Erasmus Projesinde Usulsüzlük İddiası: Soruşturma Tamamlandı

Bolu’da bulunan İzzet Baysal Abant Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen Erasmus programı, ciddi usulsüzlük iddialarıyla gündeme geldi. 2025 yılında Almanya’da gerçekleştirilen staj programına ilişkin başlatılan soruşturma sonucunda okul müdürü A.V., görevden alındı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, proje sürecinde mevzuata aykırı işlemler yapıldığı ve kamu zararına yol açıldığı tespit edildi. Söz konusu gelişme, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin denetim mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtı.

“Sistematik Usulsüzlük” Tespiti

Hazırlanan soruşturma raporunda, ihlallerin münferit hatalarla sınırlı olmadığı, aksine sürecin tamamına yayılan “sistematik usulsüzlük” niteliği taşıdığı vurgulandı. Raporda yer alan ifadeler, durumun ciddiyetini ortaya koydu.

Dikkat çeken bir diğer detay ise usulsüzlüklerin yalnızca harcama kalemleriyle sınırlı kalmaması. Planlama, görevlendirme, belgelendirme ve denetim süreçlerinin tamamında mevzuata aykırı uygulamaların bulunduğu belirtildi.

Yaklaşık 100 Bin Avroluk Ödeme Tartışma Yarattı

Soruşturma kapsamında en çok dikkat çeken başlıklardan biri, henüz hizmet alınmadan yapılan yüksek tutarlı ödeme oldu. Rapora göre okul yönetimi, turizm danışmanlık şirketiyle mevzuata aykırı şekilde sözleşme imzaladı ve yaklaşık 100 bin avroluk ödemeyi tek seferde gerçekleştirdi.

Olayın perde arkasında, proje bütçesinin planlama aşamasında kontrol mekanizmalarının devre dışı bırakıldığı değerlendirmesi yapılıyor. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ilkesinin ihlal edildiği yönünde yorumlandı.

Eğitim ve Gider Kalemlerinde Usulsüzlük İddiaları

Raporda yer alan bulgular, yalnızca ödeme süreçleriyle sınırlı kalmadı. Erasmus programı kapsamında öğrencilere sağlanması gereken bazı hizmetlerin de tartışmalı şekilde yürütüldüğü belirtildi.

Öne çıkan iddialar şöyle sıralandı:

  • Öğrencilere verilmesi gereken dil eğitimi, okul öğretmenleri tarafından ücretsiz sağlanabilecekken dış firmaya ödeme yapıldı
  • Pasaport ve noter masrafları velilere yüklenerek ek maliyet oluşturuldu
  • Öğrenci başına düşen hibe tutarının velilerden gizlendiği ileri sürüldü

Bu uygulamaların, hem öğrenci hakları hem de proje şeffaflığı açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu ifade edildi.

Resmi Süreçlerde Eksiklikler

Soruşturma raporunda ayrıca idari süreçlere ilişkin önemli eksiklikler de yer aldı. Buna göre:

  • Proje ekibinin usulüne uygun oluşturulmadığı
  • Resmi tebligatların yapılmadığı
  • Valilik onayı alınmadan işlemler yürütüldüğü
  • Gerçeğe aykırı belge ve veri girişlerinin yapıldığı

belirtildi. Bu durum, yalnızca mali değil, aynı zamanda idari sorumluluk açısından da ihlallerin bulunduğunu ortaya koydu.

9 Bin 72 Avroluk Kamu Zararı Tespiti

Raporda, yapılan işlemler sonucunda 9 bin 72 avroluk fazla ödeme tespit edildiği açıklandı. Bu tutarın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumluluğu bulunan okul müdürü A.V.’den tahsil edilmesi talep edildi.

Dikkat çeken bir diğer unsur ise bu tutarın, toplam ödeme hacmi içinde yalnızca belirlenebilen kısmı temsil ediyor olması. Uzmanlar, benzer projelerde denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Disiplin ve Adli Süreç Birlikte İşleyecek

MEB Teftiş Kurulu raporunda, A.V. hakkında disiplin cezası uygulanması da talep edildi. Bu kapsamda 1 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması önerildi.

Öte yandan dosyanın yalnızca idari boyutla sınırlı kalmadığı da görüldü. 4483 sayılı yasa kapsamında adli inceleme sürecinin başlatılması için eğitim müfettişlerinin görevlendirildiği belirtildi.

Bu gelişme, sürecin yargıya taşınabileceği ve daha geniş kapsamlı bir inceleme yapılabileceği anlamına geliyor.

Erasmus Programlarında Denetim Tartışması

Yaşanan bu olay, Erasmus programlarının uygulanma süreçlerine ilişkin denetim mekanizmalarını yeniden gündeme taşıdı. Avrupa Birliği destekli bu tür projelerde şeffaflık, hesap verebilirlik ve mevzuata uygunluk temel kriterler arasında yer alıyor.

Uzmanlara göre bu tür vakalar:

  • Proje yönetim süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi
  • Okullarda mali denetim kapasitesinin artırılması
  • Veliler ve öğrenciler için bilgilendirme mekanizmalarının güçlendirilmesi

gerektiğini ortaya koyuyor.

Kurumsal İtibar ve Eğitim Sistemine Etkisi

Soruşturma raporunda yer alan değerlendirmeler, yaşanan usulsüzlüklerin yalnızca mali kayıplarla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Kurumun kurumsal itibarının zedelendiği ve eğitim süreçlerine duyulan güvenin olumsuz etkilendiği vurgulandı.

Bu tür olaylar, özellikle uluslararası projelerde Türkiye’nin temsil edilme biçimi açısından da önem taşıyor. Eğitim kurumlarının bu süreçlerde daha sıkı denetlenmesi gerektiği yönündeki görüşler güç kazanıyor.

Bolu’daki bu gelişme, kamu kaynaklarının kullanımı ve eğitim projelerinin yönetimi konusunda yeni tartışmaların kapısını aralarken, benzer projelerde şeffaflık ve denetim ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıdı.