve daha az radikal zihinlerin" farklı bir çözümü mümkün kılabileceğine dair gizemli bir not düştü. Mesajını oldukça çarpıcı ifadelerle sonlandıran Trump, şu cümleleri kullandı:

"47 yıllık şantaj, yolsuzluk ve ölüm bu gece sonlanıyor. Tanrı yüce İran halkını kutsasın! Belki de devrimci bir mükemmellikte bir şeyler olur, KİM BİLİR?"

"Soykırım Tehdidi Olarak Yorumlanabilir"

Trump’ın bir ulusa değil, bir "medeniyete" vurgu yaparak kullandığı yok olma tehdidi, uluslararası hukuk uzmanlarını ayağa kaldırdı. BBC ABD Dışişleri Bakanlığı Muhabiri Tom Bateman’a konuşan eski hukuki danışman Brian Finucane, bu ifadelerin hukuki karşılığına dikkat çekti. Finucane, "Bütün bir medeniyete yönelik yapılan bu tehdit, makul bir biçimde bir soykırım tehdidi olarak yorumlanabilir" değerlendirmesinde bulunarak, bu tür bir söylemin uluslararası hukuk nezdinde yaratacağı ağır sonuçlara işaret etti.

Birleşmiş Milletler’den "Derin Kaygı" Açıklaması

Trump’ın açıklamaları New York’ta da geniş yankı buldu. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, tırmanan retorik ve sivillere yönelik açık tehditler nedeniyle "derin bir kaygı" duyduğunu belirtti. Guterres, tarafları itidalli olmaya çağırırken, sivil yerleşim yerlerinin ve bir halkın topyekün hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Washington’da Hareketli Saatler

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, saldırı öncesi yaptığı son açıklamada durumun vahametini koruduğunu ve kararı sadece Başkan Trump’ın bildiğini ifade etmişti. İran tarafı ise tüm diplomatik yolları kapattığını duyurarak savunma pozisyonuna geçti. Bölge genelinde Amerikan üsleri en yüksek alarm seviyesine getirilirken, dünya kamuoyu Türkiye saatiyle 03.00’te dolacak sürenin ardından yaşanacakları korkuyla beklemeye başladı.