Dünyaca ünlü satranç dehası Judit Polgár’ın hayatını konu alan "Queen of Chess", bir çocuk dahi olarak başladığı kariyerinde hem rakiplerine hem de toplumsal kalıplara karşı verdiği büyük mücadeleyi ekranlara taşıyor.

Yönetmenliğini Rory Kennedy’nin üstlendiği belgesel niteliğindeki yapım, Macar satranç ustası Judit Polgár’ın 15 yıla yayılan etkileyici serüvenini odağına alıyor. Henüz küçük bir çocukken tahtanın başına geçen Judit, yalnızca hamleleriyle değil, hayatını askeri bir disiplinle yöneten babasının katı kurallarıyla da yüzleşmek zorunda kalıyor. Film; ağır antrenmanlar, dünya çapındaki turnuvalar, sancılı kayıplar ve hayranlık uyandıran geri dönüşlerle dolu bu uzun yolculuğu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Kasparov’a Meydan Okuyan Bir Deha

Judit büyüdükçe hedefleri de satranç tahtasındaki taşlar gibi netleşiyor: Dönemin yenilmez ismi Garry Kasparov’a meydan okumak ve satranç dünyasında kadınlara biçilen görünmez sınırları yerle bir etmek. Yapım, yüksek seviyeli rekabetin soğuk ve sert yüzünü yansıtırken, aynı zamanda aile baskısı, bireysel özgürleşme ve rüştünü ispat etme temalarını samimi bir dille işliyor.

Tarihin En İyileri Arasında Bir İsim

"Queen of Chess", Judit Polgár’ın sadece tarihin en iyi kadın oyuncusu olma unvanını değil, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin dünyanın en iyi satranç ustaları arasına adını nasıl altın harflerle yazdırdığını kanıtlıyor. Satranç tutkunlarının yanı sıra bir başarı ve direnç hikayesi izlemek isteyenler için de ilham verici bir tablo sunan film, finaliyle izleyicide derin bir iz bırakıyor.